Limnidi Halk Cumhuriyeti!

Serhat İncirli

Bir haber okudum ve aklıma bir şey geldi!
Sizlerle de paylaşmak istedim!

-*-*-

Haber şöyle:
İngiltere'de 350 nüfuslu bir köyde, merkezî hükümetin bin 200'ü aşkın erkek sığınmacıyı bölgeye yerleştirme planına tepki olarak düzenlenen sembolik referandumda "Birleşik Krallık'tan ayrılma" kararı çıktı.

-*-*-

DW Türkçe’nin aktardığına göre Belediye Meclisi, yaklaşık 350 nüfuslu Oxfordshire'daki Piddington köyündeki referandumda, 312 seçmenden 285'inin "Birleşik Krallık'tan ayrılma" yönünde oy kullandığını açıkladı.

-*-*-

Sembolik oylamanın ardından açıklama yapan Belediye Meclisi Başkanı Tim McNally, İngiltere Başbakanı Andy Burnham'ın hükümetini, sığınmacı yurduna ilişkin planları "apar topar hayata geçirmeye çalışmakla" suçladı.

-*-*-

Bin 200'ü aşkın sığınmacının, Piddington nüfusunun yaklaşık üç buçuk katına denk geldiğine işaret eden McNally, bölgeye yerleştirilecek sığınmacıların nasıl entegre edilebileceğinin sorgulanması gerektiğini söyledi.

-*-*-

Oylamanın sonucunun hukuki bir ağırlığı bulunmuyor; ancak bu durum, özellikle İngiltere Kanalı'nı Fransa'dan geçen göçmen teknelerinin varlığı ve son gelenlerin nereye yerleştirileceği konusunda, İngiltere'de göç etrafında artan gerilimlerin son işareti olarak görülüyor.

-*-*-

İngiltere Başbakanı Andy Burnham, referandum ile gündeme getirilen sorularla ilgileneceğini söylemekle birlikte, "Britanyalıların büyük çoğunluğunun hükümetin, sığınmacıları artık otellerde barındırmama planını desteklediğini" kaydetti. Burnham, kabul merkezlerinin ülke genelinde dağıtılmasının "adil" olduğunu da sözlerine ekledi.

-*-*-

İktidardaki İşçi Partisi, 2029'a kadar sığınmacıların otellerde barındırılmasına son vermeyi ve bunun yerine sığınmacıları ordunun eski binalarına yerleştirmeyi hedefliyor.

-*-*-

Haber bu kadar!

-*-*-

Peki aklıma gelen ne sizce?

-*-*-

Aklıma gelen aslında şudur:

-*-*-

Bazılarının hemen başka türlü düşüncelere kapılacağını biliyorum “mesela hukuki geçerliliği olma ihtimali daha yüksek olduğundan eminim - Kıbrıslı Türkler de benzer bir referandum yapar mı?” gibi!

-*-*-

Ama hayır!

-*-*-

Benim aklıma ne geldi biliyor musunuz?

-*-*-

Piddington köyünün nüfusu 312!

-*-*-

Sığınmacılar bin 200 kişi!

-*-*-

Mesela beş – on sene sonra bir referandum yapılırsa, bin 200 sığınmacı kardeş de mi oy kullanacak?

-*-*-

Aklıma gelen buydu!

-*-*-

Ama şunu daha önce defalarca önermiştim; Limnidi Halk Cumhuriyetiti’ni ilan etmek!

-*-*-

Toprak, köylüye ait!
Nüfus, çok azaldı, ama Londra’da ve Avustralya’daki köylülerin de maddi manevi katılımı ile kendi halkı da var!

-*-*-

Bir hükümet kurmak çok kolay!

-*-*-

Hatta doğrudan yönetim – doğrudan demokrasi da gayet kolay!

-*-*-

Savunma mı?

-*-*-

O konuda bazı ülkelerle görüşmelerimiz olacak; şahsi tercihim Norveç, Yeni Zelanda ve Finlandiya ordularından katkı almaktır ama bakacağız!

