KÜÇÜK SÖZCÜK ÇARPIŞTIRICISI

Tamer Öncül

 

Beynimin içinde uçuşan sözcükler birbiriyle çarpıştıkça; kafamı (CERN’de yer alan) Büyük Hadron Çarpıştırıcısı gibi hissetmeye başladım, son zamanlarda…

“Kafayı dağıtmak” için gerçek dünyadan uzaklaşıp; sanal âleme dalayım diyorum; işler daha da karışıyor.

Bu “kitap yüzü (facebook)” denen sanal âlem sitesi, tam bir âlem… Daha doğrusu, bu mecrada at oynatan insanların çoğu bir âlem…

Bu yargıya nereden mi vardım?

Kafamın içinde çarpışan sözcüklerden elbette…

Önce şu “âlem” sözcüğünü gurcalayalım biraz. Bu sanal mecrayla (faceebook) ne kadar örtüştüğünü ve tespitimin ne kadar yerinde olduğunu ancak böyle anlayabilirsiniz..

İlk harfi şapkasızsa “yol gösteren, işaret ve bayrak anlamına geliyor (Türkçesi belgi) Alem… Çoğu kullanıcının yol göstericisi”  olduğuna göre, şapkasız da açıklanabilir (şu Faceebook)…

İlk harfinin üstüne bir şapka koyarsanız, iş çığırından çıkıyor…  Basit bir şapka “uzay şemsiyesine dönüyor adeta ve her durumda da faceebook’u anlatıyor:

1. gök b. Evren. 2. Dünya, cihan.  3. Aynı konu ile ilgili kimseler. 4. Bu kimselerin uğraşlarının bütünü. 5. Belli bir gruptaki canlıların bütünü: Hayvanlar âlemi. 6. Durum ve şartlar: Evlilik âlemi. 7. zm. Herkes, başkaları: Bu yaptığından dolayı âleme rezil oldun. 8. Ortam, çevre. 9. Kendine özgü birçok niteliği bulunan şey. 10. Farklı davranış içinde bulunan kimse. 11. mec. Eğlence.

Bu 11 maddelik sözlük açılımını tek tek ele alalım isterseniz…

Facebook, Evrenin sonsuzluğuyla yarışmıyor mu; ve kullanıcıların tek dünyası O değil mi?

Kullanıcıları, Aynı konu ile ilgili kimseler değil mi? . Bu kimselerin bütün uğraşları O değil mi?

Belli bir gruptaki canlıların (insanların) bütünü orada gezin miyor mu? Her durum ve şartta “online” değiller mi? Bu çabayı herkes ve başkalarına “hava atmak için” göstermiyorlar mı?

Bulundukları her ortam ve çevreyi işaretleyip; resimlemiyorlar mı?

Kendine özgü birçok niteliği bulunan (bir) şeydeğil mi şu “kitap yüzü”?

Kullanıcıları, Farklı davranış içinde bulunan kimseler değil mi?

Ve Eğlence amaçlı kullanılmıyor mu?

Tüm bu soruların cevabı “evet” olduğuna göre; âlem=facebook diyebiliriz rahatlıkla…

Tam bu sözcüğü eğip / büküp çözümlemiş (rahata ereceğimi düşünmüş)ken; bir “L” harfi araya girip müthiş bir çarpışma yaratıyor… Ortalık “Âl(l)em galem!”

Sözlüklere göre, Bir işi istediği duruma getirmek için, her türlü kurnazca çareye başvurmak anlamıyla allem etmek, kallem etmek sözünde geçer” miş! Kimi Anadolu lehçelerinde “Allem gullem etmek” ( Gullem: yalan palavra) diye kullanılır mış; bizde “Allem Gallem etmek”  diye kullanılır…

Ben, tam bunları düşünürken; bir sözcük, sinsi sinsi hızla geçip gitmeye çalışıyor, eğile büküle: Politikacı… Aklınca, diğer sözcüklere dokunmadan (çarpışmadan kaçarak) sıyrılıp geçecek… Ama, kuyruğuna yapışmış Gu(a)llem “KÜÜT” diye (arkadan) çarpıyor Allem’e!...

Etrafa savrulan sözcükler (birer ikişer), yan yana gelip, bir “anlam” üretmeye kalkışıyorlar ama; mızır bir sözcük (ammaa), hemen peşlerine takılıp; çabalarını boşa çıkarıyor. (Bu, “ammaa” sözcüğünü de enine boyuna burada inceleyip; hangi sözcükten türediğini; etimolojisini, mama sözcüğüyle alakasını falan da yazmak istiyordum ama yerimiz kısıtlı. Belki bir başka zaman!)

***

Uyanıyorum !.. Kaç kez kendime söz vermiştim; öğle sıcağında vantilatörü üstüme tutup; koltukta kıvrılıp siestaya yatmayacağım diye… Her seferinde ya boynum tutulmuş vaziyette kalkıyorum; ya bulanık görmeyle… Şimdi de kafam kazan gibi… Müthiş bir zonklama…

Beynimi esir almış sözcük kümeleri, ışık hızında çarpışıp duruyor:

  • Biz da barış isterik; amma (madem Rum istemez biz da evimizin içini A,B,C…)
  • Hiçbir şey için geç değildir… Ammaa (acele işe…)    
  • Çevre de önemli; ammaa (kalkınma Kaldırma da…)
  • Laiklik de lazım; amma… (Anavatanda ne varsa burada da olacak ya!..)
  • Bıraksalar devrim niteliğinde işler yapacayık; amma (önümüze takoz koyarlar)
  • Amma da mama; dırdır da vırvır !...

DAVET

 

Ad Perpetuam Memoriam
Hakan Çakmak’ın sonsuz anısına

21 Ağustos 2017  Saat :19.30 Art Rooms Galeri, Girne

Art Rooms Galeri sizleri Hakan Çakmak’ın anısına düzenlen karma serginin açılışı ile anı kitabının tanıtımı etkinliğine davet eder. 20 yılı aşkın bir süre boyunca, Kıbrıs’ın kuzeyinde üretilen her türlü sanatın kaydını tutan yegane kişi olan sevgili Hakan, birçok sanatçının ilk sergisinde, ilk kitabında ve sonrasında da, bütün samimiyetiyle, her zaman yanında yer aldı. Bizler onun eksikliğini her geçen günle birlikte daha fazla hissediyoruz. Kitapta, sergiye katılan görsel sanatçıların çalışmalarının yanı sıra, tüm sanat disiplinlerinde üretimde bulunan ve sanatla ilgili çalışmalar yapan herkesin Hakan’la ilgili anıları ya da eserleri yer alıyor. 
21 Ağustos Pazartesi, saat 19.3o’da düzenlenecek açılış kokteyli ile sanatseverlerle buluşacak olan sergi, 6 Eylül 2017 tarihine kadar ziyaret edilebilir.
 

Ümit İnatçı’nın sergide yer alacak iki eseri