Linç, hınç, öfke

Cenk Mutluyakalı

- Ne kadar özgür, hoşgörülü, demokratik, çok sesli, medeni bir ülkeniz var!

Bunu diyorlar hep...
Birilerine battı herhalde!
“Başka” coğrafyalara benzetecekler...

Eğer susarsak, sinersek, seyredersek...

*  *  *

Kitabını okumuştum, Barbaros Şansal'ın...
Ufku geniş, isyanları yaratıcı, zihni renkli!
Yine de "kırk yıllık ibneyim böylesini görmedim" ya da "bokunda boğul" gibi sürekli tekrarladığı cümleler doğrusu koktu!
Son dönemlerde sosyal medya gösterilerini şımarıkça bulmuştum...
Yılbaşı gecesi videosuna bakarken de üslubunu sevmedim, izlemedim tümünü...

*  *  *

Sonrası dehşet!

Mesele “kimmiş, ne demiş”in çok ötesi...
Ülkede adeta “eşkıya” düzeni uygulandı.
Bir insan “yaka paça” sınır dışı ediliyor, kimse sebebini söylemiyor.
"İnsan" diyorum, anlayabiliyorlar mı?

Polisi arıyoruz, "kem, küm..."
Devlet "voyvoda" gibi!
İçişleri Bakanı telefonlara bakmıyor.
Başbakan yardımcısı "bilgim yok" diyor.
“Tasvip etmedim” diyen, en üst yönetici.
Peki ülkeyi kimler yönetiyor?

Linç ediyorlar adamı, kan revan içinde...
“Olağanüstü hal”deki ülkede, uçağa tırmanıyor "gözü dönmüş saldırgan" kitle!

*  *  *

“Gazeteci” kisveli kimi kışkırtıcılar, “muhabirlik”le “muhbirlik” arasında yol şaşıranlar, kendilerini “güç” üzerinden konumlayan ve "otorite"ye rüştünü ispata çırpınan omurgasızlar ve en nihayetinde bir avuç zavallıcık "alkış" tutuyor yaşananlara...

Devlet kurmakla övünenlerin eğreti çadırı kendi başlarına yıkılacak, böyle giderse...
Hukuksuz, yasasız, hoyrat bir düzen!
Ve bu düzen, kin ve nefret dilini çoğaltıyor giderek, öfke büyütüyor, hınç yeşertiyor.

*  *  *

Bu toplum, sahip olduğu “özgürlük” ve “medeniyet” çizgisini koruyacak kadar güçlü, örgütlü, bilinçli aslında...
Peki, kabahat biraz da “bizim” değil mi güzel kardeşim!
Kimi "kerameti kendinden menkul" tiplere yüz verdikçe, “yürü” dedikçe...
“Kuralsızlığı” kural gördükçe, çoğu zaman!
“Hukuksuzluğu” bir özgürlük alanı gibi fırsat bildikçe...

Sindikçe, küçük hesapların dizi dibinde aynılaştıkça, popüler kültüre yaslandıkça...

*  *  *

Bir “kir” daha bulaştı şimdi coğrafyama...
Hele bir ayağa kalksak...
O zaman "yıkarız" ortalığı birlikte...

Hele bir gelebilsek, kendimize...