Korkunçtur

Hasan Yıkıcı

Kişinin sözsüz kalması; dahası başkasının sözüne, gölgesine sığınıp mıhlanması korkunçtur.

Sessizlik değil ama bir suskunluğu ağdalı cümleler ve abartılı imajlar ardına saklamak korkunçtur.

Başkasının sözcüklerinde, abartılmış imajlarda ve gösterişli gölgelerde silinip gitmek korkunçtur.

***
 

Yaşamın değeri olarak tüm diğer değerleri yok sayarak, gücü benimsemek korkunçtur.

Güce ve iktidara göre şekil almak, eğilip bükülmek, yerlerde paspas olup bir ayağın kirinden öteye anlam ifade edemez hale gelmek korkunçtur.

Güce ve iktidara taparak büyüyen, büyüdükçe de yerin dibine giren insanlardan olmak korkunçtur.  

***

Her günü bir öncekinin kötü bir tekrarı olarak yaşamak korkunçtur. Tekrarlarda dönüp durmak, korunaklı alanların plastik kalkanları ardında sararıp solmak korkunçtur.
Dönüp durdukça, sararıp soldukça hissizleşmek, zaman geçtikçe hissizleştiğini bile hissetmemek korkunçtur.

***
 

Risk almadan, tehlikeye atılmadan, kalbinin küt küt konfor alanlarının duvarlarına çarpmadan atmaması korkunçtur. İnsanın kalbinin hep aynı ritimde, aynı uyumda ve aynı sessizlikte atması korkunçtur.

***
 

Saydam bir cam ekran içerisine, abartılı hayatların sahte gülücüklerini sığdırmak korkunçtur. Bir cam ekran içerisine, bir instagram hikayesine sıkışıp kalmak; yaşamının anlamına, dijital verilere dönüşerek yabancılaşmak korkunçtur. Yaşamanın anlamını oluşturamamak korkunçtur.

***
 

Her şeyi istemek korkunçtur. Her şeyi isteyerek hiçbir şeyi elde edememek de korkunçtur.

Yaşamın ve potansiyelinin sınırlarını kavramadan yaşamak, arzuyu tüketmek korkunçtur. Yaşamın sınırlarını aşındırmadan, kendi bariyerlerini zorlamadan, yüreğinden ve bilincinden geçen sınırları aşındırmadan özgürleşeceğini sanmak da korkunçtur.

***

Sen tutunacak dal ararken birilerinin, üzerine bastığın zemini çekip alması korkunçtur. Boşlukta savrulup gitmek, boşlukta inşa ettiğin -mış gibiler balonlarında günü tüketmek, boşluktaki balonlar içerisinde ifadesiz suratlara dönüşmek korkunçtur. Varoluşun için balonlarından vazgeçememek daha da korkunçtur.

***

Korkunçtur, korkunç olan her şeye dönüşmek. “Her şeyde” “hiç” olmak. Hayallerden ve düşlerden vazgeçerek -ne zaman hayallerin ve düşlerin olmuştu ki- sadece kuru bir bedene dönüşmek. Korkunçtur, sıkışıp kalmak, nefes alamamak.

***

İçin için çürürken, kabuğunu boyamak ve cilalamak korkunçtur. Çürümüşlüğünle hesaplaşamamak, kesip atamamak, söküp koparamamak bedenindeki laneti… Korkunçtur, çürüme kokusuna alışmak, lanetinle arkadaş olmak; maskeler bile takmadan yalan söylemek, yalana dönüşmek, utanmamak.

***

Korkunçtur 'varoluşları' bu ülkenin, bundandır belki sadece bir “hiç” olmalı. Hiçten hiç!