Maviye adalı

Cenk Mutluyakalı

 

Çok farklı bir gün yaşadık.
Unutulmaz bir pazar.
Bir zeytin ağacının dallarında yeşerdi yeniden, büyük insanlık...
Köklerini, kaybolmuş çocuklukların özüne uzattı...
Hüzün, Akdeniz’in en güzel liman kentlerinden birine demirledi yeniden.
Üzerlerinde ‘umut’ yazılı filikalar uçurduk, gök maviye...
Ve bedenleri toprakla sarmalanmış savaş kurbanı gencecik insanlar için 42 sene sonra yeniden ıslandı gözler...

***

O meydanda, bütün bir şehir toplanmıştı, 20 Temmuz akşamı...
Limasol’da...
Hastane avlusunda...
Telaşla toprak atılmıştı üzerine savaş kurbanlarının...
Bir taş üzerine adlarını yazmaya fırsat kalmamıştı çoğunun...
Sesleri dinmiş, solukları kesilmiş, baharları tükenmişti...
Yıllar sonra eski kayıtlar açıldı, eski tanıklar bulundu, tek tek belirlendi mezar yerleri ve siyah beyaz fotoğraflar toplandı albümlerden...
23 mezar taşı döşendi yeniden...

***

Savaşın o kapkara günlerinde, birbirine kurşun sıkıyordu insanlar...
Ateş yağdırıyordu, iyi günlerin unutulduğu hayatların üzerine...
Seneler sonra...
O avluda, o kimsesiz bahçede, bu kez birlikte ter akıttı, kan yerine...
Bembeyaz taşları birlikte yerleştirdi, Türkçe ya da Rumca konuşan işçiler...
Birlikte ektiler çiçekleri...

***

Yüzlerce aile Limasol’a gittik dün...
Yedi otobüs insan...
Kimi hiç kurşun sesi duymamış çocuklar vardı, o ateşten günlerin torunları...
Çocuklukları çalınmış ak saçlar vardı, nasırlı yürekler...
Ölüm unutulur mu hiç, sayısız mevsim geçse de üzerinden...
Yüzleri unutulur mu dostların...
Unutabilir mi bir ana baba çocuğunu...
Kardeşini unutabilir mi insan....
Yoldaşını, mahalle arkadaşını, sıra arkadaşını...
Unutabilir mi aşkını, kavgasını, sevdasını...


***

Leymosun Kültür Vakfı’nın son derece insani projesinde, acılar istismar edilmedi.
Kin ekilmedi toprağa, hınçla sulanmadı meydan, nefret asılmadı bugünlerin boynuna...
Ortak acıların tanıkları, yarınlarda, çocukların üzerine bir kez daha toprak atılmasın umuduyla baktılar gökyüzüne...
Bir kez daha kimse toprağa vermesin diye, en yakın dostunu...
Savaşlar olmasın diye...
Yüreklerine taş bastılar...
Taşlarına baktılar savaş kurbanlarının...
Yine kusursuzdu gökyüzü, yine sıcak bir gündü, maviye adalı...