Kumarhaneler Rumlara kapanıyor

Sami Özuslu

 

Dün bir dizi telefon görüşmesi yaptım. Çok yoğundum ama öğle ve akam yemeklerinde üst düzey temaslarım oldu.
Birkaç defa aramasa, ısrar etmese telefonuna bakmayacaktım, ama araya en az 20 aracı koydu, illa görüşmek istedi. Ben de yakın bir arkadaşımı kıramadım, döndüm konuştum Recep Bey'le...
Aksaray'da usanıyormuş, Türkiye'de herkes üzerine üzerine gidiyormuş, o bunları hak edecek ne yapmış,  aklı karışıkmış falan...
Depresyondaydı yani...
Böyle durumlarda hep beni arar, fikrimi sorar.
Ben de bir tür terapi uygularım her defasında...
"Takma kafana, geçer bunlar da" dedim, sonra kendimle ilgili bir hikaye anlattım.
Bu gibi durumlarda kendinden söz etmek ilaç gibi gelir karşındakine...
Hemen sakinledi, rahatladı, en kısa sürede beni Ankara'daki yeni sarayında ağırlamak için özel uçağını yollayacağını söyledi.
"Bakarız" dedim, "Bu aralar çok zor Recep'çiğim, uygun olursa ben seni ararım" dedim.
Yani açıkçası iyidir, hoştur da ayranla da muhabbet kaç saat sürebilir ki?
E adamın yanında rakı, konyak istesem ayıp olacak, o yüzden pek sık görüşmemeyi tercih ediyorum kendisiyle...

***

Dedim ya öğlen de akşam da yemekli görüşmem vardı. Obama sağ olsun özel bir temsilcisini yolladı. Ufak bir işi varmış, benden yardım istedi.
"Yahu Barack, sen niye atılıp gelmiyorsun? Golf oynar seni bir güzel yener, öyle yollardım" diye sms attım, sarışın temsilcisiyle yemek yerken.
Bana hemen cevap yazdı:
":) I'll call u asp gardash."
Türkçeyi de söküyor yavaş yavaş bizimki!
Az mı gezip dolaştık beraber?
Temsilcisi kıza dedim ki "Merak etmesin, hallederiz. Obama'ya selamımı söyle, böyle küçük işler için seni de buraya kadar yormasın, bana e-mail atsan yeter de artar bile..."

***

Tam Amerikalı sarışınla ikinci bardağı içerken telefon geldi. Sekretere fırçalar attıysam da o kadar acilmiş diye getirdi, telefonu kulağıma dayadı.
Mecburen kalktım, özür diledim kızdan, bir başka akşam için söz aldım ve doğrudan ofise geldim.
"Hayırdır gardaş?"
Lafı uzatmadı, "Artık o iş kapandı" dedi.
Hangi iş?
Canı sıkılmış..
Çok kızmış...
Tepesi atmış...
Ve kararını vermiş.
"Emin misin?"  diye sordum ısrarla...
Kesin kararlıymış: "Bundan böyle Rumlar'a kumar keyfi yok!"
Vav!..
Onları da askıya almış.
"Yaşşa gardaş" dedim, "Bakıyorum da sıraya koydun askılıkları..."
Bastım kahkahayı...

***

Kahkaha efekti fonda yankılanırken dalmışım.
Önce saate baktım.
Püü, çoktan sabah olmuş!
Mahmurluk var üstümde çok...
Bugün günlerden ne acaba?