Kötü insan kimdir?
Mesela kötü insan, bir başkasının, kendisi ile aynı düşüncede olmadığı için ölmesini isteyendir!
-*-*-
Ya da kötü insan, sebepleri ne olursa olsun, birbirine dini, etnik ya da ulusal anlamda düşmanlık besleyendir!
-*-*-
Geçenlerde bir köy papazı ile karşılaştım…
Karısı ile birlikte Kuzey Kıbrıs’taki bir restoranda yemek yiyordu…
-*-*-
“Ulusal liderlerimiz…”le ilgili konuştuk; hem Rum hem Türk!
Şimdi “ulusal lider” dedim diye, “Kıbrıs ulusu yoktur – dolayısıyla ulusal liderimiz de yoktur”dan girip ana avrat küfredecek olanları selamladıktan sonra isim vereyim, “Makarios, Dr. Küçük, Denktaş, Grivas falan” canım!
-*-*-
Papaz ne dedi biliyor musunuz?
“Hepsi cehennemdedir!”…
-*-*-
“Makarios ve Grivas da mı cehennemdedir?” diye sordum!
Papaz ya!
Rum ya!
Ortodoks ya!
-*-*-
“Onların günahı daha büyük, bizi bu ulusal liderler böldü” dedi…
-*-*-
Sonra ne anlattı biliyor musunuz?
-*-*-
İslam'da ve Hristiyanlık’ta iyi insan; aynıdır…
-*-*-
Adildir…
Yoksula, ihtiyaç sahibine yardımcı olur…
Dürüsttür, yalan söylemez, güvenilirdir…
-*-*-
Haksızlık etmez.
Zulüm yapmaz…
-*-*-
Affedicidir…
Merhametlidir…
-*-*-
Kibirli değil, alçak gönüllüdür…
-*-*-
Günah işlerse ya da kötülük yaparsa da “tövbe eder, hatasını düzeltir”…
-*-*-
Allah’ı veya Tanrı’yı sever…
-*-*-
Hatta düşmanı olsa bile, onlara da iyilik yapar…
-*-*-
Başkalarını yargılamadan önce kendini sorgular…
-*-*-
Bunları bir papaz anlatıyor…
-*-*-
Düşünüyorum da; düşmanlık yapanlar, Kıbrıslı Rumlarle Türkler bir arada yaşayamaz diyenlerin neredeyse tamamı iyi “Müslüman” veya “iyi Ortodoks Hristiyan” değil mi?
-*-*-
Bence bunlar dinlerini bile bilmiyorlar!
Hayatları hep ticaret!
Din bile ticaret bunlar için!
Ve hepsi sahtekar!
Acı ama gerçek!
2027’de insanlığı ciddi felaketler bekliyor olabilir!
The Guardian gazetesinin dünkü manşet başlığı aynen şöyleydi:
“Britons warned to get ready for biggest El Niño in a millennium”…
-*-*-
Yani “Britanyalılara, bin yılın en büyük El Niño’suna hazırlanmaları uyarısı yapıldı”…
-*-*-
Birleşmiş Milletler (BM) ve Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO), Pasifik Okyanusu merkezli El Niño hava olayının hızla güçlendiğini ve son bin yılda kaydedilen en şiddetli seviyeye doğru ilerlediğini açıkladı.
-*-*-
Bu ısınma olayının küresel ısınma ile bir ilgisi olmadığı kaydediliyor…
Ancak, çok büyük bir ısı ve bu ısı da küresel ısınmaya ekleniyor!
-*-*-
Haliyle ne oluyor?
Fırtınalar çıkıyor, yangınlar, seller oluşabiliyor…
-*-*-
Veya bir Tepebaşılı anlattı…
Cumartesi günü aniden öyle bir dolu yağmış ki; dolu taneleri, tarladaki karpuzları bomba gibi patlatmış!
-*-*-
2026, tarihin en sıcak yıllarından biri olarak kayda geçiyor…
The Guardian’ın haberine göre, “… Uzmanlar, bu birleşik etkinin 2027 yılını kaydedilmiş en sıcak yıl haline getireceğine kesin gözüyle bakıyor.”
