KIBRIS MESELESİ NE ZAMAN ÇÖZÜLECEK?

Ayşemden Akın

 

BM Genel Sekreteri Guterres, İsviçre’de süren Kıbrıs Konferansı’na katılarak  geleceğimizle ilgili açıklamalar yaptığı sıralarda Başbakan Hüseyin Özgürgün makamında kabul savıyordu ki zaten önceki gece yine spor ödülleri dağıtmaktan helak düşmüştü. Bu nedenle hala ülkenin başbakanının tarihi görüşmelerle ilgili ne düşündüğü konusunda fikrimiz yok. Dert değil. Çünkü onun da fikri yok zaten. Ezberlediğini söylüyor. Konudan bihaber, ilgisi yok. Meseleye dahil olmasını beklemiyoruz çünkü daha önemli işleri olduğunu iyi biliyoruz. Akçeli işler...

Daha birkaç hafta önceki rezillikler orta yere dökülmüşken başbakan ve şürekası şu sıralar nedense tornistan ettiler (gemicilikte kıç çevirme). Ertuğruloğlu ve Denktaş’ı İsviçre’ye gönderen Özgürgün’ün, Denktaş’ı hükümetten göndermek ve tarafına çekebileceği DP ve bağımsız vekillerle yeni hükümeti kurmak için çalışmalar yaptığı konuşuluyor. Bu kararda Tuğrul Türkeş’in son ziyaretinin etkisinin büyük olduğu da belirtiliyor. Türkeş’in ‘artık size para yok’ dediğini bizzat UBP’ye yakın kaynaklar söylüyor. Hükümet düştü, düşecek diyenler var. Perde gerisinde neler oluyor bilemiyoruz ama bu ülkede her an her şey olabileceği gerçeğini iyi biliyoruz. Bir gecede sivil bir darbeyle görevden gönderilenleri de gördü bu halk. Karagöz’ün son perdesi... Ercan ihalesinde dönenler TC-KKTC ilişkileri konusunda iyi fikir veriyor.

Biliyorsunuz, Ercan Havaalanı ihalesi bin türlü şaibe ile dolu. Ortada, ihaleyi Türkiye’de iktidar yanlısı Taş Yapı yani Emrullah Turanlı alsın diye hazırlanmış bir şartname ve daha sonra zarar etmesin diye kılıfına uydurmak için kabinenin bakanı Tahsin Ertuğruloğlu’ndan habersiz, bizzat başbakanın belgede sahtecilik yaparak bakanlar kurulu kararı ile değiştirdiği ek sözleşme var. Tüm bunları yapan Başbakan ve ekibi.

Emrullah Turanlı ise canlı yayınlarda Dış İşleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu’nun kendisinden rüşvet istediğini söyledi ve ardından o da tornistan... Çünkü Turanlı vermek istediği asıl mesajı Türkiye’deki ‘hısımlarına’ verdi ve geleceği tehlikeye girmesin diye geri çekildi. KKTC devletine ve Tahsin Ertuğruloğlu’na dava açacağım dedi, açmadı. Açmayacak da.

Sahi, ihalenin Turanlı’ya verilmesini isteyen ve tüm koşulları yaratan Türkiye’deki iktidar ne oldu da şimdi bu adamın karşısına şahin Ertuğruloğlu’nu dikti? Üstelik iddia odur ki Ömer Elmas isimli avukat aracılığıyla rüşvet istemek için yaptı bunu. Ayakkabı kutuları boşaldı anlaşılan. Türkiye’de ayyuka çıkanlar yetmedi olacak. Ne oldu da Türkiye’deki iktidar ve Turanlı karşı karşıya geldi ve Turanlı eteklerindeki taşları kontrollü dökerken söyleyemediklerinde bunu haykırdı? Ne idüğü belirsiz, Türkiye’deki yaşamı şaibelerle dolu avukat Ömer Elmas’ın Tahsin Ertuğruloğlu ile ilişkisi ne? Ve Elmas kimin adına KKTC’de iş kovalıyor? Bu işlerin arkasındaki isim gerçekten de Maksut Serim midir? Yani Türkiye cumhurbaşkanlığı ve başbakanlığı örtülü ödeneğinin başındaki şahsiyet. Erdoğan’ın en güvendiği adamlarından olduğunu bizzat yakınından teyit ettim. Bu kişinin buradaki iki bakanla yakın ilişkide olduğunu kulağı kesik bir meslektaş yazdı ancak sükut ikrardan geldi ve herkes sessizliğini korudu. Adaya her ay, hatta bazı ay birkaç kere gelip-giden Maksut Serim bu kadar sıklıkta burada ne arıyor? TC Devleti adına KKTC’li yetkililerle ne tür görüşmeler, anlaşmalar yapıyor? Türkiye örtülü ödeneğinin başındaki kişinin burada ne tür emelleri olabilir? Ülkedeki birçok aktif siyasetçinin dahi tanımadığı bu isim Özgürgün ve Sunat Atun ile ve diğerleriyle ne görüşüyor?.. Bunların cevaplarını aldığımız gün Kıbrıs meselesi kökünden çözülecek.

Kıbrıs meselesini kendince çözmeye çalışan BM Genel Sekreteri Guterres’in dünkü açıklamalarında bir yere takıldım. “Kıbrıs’ın tamamen normal bir AB ülkesi haline gelmesi zaman alacak” dedi. Zamanın uzamasına sebep olacak olan herhalde TC ve  KKTC’deki çürümüş yapı. BM Genel Sekreteri hakkımızda sandığımızdan çok şey biliyor anlaşılan.