-*-*-

Neyse, siz kafanızı hiç yormayın, bu arada bugün ve önümüzdeki hafta Sim TV’deki sabah programım olmayacak çünkü yıllık izindeyim!


En ciddi tehlike!

Bana göre en ciddi tehlike mi?

-*-*-

Bana göre en ciddi tehlike, İslam Dini’nin kardeş kavgası!

-*-*-

Bağnazlık!
Amerika’ya bağımlılık!
Bu kavganın çıkarılabilmesini çok kolaylaştırır!

-*-*-

Bir taraftan bağnazlık, öte taraftan Amerika’ya bağımlılık her an Sunni – Şia kavgasını “parlatabilir!”

-*-*-

Husiler, Mekke'yi İHA ile hedef alma girişiminde bulunmuş!

-*-*-

Bu konu, Sunni tarafın kabul edebileceği veya “olur böyle şeyler” diye geçiştirebileceği ya da “stratejik bir hedefe saldırmak savaşta normaldir” denilerek sırt dönebileceği bir olay değildir!

-*-*-

Sunni tarafın güçlü askeri ülkelerinden Türkiye, Mekke’yi hedef alan saldırı girişimi, iddiasına anında tepki verdi!

-*-*-

Türkiye Dışişleri Bakanlığı, "Husilerin, kutsal Mekke şehrini hedef alan İHA saldırısını şiddetle kınıyoruz" açıklamasını yaptı!

-*-*-

Konu, elbette kağıt üzerinde veya diplomatik dille kınamalarda “Türkiye, Suudi Arabistan'ın egemenliğine, toprak bütünlüğüne ve güvenliğine olan desteği teyit eder” şeklinde dile getirilebilir ama olay sadece öyle değildir!

-*-*-

Mekke çok iyi korunuyor!
Öyle deniyor!
Yani hava saldırısı pek mümkün değil!

-*-*-

Mesela İsrail yapmaz, ama hele bir yapsın, denesin, Orta Doğu’da tek bir Musevi yaşamaz!

-*-*-

Yaşatmazlar!

-*-*-

Amerika da bunu “doğrudan” yapmaz!

-*-*-

Ama Amerika ve İsrail ne yapabilir?

-*-*-

Her zaman yaptıklarını yapabilirler; Mekke’ye saldırırlar, “Husiler yaptı” dediler mi; ortalık çok fena karışır!

-*-*-

Husilerin Askeri Sözcüsü Yahya Seri, Mekke'yi hedef aldıkları yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını ileri sürdü!

-*-*-

TAK’ın haberine göre, Suudi Arabistan'a yönelik saldırılarda yalnızca petrol tesislerini ve askeri üsleri hedef aldıklarını söyleyen Seri, kutsal mekanlardan tamamen uzak bir strateji izlediklerini savundu.

-*-*-

Amerika ve İsrail’e dikkat!
Kendileri yapamadı; Müslümanları birbirine kırdırmak daha kolay olabilir!

-*-*-

En çok dikkat etmesi gerekenler mi?
Elbette İran, Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan’ı yönetenler!

-*-*-

Bu arada belirtelim; Sunni – Şii inancında çok abartılabilecek farklar olmadığı inancındayım… 

-*-*-

Elbette din bilgini değilim, Hz. Muhammed’ten sonra kimin halife olması gerektiği veya olmaması gerektiği tartışmasına ve bunun mezhepsel ayrılığa dönüşebilmesine saygı duyarım … 

-*-*-

İslam, en başta da yazdığım gibi, özellikle “bağnazlık” nedeniyle medeni yaşam adına ciddi gerileme yaşıyor olabilir ama sonuçta saygı duyulması gereken bir büyük dindir ve bu dinde iki büyük mezhep arasında, Allah'ın bir olduğuna, Hz. Muhammed'in Allah'ın peygamberi olduğuna, Kur'an'ın kutsal kitap olduğuna, namaz, oruç, zekât ve hepsinden önemlisi “hac” gibi temel ibadetlere tüm Müslümanların inancının “tam” olduğuna inanırım… 

-*-*-

Aman ha!


Limnidi Halk Cumhuriyeti (People’s Republic of Limnitis) Külliyesi…