Korkunun ecele faydası yoktur

Hasan Ecer

       Sporu güzelleştiren rekabettir. Eğer yarışta iddia da varsa heyecan, mücadele ve çekişme de tavan yapmış olur.

          Dün Atatürk Stadı’nda, böyle bir mücadeleye tanık olduk. Ülkemiz şartlarına göre   heyecan duymamız gereken bir maçtı. Süper Lig'te şampiyonlukta iddialı iki takım, Yenicami ve Kaymaklı kalabalık bir seyirci önünde karşı karşıya geldi.

           Başka bir ülkede bu gibi karşılaşmalarda, stat dolar, gösteriler yapılır, heyecan ve adrenalin tavan yapar. Bizim ülkemizde de dünkü maç, kendi çapımızda böyle bir havada ve ortamda oynandı.

          Futbolda çok önemli bir kaide vardır. Her zaman bunu savunur ve hatırlatırım. "En iyi savunma hücumdur". Futbolu güzelleştiren, heyecanı ve görselliği arttıran, izleyenlere zevk veren önemli unusurdur hücum.

          Kaymaklı dün ilk yarıda tamamen pısırık, korkak, endişeli ve çekingen bir oyun sergiledi. Genç ve tecrübesiz futbolcu sayısı fazla oldugu için, böylesi tansiyonu yüksek bir maçı kaldıramadı. Yenicami biraz becerikli olsaydı maç ilk deverede koparabilirdi. Yenicami’nin şu ana kadar karşılaştığı diğer takımlardan pek farkı yoktu.

          Oyunu tamamamen kendi sahasında kabul etti, rakibinin üzerine gitmedi ve sanki deplasmanda oynayan ve hiç seyirci desteği olmayan bir takım görüntüsü verdi. Aslında şampiyonlukta iddialı bir takımsanız ve aranızda üç puanlık bir fark varsa, bunu telafi etmenin tek yoku rakibinizi yenmektir. Bazı riskleri göze alıp hücum noktalarında etkili olabilmektir.

          Nasıl ki ikinci devre, rakibinizin üzerine çekinmeden gidebildiniz, bunu ilk devrenin başından itibaren yapmanız gerekirdi. İkinci devre yakalanan pozisyonlara baktığımızda, Kaymaklı’nın bunu yapabilecek güçte olduğunu da rahatlıkla görebiliyoruz.

          Yenicami özellikle ilk devre mükemmel oynadı. Rakibinin korkaklığınıdan da yararlanarak, bir çok pozisyon buldu. Fakat bunlardan sadece bir tanesini, onu da Hasan'ın büyük hatasından yararlanarak gole çevirebildi. Ancak ikinci devre savunmaya çekilmesi, kalesinde pozisyon görmesine de neden oldu.

         Golde, Hasa’nın büyük hatasından söz edebiliriz fakat, doksandan top çıkarıp, bir çok pozisyonda rakibe geçit vermeyen ve en önemlisi penaltı kurtaran bir kaleciye mağlubiyetin sorumluluğunu yükleyemezsiniz.

         Özellikle Tansel ve Hamis yakaladıkları yüzde yüz gol pozisyonlarında düzgün vuruş yapabilselerdi, Hasa’nın hatalı golü konuşulmayacaktı. Üstelik de Yenicami ilk devre kaybettiği bir çok gollük pozisyona da yanmış olacaktı.

          Son dakikada gelen penaltı kararından önce, Halil Turan'ın topa sahip olduğu an pozisyonu ofsayttı. O nedenle penaltının doğru karar olup olmadığını tartışmıyorum.

         Maçın hakemi bazı kritik noktalarda cesaretli kararlar verememesine rağmen, kötü niyetli bir maç yönetmemiştir. Tansiyonu yüksek bir karşılaşmada, oyunun kontrolünü elinizden kaçırmak istemiyorsanız, sert ve kötü niyetli hareketlerin mutlak süretle kartla cezalandırmanız gerekir. Bunu yapmazsanız çalınan her düdüğe itirazlar başlar ve kontrol elden kaçar.

         Kısacası ilk devre Yenicami, iknci devre Kaymaklı üstündü. Yenicami’den Erbay, Serhan, Adil, Hüseyin Sadıklar iyi mücadele ederken, Kaymaklı’dan Çağrı, Mehmet, Ahmet Çoşkun ve hatalı gol yemesine rağmen Hasan Piro iyiydiler.