Kıbrıslıtürk kadınlardan Kıbrıslırum kadınlara tığla örülmüş 1,185 barış çiçeği…

Sevgül Uludağ

Kıbrıs’ta kadınların barış için etkinlikleri devam ederken, geçtiğimiz Cumartesi günü (4 Nisan 2026) Lefkoşa’da ara bölgede, Ledra Palas Oteli karşısındaki Dayanışma Evi’nde iki toplumlu bir etkinlikte, Kıbrıslıtürk kadınlar, Kıbrıslırum kadınlara tığla örülmüş çiçeklerini sundular. Dayanışma Evi’ndeki iki toplumlu etkinlikte, Kıbrıslıtürk kadınlar, Kıbrıslırum kadınlara tığla örülmüş toplam 1,185 barış çiçeğini sundular… Bu çiçekler 13 Haziran’da Leymosun Kalesi dışına birlikte monte edilecek…

On yıl önce Hristiana Muzuri ve Elena Daniel tarafından başlatılan “Peace2Peace” projesinin bu yeni bölümünün yeni Kıbrıslıtürk Koordinatörü Birgül Kılıç Yıldırım ile Kıbrıslırum Koordinatörü Elena Daniel yer aldı. Hristiana Muzuri, birkaç yıl önce hayatını yitirmişti. Etkinliğe projenin Kıbrıslıtürk eski koordinatörü Nilgün Akın da katılarak bu iki toplumlu anlamlı projeye desteğini gösterdi. Projeye ayrıca Kıbrıs’ın kıyı şeridinin ve denizdeki yaşamın korunması için MASDER’le birlikte iki toplumlu projeler yürütmekte olan AKTİ sivil toplum örgütü de destek vererek, etkinlikte yerini aldı.  İki toplumlu etkinliğe barış için tığ işiyle rengarenk çiçekler örmüş olan Kıbrıslıtürk ve Kıbrıslırum kadınlar katılarak bir araya geldiler, sohbet ettiler ve birlikte hatıra fotoğrafı çektirdiler. Etkinliğe destek olmak maksadıyla biz de yer aldık ve konuşmaların Türkçe ve İngilizce’ye simultane çevirisine yardımcı olduk.

“Bazan politikacıların yapamadığını kadınlar yapar…”

Etkinlikte bir konuşma yapan projenin Kıbrıslırum Koordinatörü, sanatçı Elena Daniel, bazan politikacıların başaramadığı şeyleri, kadınların yapabildiğine dikkati çekti ve şöyle konuştu:

“Bundan on sene önce, Hristiana Muzuri, Nilgün Akın ve ben sade ama güçlü bir inança bu yola koyulmuştuk – kadınlar birlikte oturup elele tutuştuklarında, öykülerini paylaştığında, bazan politikacıların yapamadığı birşeyleri başarabileceği inancıydı bu.

O günlerde böylesi bir toplantı yani her iki toplumdan kadınların biraraya gelmesi, sevgiyle çiçekler örmesi, Leymosun Kalesi’nde açılacak olan gerçek bir enstalasyonda bunları bir araya getirmesi yalnızca bir düş olabilirdi. Güzel ama belki birazcık da çılgın bir düş.

Ta başından bu yolculuğun kendince açılımları oldu. Önümüze her bir engel çıktığında birşeyler yerinden oynadı. Karşımıza bir duvar gibi bir engel dikildiğinde, her defasında, doğru anda, doğru kişi karşımıza çıkarak ilerlememiz için bize yardımcı oldu.

Bu defa bu kişi Kıbrıs Eski Eserler Dairesi’nden Elana Stilianu oldu, bizleri Leymosun Kalesi’nde bir enstalasyon oluşturmaya davet etti ve bunun için fon oluşturdu. Ve bir diğer kişi de çok özel bir insan olan, sizleri toparlayıp hepinize de bu kadar çok çiçek örmeniz için ilham veren Birgül Kılıç Yıldırım oldu. Ve aynı şekilde her biriniz, kendinizce o kişi oldunuz…

Yıllar içerisinde Peace2Peace, iki toplumdan zaman zaman kadınları bir araya getirdi – ninelerimizin çok iyi bildiği sanat ve elişleri aracılığıyla, hepimize ait olan kültürel miras aracılığıyla, hangi tarafta yaşıyorsak yaşayalım, buna bakmaksızın bir araya geldik. Her bir proje, ileri doğru atılmış bir adım oldu. Ve bu proje de yani Bin El ve Bin Hikaye projesi, bugüne kadar attığımız en güzel adımlardan biri oldu.

Bu projeye başladığımızda bir vizyonumuz vardı: Kıbrıs’ın her yerinde kadınlar tarafından geleneksel tığ işine hayat vererek elişiyle ortaya çıkarılacak yüzlerce çiçek örülmesiydi bu… Ancak sizlerin bize verdiğiniz, çiçeklerden çok öte birşeydir. Bize zamanınızı verdiniz – ilmek ilmek dikkatle örülen ve saatlerce sabır gerektiren zamanınızı ve emeğinizi verdiniz. Yaratıcılığınızı, öykülerinizi, gülüşünüzü verdiniz. Her bir çiçek bunları taşımaktadır.

Bu proje hiçbir zaman güzel bir şey yaratmakla ilgili değildi, elbette bunu da başardınız. Ancak bu proje, kadınlar bir araya gelerek elleriyle çalıştıklarında ve sohbet ettiklerinde neler ortaya çıkacağıyla ilgiliydi. Barış, işte tam da burada oluşmaktadır.

