Kıbrıslı Rum seçmenler bugün sandık başına gidiyor. Elli altı sandalye için 754 milletvekili adayı ve 19 parti yarışıyor.
Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kuruluşunda Temsilciler Meclisi’nde sandalye sayısının toplamda 50 olduğunu, bu sandalyelerin 35 Kıbrıslı Rum ve 15 Kıbrıslı Rum olarak dağıtıldığını bilenler için hatırlatalım ki, 1985 yılında yapılan anayasa değişikliği ile toplam sayı 80’ne çıkarıldı ve bunların 56’sı Kıbrıslı Rumlara, 24’ü de Kıbrıslı Türklere ayrıldı.
Kıbrıslı Türklere ayrılan 24 sandalyenin “hayali” olduğunu belirtmeye gerek yoktur. Kıbrıs Anayasasına aykırı olan ve Zorunluluk Doktrini ile meşrulaştırılmak istenen bu “hayali” uygulama, fiilen Kıbrıs Rum devletine dönüştürülen Kıbrıs Cumhuriyeti devletinin “iki-toplumlu” yapısının “korunduğunu” göstermek içindir ve tabii sadece göstermeliktir!
Seçimlere dönecek olursak.
Bu seçimlerde ilk defa yer alan epeyce yeni partiler vardır. Fakat, çoğunun meclise girme şansı yoktur. Ayrıca, mecliste yer alan bazı partilerin bu seçimlerde meclis dışında kalacağı görülüyor.
Meclise girebilecek yeni partiler, eski Sayıştay Odiseas Mihailidis’in başını çektiği Alma (Atılım) partisi, Avrupa Parlamentosu Üyesi Fidias Panayotis’in kurduğu Kıbrıs Doğrudan Demokrasi partisi ve Avrupa yurttaşlarının ortak partisi VOLT’un üyesi olan Kıbrıs VOLT partisi olacağı anlaşılıyor.
Öte yandan, eski partilerden EDEK, Ekoloji Hareketi-Yurttaşlar İşbirliği’nin meclise girmeleri oldukça zor görünürken, Karoyan’nın başında bulunduğu DİPA partisi büyük bir ihtimalle meclise veda edecek.
DİSİ ile AKEL’in bazı kayıplara rağmen ilk iki sırada yer alacağına kesin gözüyle bakılıyor. Üçüncü sırada, oylarını yüzde yüz artıracağı beklenen aşırı sağcı ELAM olacak. Dördüncü sırada, seçim yarışına kötü başlayan ama giderek toparlanan DİKO’nun yer alması bekleniyor. Bu arada, EDEK’in ve Avcılar Partisi’nin de meclise girme ihtimali olduğunu belirtelim.
Kısacası, çok-partili bir meclis ile çok parçalı bir siyasal yapının ortaya çıkacağını söyleyebiliriz.
Nikos Hristodulidis’i Destekleyen Partiler Kan Kaybediyor!
Bilindiği gibi Nikos Hristodulidis, iki büyük parti olan DİSİ ile AKEL’in resmi desteği olmadan seçim kazanan tek cumhurbaşkanı oldu. DİSİ’nin bazı kesimlerinin Hristodulidis’e destek verdikleri bir vakıadır ama esas itibarıyla DİKO, DİPA ve EDEK’in desteğiyle cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturmuştur. Fakat, üç partide kan kaybediyor. Bu durumda Hrsitodulidis 2028 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ELAM’ın yanı sıra, DİSİ ve DİKO’nun desteğini elde etmek için girişimlerde bulunacak. Örneğin, DİSİ’yi hükümete katmayı deneyecek ki, böyle bir hamle DİSİ içinde bölünmelere yol açabilir. ELAM’ın desteğine ise kesin gözüyle bakılıyor. Bir süreden beri zaten ELAM’a yakın durduğu herkes tarafından biliniyor. Seçilmesi için ELAM’a bel bağlayan birinin Kıbrıs Sorununda federal çerçevede bir çözüme yönelmesi mümkün mü?
