Muhabir: Sonay Demirpençe
Kendimi tek kelime ile tanımlayacak olsam… Merak.
Şu an yaptığım işi yapmasaydım... Muhtemelen yazıyor ya da akademide araştırma yapıyor olurdum.
Benim gündemimi en fazla meşgul eden… İnsanların potansiyellerini ortaya koyabilecekleri sağlıklı ve sürdürülebilir sistemler inşa etmek.
Kayıtsız kalamadığım şey… Adaletsizlik.
En büyük pişmanlığım… Bazı anlarda fazla düşünerek adım atmayı ertelemiş olmak.
En büyük sevincim… Tüm ön kabullere rağmen üniversitede gerçekten istediğim Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümünde okuyup başarılı olmak.
Hayatımın dönüm noktası… Kurumsal hayatın içine girdiğim ve insan yönetmenin sorumluluğunu ilk kez hissettiğim an.
Beni en çok etkileyen yazar… Acar Baltaş
Başucumdaki kitap... Rağmen – Mümin Sekman
En keyif aldığım müzik... Söz ve duygu taşıyan şarkılar; bu yüzden son dönemde Emir Can İğrek.
En son izlediğim film… BlackBerry Belgeseli.
Kendim için son aldığım şey… Tiyatro bileti – Ada.
Dolabımdaki en gereksiz şey… Yıllardır kullanmadığım lens kutusu.
Benim için alınabilecek en güzel hediye… Kravat.
Kendimle ilgili değiştirmek istediğim şey… Bazen meseleleri gereğinden fazla analiz etmek/etmeye çalışmak.
Kendimde beğendiğim özellik… İnsanlarla kolay ve samimi bağ kurabilmek.
Olmasa da olur… Anlamını yitirmiş kalabalıklar.
Olmazsa olmaz… Umut.
En iyi yaptığım yemek… Fırın yemekleri.
Hayalimdeki dünya… Kusurlu olsa da adaleti aramaktan vazgeçmeyen insanların olduğu bir dünya.
Aşk benim için… Yanında kendin olabildiğin bir yol arkadaşlığıdır.
Onunla çok tanışmayı isterdim… Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk.
Görmek istediğim yer… Christmas zamanı, kuzey ışıkları, Lapland.
Mutlaka yapmak istediğim... Sevdiğim şarkıları kendi yorumumla bir cover albümde toplamak.
Son olarak söylemek istediklerim… Hayat bazen kırar. Ama insanın hikâyesi tam da oradan başlar.