Bu projeye bağlılığınız ve her bir taçyaprağa akıttığınız sevgi, çok büyük anlam taşımaktadır – bu projenin zorlu anlarında dahi bana kişi olarak devam etmem için güç verdiniz…

Birkaç ay içerisinde tüm bu çiçekler Leymosun Kalesi’nde bir araya gelecektir ve insanlar bu çiçeklerin ardındaki öyküyü bilmeksizin, yaratacağımız enstalasyonda durup ona bakacaklar ve enerjinizi hissedecekler. Her bir ilmekteki özen ve sevgiyi hissedecekler ve onlara sizler işbirliğine karar verip de karşılıklı sevgi ve saygıyla yarattığınız zaman ne tür mucizeler yaratabileceğinizi görecekler…

Sizlere yürekten teşekkür ediyorum… Bu vizyona güvendiğiniz, geldiğiniz, tek başımıza hiçbirimizin yapamayacağı birşeyi yarattığınız için… Bu sizin aşarınızdır… Ve birlikte yürüdüğümüz bu yolculukta bir adım daha atmış olduğumuzu göstermektedir…”

13 Haziran’da Leymosun Kalesi’nde…

Elena Daniel’den sonra söz alan Kıbrıs Eski Eserler Dairesi’nden Elena Stilianu, her yıl 13 Haziran’da kutlanan Avrupa Arkeoloji Günü vesilesiyle bu projeye sponsor olduklarını, o gün, Leymosun Kalesi dışına bu çiçeklerin monte edileceğini ifade etti.

Bu projenin yalnızca Kıbrıslıtürk ve Kıbrıslırum kadınları bir araya getirmekle kalmadığını, aynı zamanda Kıbrıs’ta yaşayan başka etnisitelerden kadınların da bir araya gelerek tığ işi çiçekler ördüklerini belirtti. 13 Haziran’da Leymosun Kalesi’nde yapılacak etkinikte kadınlar tarafından örülmüş olan çiçeklerin kale dışına monte edileceğini belirten Elena Stilianu, oradaki müzenin gezileceğini, böylece Kıbrıs’ın binlerce yıllık kültürü hakkında bilgi edinileceğini de belirtti…

Birgül Kılıç Yıldırım: “Tek bir yürekle attık…”

Daha sonra söz alan projenin Kıbrıslıtürk Koordinatörü Birgül Kılıç Yıldırım, şöyle dedi:

“Öncelikle hoşgeldiniz… Ben bugün çok heyecanlıyım. Burada olan arkadaşlarıma yürekten teşekkür ederim, gelemeyenlere de kalbimi gönderiyorum. Öncelikle bu projenin 10 yıl önce başlamasına yol açan Hristiana Muzuri arkadaşımızın anısı daim olsun… Onun açtığı yolda ilerliyoruz… Bizi biryerlerden gördüğüne, hissettiğine inanıyorum ben… Beni bu göreve layık gören Sevgül ablama çok teşekkür ederim. Elena Daniel’le beni tanıştıran Sevgül abla oldu, ben çok mutlu oldum onu tanıdığıma… Barış adına birlikte çok güzel işler başaracağımıza inanıyorum… Tabii ki bunlarda sizlerin emeği çok büyük… Hepimiz birlik olduk, tek bir yürekle attık… Ve yüreğimizden barış çiçeklerimizi döktük. Bu sadece benim ve Elena’nın başarısı değil, bu hepimizin başarısıdır. Sponsor olan Elena Stilianu arkadaşımıza da çok teşekkür ediyoruz bize bu imkanları sağladıkları için. İyi ki varsınız, daha çok yapacak barış adına işlerimiz olacağına inanıyorum ben.

Çok güzel dostluklar oluşturduk, çok güzel bir grubumuz oldu bizim. Aramızda Kıbrıslırum barış çiçeği kadınlarımız da var grubumuzda. Güzel bir enerjiyle, inançla ürettik, hepsinize teşekkür ederim, yüreklerinize sağlık… Grubumuzda olup da aramızda olamayan Filiz Çağın hocamız vardır. Dün gece aradı beni, işi var, gelemeyecek diye. Bana bir not verdi, “Bunu arkadaşlara okur musun?” dedi. “Seve seve okurum” dedim.

“BARIŞA UMUT OLSUN” diyerek Filiz Çağın şöyle yazdı:

“İlmek ilmek örüyoruz, sevgiyle birleştiriyoruz, dünyayı çiçeklerle güzelleştiriyoruz” diye başlamıştık bu projeye… Çok güzel bir aile olduk, barış için atan yürek olduk. Sevgiyle ile ilmek ilmek örüldü rengarenk çiçekler. Her çiçekte, her motifte mutlu oldu bu yürekler. Çünkü… çorbada tuzumuz olsun istedik. Güzel Kıbrısımın üretken güzel kadınları, gönlünüz hoş olsun, sevgi olsun, barış olsun, barışa umut olsun…”

Birgül Kılıç Yıldırım’dan sonra AKTİ sivil toplum örgütü adına bir konuşma yapan Maria Hristina ise çevre konusunda toplumsal cinsiyet eşitliğinin önemine vurgu yaptı ve Malta, Kıbrıs ve Yunanistan’dan karşılaştırmalı araştırmalar yaptıklarını anlattı, katılımcıların dilerlerse, bu konudaki anketlerine katılabileceklerini belirtti.

Elena Daniel, Birgül Kılıç Yıldırım ve Elena Stilianu'nun barış mesajlarını Türkçe ve İngilizce'ye çevirirken...

Kıbrıslıtürk ve Kıbrıslırum kadınlar, Dayanışma Evi önünde birlikte hatıra fotoğrafı çektirdiler...