Devlet Bahçeli’ye bağımlı olan Recep Tayyip Erdoğan’ın federal bir çözümü desteklemesi ne kadar zorsa, ELAM’ın desteğine bağımlı olan Nikos Hristodulidis’in federal çözüme yönelmesi o kadar zor görünüyor.
ELAM’ın Yükselişi, Irkçılık ve Federal Çözüm Karşıtlığı
ELAM’ın büyük panolarında DİN, AİLE ve ÖNCE KIBRIS sözcükleri yan yana yer alıyor. Avrupa’nın aşırı sağcı partilerini çağrıştıran bu milliyetçi/muhafazakar yaklaşımın ötesinde, ELAM’da kuvvetli bir ırkçı damar vardır ve esas itibarıyla bu ırkçı damardan beslenmektedir.
Maalesef, Kıbrıs Rum toplumunda ırkçılık ve yabancı düşmanlığı yaygın olgulardır. Birleşmiş Milletlerin Irkçı Ayırımcılığı Ortadan Kaldırma Komitesi tarafından Nisan ayında yayınlanan raporda da görüldüğü gibi, Kıbrıs Cumhuriyeti’nde göçmenlere, mültecilere, yabancı işçilere, özellikle de Müslüman işçilere karşı ırkçı ayırımcılık uygulanıyor.
Raporda ayrıca, nefret söyleminin yaygın olduğu ifade ediliyor ve bazı milletvekillerinin ırkçı nefret söylemini “siyasi bir araç” olarak kullandıklarından bahsediliyor. Bu milletvekillerinin ve siyasilerin ağırlıkla ELAM’da toplandığı sır değildir.
ELAM’a göre, Kıbrıs “İslamlaşma” tehlikesi ile karşı karşıyadır! Türkiye’nin başını çektiği bir “komplodan” söz ediyor ve adaya bilinçli olarak Müslüman mülteci ve göçmenlerin gönderildiğini ileri sürüyor.
Bu asılsız görüşler, maalesef toplumda karşılık buluyor!
ELAM’ın federal çözüme karşı olduğu biliniyor. Fakat, ELAM, federal çözüme karşı çıkan diğer partilerden farklı bir tutum içindedir. Örneğin, federal devlete karşı çıkan EDEK, Ekoloji Hareketi-Yurttaşlar İşbirliği ve diğer küçük partiler Kıbrıs Cumhuriyeti’ne dönmekten söz ederken, ELAM Kıbrıs Cumhuriyeti’ni kuran Zürih ve Londra Anlaşmalarına karşı çıkmaktadır.
Kıbrıslı Türklerin “azınlık” olduğunu ve ancak azınlık haklarına sahip olabileceğini iddia ediyor ve Kıbrıs Cumhuriyeti’nin “demokratikleştirilmişinden” söz ediyor. Bir bakıma, Başpiskopos Makarios’un 1963 yılında önerdiği 13 maddelik anayasa değişikliği paketine benzer taleplerde bulunuyor ve devletin Kıbrıslı Rumların egemenliği altında olması gerektiğini söylüyor. Bu yaklaşımıyla da Kıbrıs Cumhuriyeti’nin iki-toplumlu yapısına karşı olduğunu gösteriyor.
Fidias’ın Doğrudan Demokrasisi ve Sinikler Geçidi
Fidias’ın kurduğu Kıbrıs Doğrudan Demokrasi partisinin mecliste yer alacağına kesin gözüyle bakılıyor. Fakat, bu partinin nasıl bir başarı grafiği çizeceğini kestirmek kolay değildir. İlk defa 2024 Avrupa Parlamentosu seçimlerinde yer alan ve beklenmeyen büyük bir başarıya imza atan Youtuber Fidias Panayotis siyasete “ben hiçbir şey bilmiyorum” diyerek adım atmıştı. İnflüenserin bu yaklaşımı hayret verici bir şekilde büyük bir ilgi görmüş ve karşılık bulmuştu.
