KKTC’nin 2026-2028 orta vadeli programının hedefleri pek gerçekçi görünmüyor

Ödül Muhtaroğlu

DPÖ tarafından hazırlanan 2026-2028 yıllarını kapsayan Orta Vadeli Programı (OVP) geçtiğimiz hafta resmi gazetede yayınlandı.

Orta Vadeli Programın, resmi gazetede yayınlanmadan önce, Sosyal Ekonomik Konsey’in toplanması ve OVP taslağına, ekonomik örgütler, sendikalar, sivil toplum örgütleri ve tüm siyasi partilerin katkı koyması, öneri sunması sağlanmalıydı.

Ancak, bu şekilde olursa, OVP’nin  tüm toplum tarafından sahiplenilmesi, aidiyet duyulması ve desteklenmesi sağlanabilecektir.

Bugünkü yazımda, OVP’nin içeriği ile ilgili özet bilgileri ve görüşlerimi sizlerle paylaşacağım.

OVP, ülke ekonomisinin gelecek yıllarda istikrarlı bir şekilde büyümesi ve halkın refahının artırılması hedeflerine ulaşmak için, gerekli atılımları yapmak üzere tasarlanmalıdır.

OVP, yapısal reformları ortaya koymalı, belirsizlikleri azaltmalı, öngörülebilir olmalıdır. Uygulanacak politikalar birbiriyle uyumlu ve tutarlı olmalıdır. Kaynakların, verimli alanlara tahsis edilmesi sağlanmalıdır. Kamuda tasarruf ve verimlilik öncelikli olmalıdır.

KKTC Orta Vadeli Programı'nda,  2026-2028 dönemine ilişkin temel amaçlar ve ana sektörleri kapsayan politikalar ile, özellikle GSYİH büyümesi, kişi başına milli gelir, enflasyon, bütçe dengesi, dış ticaret dengesi, ödemeler dengesi, işsizlik, istihdam, yatırımlar gibi temel makro ekonomik göstergelere ilişkin 3 yıllık tahmin ve hedefler de yer alıyor.

Programda hedeflenen bazı makroekonomik hedeflere bakacak olursak, ekonomik büyüme için,  2026’da yüzde 4, 2027 ve 2028’de ise yüzde 5 büyüme hedeflendi. 2024 yılında gerçekleşen son resmi veri olan ekonomik  büyüme yüzde 8,5 idi. Demek ki, önümüzdeki dönemde ekonomik aktivitede yavaşlama beklenmektedir.

Programdaki bütçe tahminlerine göre, 2026 bütçe açığı 25 milyar 849 milyon TL olarak hesaplandı. Bütçe açığının 2027’de 30 milyar 502 milyon TL’ye, 2028’de ise 35 milyar 383 milyon TL’ye çıkması hedefleniyor.

OVP’ye göre, açığın büyük bölümü iç borçlanmayla karşılanacak. Bir Hükümet, önümüzdeki üç yıl boyunca bütçe açığı ve iç borçlanmanın artacağını hedeflerse, o hükümet başarısızlığı kabul eder demektir.

Orta Vadeli Programda, 2026 sonu enflasyon tahmini ise, yüzde 32,8 olarak kaydedildi. Yıl sonu enflasyonunun 2027’de yüzde 18’e, 2028’de ise yüzde 16’ya gerilemesi hedeflendi.

Maliye Bakanlığı'nın yaklaşık 1 ay önce yayınladığı mali  planda ise , yıl sonu enflasyon oranının 2027’de yüzde 26,7, 2028’de yüzde 22,2 olarak gerçekleşmesi öngörülmüştü.

1 ay ara ile Devletin iki kurumunun yapmış olduğu enflasyon tahmin ve hedefleri arasında büyük fark vardır ve şaşırtıcıdır.

Şu anda yıllık enflasyonun yüzde 38,5 düzeyinde olduğunu düşünürsek, 2027’ de  yüzde 18   düzeylerine gerilemesi ise iyimser bir tahmin olarak görülmektedir.

Orta Vadeli Program, dış ticaret açığındaki büyümenin önümüzdeki üç yılda da süreceğini ortaya koydu. İthalatın 2026’da 4 milyar 162 milyon dolar, ihracatın ise yalnızca 162 milyon 600 bin dolar düzeyinde kalması bekleniyor.

Dış ticaret açığı ise, 2026 için 3 milyar 999 milyon dolar, 2027 için 4 milyar 358 milyon dolar ve 2028 için 4 milyar 656 milyon dolar olarak hesaplandı. İhracatın ithalatı karşılama oranının 2026 ve 2027’de yüzde 3,9, 2028’de ise yüzde 4,1 olması öngörüldü. Bu oran 2024 ‘ de yüzde 5 idi.

İthalatın son yıllarda önemli oranda artmasına rağmen, İhracatın, ithalatı karşılama oranının gerilemesi , ülke ihracatının yıllardır ayni düzeylerde kalması, yeteri kadar artmamasından kaynaklanmaktadır.

Orta Vadeli Programdaki genel işsizlik oranı hedefi 2026, 2027 ve 2028 yılları için yüzde 5 olarak gösterildi. Ancak, OVP de yer alan “Hanehalkı İşgücü Anketi Temel Göstergeleri” tablosunda ise farklı oranlara yer verildi.

Bu tabloda, işsizlik oranının 2026’da yüzde 4,6, 2027’de yüzde 4,5 ve 2028’de yüzde 4,3 olacağı belirtildi. Aynı OVP içinde, üç yıllık dönem için iki farklı işsizlik öngörüsünün neden kullanıldığına ilişkin herhangi bir açıklama yer almadı. Bu konu da izaha muhtaçtır.

OVP’ deki makroekonomik hedeflerin bazılarının önümüzdeki 3 yıl içinde gerçekleşmesi pek  mümkün görülmemektedir.

Öte yandan, Hükümet, ülke  nüfusunu bilmezse, enerji, su, konut, okul, hastane, ilaç, yol ve diğer ihtiyaçlarını,  yapılacak yatırımları nasıl planlayacaktır?

Hükümet, Orta Vadeli programda, birçok hedef, yatırım ve politikaya yer verebilir. Ama önemli olan, bu yazılanların hayata geçirilmesidir. Zira, son yıllarda, Hükümet programındaki ve OVP’ deki birçok hedefin gerçekleşmediğini görüyoruz.

Netice itibarıyla, Halkın ve iş dünyasının hükümetten esas beklentileri, pahalılık ve enflasyonla mücadele,  bütçe disiplini, sürdürülebilir ekonomik büyüme, işsizliğin azaltılması, gelir dağılımının iyileştirilmesi, kayıt dışılığın azaltılması, kamuda verimliliğin artırılması başta olmak üzere, tüm sorunlarını çözecek politikaları belirlemesi ve bunları çözmek için odaklanmasıdır. Fakat, ülkede bunları yapacak bir Hükümet göremiyoruz.