Kıyamet Günü

Erdinç Gündüz

 Haberiniz ola... İncil’e göre gün gelmiş çatmış. Kıyamet günü çok yakınmış.

İncil’in ‘Mısır’dan Çıkış’ bölümünün 21 ve 22’nci ayetlerine dayandırarak,  bazı din bilimcilerinin iddiası böyle. 
İncil’in 21 ve 22’nci ayetlere göre Tanrı,  Hazreti Musa’ya “Elllerini göğe aç, dua et ve bekle. Mısır’ı karanlık kaplayacak” demiş.  Hazreti Musa da emri yerine getirerek kollarını açmış, başını göğe kaldırarak dua etmiş. Veee, Mısır üç gün boyunca zifiri karanlığa bürünmüş.  Musevilerin yaşadıkları bölgeler hariç...

Bazı gökbilimciler, şimdilerde, büyük bir ‘Güneş Fırtınası’nın gerçekleşeceğini ve dünyanın önemli bir bölümünün, üç günlüğüne karanlığa bürünebileceğini iddia ediyorlar.  Tarih de belli: 21-22 ve 23 Aralık.....  Ama dünyadaki hangi bölgelerin bu ‘Fırtına’dan ekileneceği konusunda net bir açıklamaları yok.  Kim bilir, belki de karanlıktan etkilenmeyecek bölgeler sadece Musevilerin yoğun olduğu bölgeler olur yine (!!!).  Aynen İncil’de anlatıldığı gibi.

İşte, bazı  dincilerin galeyana gelmesinin nedeni de bu gökbilimcilerin açıklamaları. Hemencecik sarılmışlar Kutsal kitaplarına ve 21 ve 22’nci ayetlerde sözü edilen olayla bağlantı kurmuşlar. Yaygarayı koparıyorlar şimdi. Duaların, ayinlerin ardı arkası kesilmiyormuş. Aralık ortalarına göre tüm bu faaliyetlerin misliyle artacağı tahmin ediliyormuş.

***
İki ‘Kıyamet Günü’ fıkrası

Köylüler Hoca’nın kuzusuna göz koymuşlar.  Bir gün, kapıya dayanmışlar ve “Hocam, yarın nasıl olsa kıyamet kopuyor. Şu kuzuyu kesip hep beraber yesek ya...” demişler.  Israrlara dayanamayan Hoca sonunda razı olur.  Bir dere kenarında toplanırlar. Kuzu kesilir, mangal yakılır ve herkes afiyetle Hoca’nın kuzusunu mideye indirir.  Ziyafet bittikten sonra Hoca dışında herkes soyunup dereye atlar.  Hoca, hepsinin giysilerini toplar, ateşe atar ve yakar. Deredekiler dönünce “Naptın Hoca ? Çırılçıplak kaldık. Şimdi biz ne giyeceğiz ?” diye basarlar feryadı. Hoca cevap verir: Üzülmeye gerek yok arkadaşlar. Yaın nasıl olsa kıyamet kopmayacak mıydı ? Giysiye miysiye nere gerek var ki.....”

---

Nasreddin Hoca’ya sormuşlar:-
“Hocam..Kıyametin alameti nedir ?”
“Neme lazım...” diye cevap vermiş Hoca.
“Aman Hocam..” demiş etrafındakiler, “...sen de neme lazım dersen kime sorup öğreneceğiz Kıyamet alametlerini ?”
“Dedik ya, neme lazım” demiş yine Hoca.
“Sadece şunu bilin ki,  çevresinde olup bitenlere herkes neme lazım derse, işte bu Kıyamet Günü alametidir...”