“Ben hiçbir şey bilmiyorum” deyişi, “bilmeyenler” tarafından coşkuyla karşılanmıştı ve post-hakikat dönemine özgü bir sinizmle kitleleri coşturmuştu.
Fidias artık “bilmiyorum” demiyor! Aradan geçen iki yılda Avrupa Parlamentosu’nda çok şey öğrendiğini ve önemli deneyimler elde ettiğini söylüyor. Fakat, yine de zaman zaman “bilmemekten” bir “erdem” olarak bahsediyor ve “bilenlerin ne yaptıklarını gördük” diyerek, sinikler arasında heyecan yaratıyor.
Avrupa’nın diğer popülist sağ partilerinin yaptığı gibi “doğrudan demokrasi” ilkesine dayandırdığı partisinin görüşlerini yurttaşların talepleri ve tercihlerinin belirleyeceğini iddia ediyor ve bütün popülistler gibi yurttaşları “yozlaşmış” elitlere karşı harekete geçmeye davet ediyor. Seçim kampanyası boyunca Fidias’ın partisinden seçimlere aday olarak katılanlar da ortaya somut görüşler koymak yerine, “yurttaşlara soracağız” şeklinde yanıtlar veriyorlar.
Fidias’ın tek somut ve değişmeyen bir tutumu varsa, o da Putin destekçiliğidir. Bu “istikrarlı” Putin destekçiliğinin arkasında da birilerinin yönlendirmesinin olduğu Brüksel kulislerinde sık sık konuşuluyor.
Sonuç olarak, artık bir “bilmeyen” ve bilinmeyen olmaktan çıkan Fidias’ın kurduğu Kıbrıs Doğrudan Demokrasi partisinin alacağı oy oranı merakla bekleniyor. Kanımca, yüksek bir oy oranı yakalaması imkansızdır.
Seçim Kampanyasında Kıbrıs Sorunu Konuşulmadı!
2026 Milletvekili seçimlerinde öne çıkan konuların başında hayat pahalılığı, konut sorunu, yolsuzluk, adalet ve devlet kurumlarının işleyişindeki aksaklıklar yer aldı. Gazeteci Makarios Drousiotis’in kamuoyunun dikkatine getirdiği “Sandy Skandalı” kampanya boyunca toplumun bütün kesimlerini meşgul etti. Kamuoyu yoklamalarında açıkça görüldüğü gibi, yurttaşlar skandalların araştırılmasında ve yolsuzlukların üstüne gidilmesinde devletin emniyet ve yargı kurumlarına güvenmiyor. Savcılığın yolsuzlukları ört bas ettiği, emniyet güçlerinin taraflı davrandığı konuşuluyor.
En az konuşulan konu ise Kıbrıs Sorunu oldu! Bunun bir nedeni, başkanlık sistemiyle yönetilen Kıbrıs Cumhuriyeti’nde milletvekilliği seçimlerinin sadece yasama organıyla ilgili olması olabilir. Seçimlerin yürütme erki üzerinde doğrudan bir etkisi yoktur. Kıbrıs Sorunu genellikle cumhurbaşkanlığı seçimlerinde gündeme gelir.
Fakat, şu da bir gerçektir ki, Kıbrıs Sorunu giderek toplumun gündeminden düşüyor. Bu konuda umutsuzluğun hüküm sürmesi elbette önemli bir etkendir. Fakat, statükonun “doğallaştığı” da bir gerçektir.
Federal Çözüme Yönelik İşbirliği İmkanları
Yeni mecliste federal çözüme kesin olarak destek veren iki parti olacak. AKEL ve VOLT KIBRIS! Geleneksel olarak federal çözümü destekleyen DİSİ’nin nasıl bir tavır takınacağı, parti listesinden kimlerin meclise gireceğine bağlıdır. Çünkü, DİSİ’de federal çözüme destek verenlerin yanı sıra, karşı olan milliyetçiler de vardır! Bu konuda net bir şey söyleyebilmek için, DİSİ’den kimlerin, hangi oy oranıyla seçildiğini görmemiz gerekecek.
