KKTC’de TL mi kullanılıyor?

Erdinç Gündüz

Ev-Dükkan kiraları dövizle… Gayrı Menkul satışları dövizle… Araba satışları dövizle… Türkiye’den  bile ithal edilen bazı elektronik eşya dövizle… Ekmek, süt fiyatları bile dövize endeksli…

Ammaaa,

Devletin (!)  bütçesi TL… Resmi parası TL… Memurunun maaşı TL ile …

Ve şimdilerde TL’nin başı büyük dertte. TL kullanan Türkiye insanın da.  Bu derdin hem daha ne kadar süreceği, hem de, daha da büyüyüp büyümeyeceği ise muamma.

Peki biz ? Biz ne olacağız ?  İşte bu, çok çok önemli bir soru. Var mı, en üst’ten en alt’a bu  soruya mantıklı ve sağlıklı cevap verecek birileri ?

Bir yanda bizim, yüzümüze gözümüze benzettiğimiz örneği olmayan bozuk düzenimiz… Bir yanda ‘çözümsüzlük’ ve gelecek endişesi… Bunlar yetmezmiş gibi, Virüslerin saldırısı… Endişeler tam gaz çoğalırken bir de TL uçurumu…

Karamsarlık mesajları vermeyi hiç sevmem. Ama gerçekleri görmemek de olanaksız. Durum kötü malesef. Ve her geçen gün biraz daha da kötüye gidiyor.  ‘Vatan-Millet-Sakarya’ nutukları ile çözüm aramak tam bir aptallık. Bu da bir gerçek.

‘Yok mudur kurtaracak bahtı kara maderini ?’


Uzmanlar (!) Diyarı…

Ne çok uzmanımız varmış meğerse…

Dünyanın her yerinde var galiba. Ama beni dünyanın her yeri değil, kendi ülkem ilglendirir öncelikle.  Hele hele, bizimki gibi, çok da kalabalık olmayan, herkesin birbirini, ne olduğunu ve de ne olmadığını bildiği bir ülkede yaşıyorsam… Kendini ‘En Akıllı’ (!!!), ‘En Bilgili’ (!!!) , ‘Üstün Zekalı’ (!!!), ‘En vatansever’ (!!!), ‘En milliyetçi’ (!!!)  sananlardan söz ediyorum…. Malesef, ülkemiz bunlarla dolu.  

Nerden nereye ve nasıl geldiklerinin farkında bile değiller…

Konuşmayı, eleştirmeyi çok severler…

Nabıza göre şerbet verme ustasıdırlar…

Menfaatlerine dokunulmadığı sürece,her dönemin adamıdırlar, sadık birer yandaştırlar... Menfaatlerine dokunulduğu anda ise bir numaralı muhaliftirler…

Yalan ustasıdırlar… Hatta hırsızdırlar… Hırsızın biri olduğunu herkesin bildiğinin bile farkında değiller… Çünkü onlar,  ‘uzmanlarımız’dırlar. Bizim Uzmanlarımız…


Sokak Ağzı

“EURO’ya geçecek olursak, maaşlarımız Güney’dekilere denk hale getirilecek mi ?”

***

“PCR yaptıracağım diye Hastaneye gittim, görevli hemşire, elindeki çubuğu öyle bir soktu ki,  az kaldı  burnumda delik açıyordu. Böyle mi oluyor bu iş ?”

***

 “Hiç merak etmeyin, dünyanın çoğu yerinde sular kaynıyor. Yakınlarda bir savaş çıkarsa şaşırmayın. Savaş çıkınca da, ne Pandemi kalacak ne aşı.”

***

“Artık futbol maçlarını seyretmekten de vazgeçeceğim galiba.  Maçı galip bitirenin kahramanları var. Yenilenin tek yenilme nedeni ise Hakem. Vayy beeee…”

***

“Benim heyecanla beklediğim şey şu: Erdoğan hemen ardındean da Tatar ne zaman büyük bir törenle Fes giyecek.”

***

“Öğretmenler Günü hangisi ? Dünyanın Öğretmenler Günü başka, bizimki başka. Biz de şaşırdık artık.”

***

“Farkında mısınız bilmem. 15 Kasım’ı törenlerle, mehter takımları Dillirga şarkısı ile kutladık ama, tarihimizde bir dönüm noktası sayılabilecek Geçitkale savaşını, oradaki şehitleri unuttuk.Ne yöneticilerimiz hatırladı ne de basınımız.”

***

“Eyi da Rumar var da alışveriş biraccıg hareketlenir. Onlar da olmasa ne yapardıg bilmem.”


Anlayana

“Demokrasinin esas prensibi, halkın egemenliğidir. Ama milletin, kendini yönetecek olanları iyi seçebilmesi için, yetişkin ve iyi eğitim görmüş olması şarttır. Eğer bu sağlanmazsa demokrasi otokrasiye geçebilir.” (Platon)