-*-*-
Ve küresel felaketler yaşanabilir…
Tarım ürünleri azalacak mesela…
Su azalabilir…
Elektrik ve internet kesintileri konuşuluyor…
-*-*-
Gıda fiyatları tırmanacak…
-*-*-
Ekonomik yıkımlara da hazır olmak anlamına geliyor bu!
-*-*-
Peki KKTC’de bu konuda bir hareketlilik var mı?
-*-*-
Tamam, çok büyük bir felaket yaşadık ve önce bundan ders alarak, en azından “insan hatasına dayalı felaketleri” önlemek adına tedbirleri artırmalıyız ama unutmayın, aklınızın bir kenarına yazın, 2027 hiç de iyi olmayacak!
Yeşilırmak unutuldu!
Yoruldum, üzüldüm…
Herkes yorgun, herkes üzgün…
-*-*-
Yorulduğumda, üzüldüğümde az da olsa sevindiğimde Yeşilırmak’a giderim…
-*-*-
Deniz kenarına…
Üç işletme faal…
-*-*-
Üç gün elektriksiz ve üç gün da susuz!
-*-*-
Dün de öyle yaptım…
-*-*-
Denizin mavisine, eskisi kadar rahat bakamadım…
Aklıma yuttuğu canlar geldi…
-*-*-
Denizin keyfi kalmadı…
-*-*-
Vuni King sahiplerinden Cemal Yorulmaz ile sohbet ediyoruz…
Köy yollarından şikayet ediyor…
“Kimse ilgilenmiyor, ne banket kaldı, ne asfalt…” diyor.
-*-*-
Yorulmaz’a göre “Devlet, taşımacılık yapanlara teşvik vermeli… Tüm ülkede ve köyümüzde de çocukları taşıyan otobüs yenilenmeli… Gariban şoför destek görmezse nasıl yapsın?”
Ve “Yorulmaz yaz sezonu nasıl geçti?” sorusuna acı bir gülümsemeyle şöyle yanıt veriyor:
“Sezon geçti, iki yabancı turist ağırladık. Bir İtalyan bir İngiliz… İtalyan da Şeyh Nazım müridi olduğu için bölgeye geldi…”
-*-*-
“Rum müşterilerimiz azaldı… Çünkü fiyatlarımız Güney’e göre yüksek… Gelenler de bizi çok sevdikleri için geliyorlar…”
-*-*-
Yrulmaz’a göre “memleket battı”…
Sadece kendileri değil!
-*-*-
“Çalışanlarımızı ödeyemez duruma geldik… Tek kelime ile battık ve hükümetin de elinde bir şey olduğunu sanmıyorum… Bundan sonra bizi çok daha kötü günler bekler…”
-*-*-
Bu arada geçtiğimiz Cumartesi günü fırtınadan dolayı köyde ve bölgede elektrikler gitti…
Üç gün otele ve restorana en az 200 bin TL’ye mal oldu…
Jeneratör çalıştırmak zorunda kaldılar…
-*-*-
“Sadece elektrik değil, su içinde yüzen köyde su da kesildi” diyen Yorulmaz, şunları ekledi:
-*-*-
“Devlete karşı her türlü yükümlülüğü yerine getiren bir köyüz… Ama ne yazık ki devletten alacağımız hizmet ya da destek açısından mağduruz… İnternet bile doğru dürüst çalışmaz… Müşteri gelir, ödeme yapacak, pos makinesi elimizde avluda koşarız, bağlantı sağlayalım diye… Sağ olsunlar, Turizm Bakanlığı 10 bin TL yatak başına destek verecek, hepsi üç günlük elektrik kesintisine gitti bile… Gelmeden gitti…”
-*-*-
Sohbetimize şahitlik yapan bir köylü, “seçimler yaklaşıyor, belki üç beş oy uğruna şimdi olsun ilgilenirler” diyerek, acı bir gerçeği de hatırlatmış oldu!