Yeni partilerden ALMA, DİKO’nun yaptığı gibi “iki, bölgeli, iki toplumlu federal çözüme evet ama doğru içerikte olması şartıyla” demiyor ama bazı koşullar ileri sürüyor. “Amalı” cümlelerin veya “koşullu Evetlerin” ne anlama geldiğini artık çok iyi biliyoruz. Böyle bir tutumun son kertede federal çözüme angaje olmaktan çok, statükoyu idare etmek anlamına geldiğini yaşayarak öğrendik!
Meclise girmeleri sürpriz olsa da imkansız olmayan EDEK ve Avcılar Partisi de mecliste yer alırsa, federal çözüm karşıtı blokun daha da güçleneceğini öngörebiliriz. Bir zamanlar %60’ın üzerinde oy alan DİSİ ile AKEL’in bu seçimde oylarının %45’i geçmeyeceği dikkate alınırsa, federal çözüm perspektifinin daha da zayıflayacağını söyleyebiliriz.
Yeni Mecliste İşbirliği ve 2028 Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
Kıbrıs Rum siyasetinde adettendir; Milletvekili seçimlerinden hemen sonra yapılan meclis başkanı seçimi, cumhurbaşkanlığı seçimlerinde kimlerin potansiyel olarak işbirliği yapacağının işaret fişeği sayılır.
Milletvekilliği seçimlerinde meclise giren partilerin seçeceği meclis başkanının nasıl bir işbirliği ve al-ver sonucunda seçileceği, 2028 yılında yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerinde kimlerin yan yana gelebileceğinin de bir göstergesi olacak.
Öyle anlaşılıyor ki, meclis başkanı seçiminin birinci turunda DİSİ ile DİKO birlikte hareket edecek. Buna karşılık AKEL, ALMA ve VOLT-KIBRIS da kendi aralarında işbirliği yapacağa benziyor. ELAM ilk turda kendi adayını destekleyeceğini söylüyor. Fakat, ikinci turda DİSİ-DİKO cephesinin adayına destek vereceğine kesin gözüyle bakılıyor.
Doğrudan Demokrasi partisinin nasıl bir tavır alacağı net değil. Fidias, her konuda yaptığı gibi bu konuda da yurttaşların görüşünü alacağını söylüyor.
Seçim sonuçları ne olursa olsun, kesin olan şudur ki, bu seçimlerden sonra 2028 cumhurbaşkanlığı seçimlerine start verilecek. DİSİ ile DİKO’nun işbirliği yapacağı yaygın biçimde konuşuluyor. Ortak bir adayla seçime katılıp katılmayacakları henüz netleşmedi. Eğer seçime kendi aralarında saptayacakları ortak bir adayla girmezlerse, Nikos Hristodulidis’i desteklemeleri gündeme gelebilir. Bu arada, Hristodulidis’in DİSİ’nin desteğini almak için mutlaka bazı hamleler yapacaktır.
ELAM’ın her hal ve şartta Nikos Hristdoulidis’i destekleyeceği biliniyor.
Öte yandan, AKEL ile VOLT KIBRIS’ın 2028 seçimlerinde işbirliği yapmaları bekleniyor. Bu işbirliğine ALMA’nın katılıp katılmayacağını bilemiyoruz. ALMA başkanı Odiseas Mihailidis’in cumhurbaşkanlığı koltuğunda gözü olduğu sır değil. Bunu açıkça dile getiriyor. Fakat, AKEL ile VOLT’un desteğini alması zor görünüyor. Belki, üç parti başka bir isim üzerinde uzlaşmaya varabilir.
Kısacası, bugün yapılan milletvekili seçimleri biter bitmez cumhurbaşkanlığı seçimleri için yoğun çalışmalar başlayacak!