Yaşadığımız onca kaos, daralma, yozlaşma ve kirlenme karşısında şu gerçeğin hepimiz farkındayız.
Kıbrıs’ta “çözümsüzlük” asıl derdimiz.
Bu büyük düğüm çözülmeden, uluslararası hukuk içinde tanınmış bir devletin eşit ortağı olmadan, tam anlamıyla iyileşmek de mümkün görünmüyor.
Çünkü mesele yalnızca diplomasi değil…
Ekonomi…
Hukuk…
Demokrasi…
Kurumsal kalite…
Özgüven…
Gelecek duygusu…
Hepsi birbiriyle bağlantılı…
Son dönemde yaşanan gelişmeler bu nedenle dikkat çekici…
***
Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye yeniden “stratejik ortak” diliyle yaklaşması…
Ankara ile Brüksel arasında uzun zamandır zayıflayan temasın yeniden güçlenmesi…
Doğu Akdeniz’de tansiyonu düşürme arayışları…
Kazakistan’ın, Kıbrıs Cumhuriyeti’nde büyükelçilik açmasına rağmen Tufan Erhürman’ı Türk Devletleri Teşkilatı zirvesine davet etmesi…
Birleşmiş Milletler Kıbrıs Özel Temsilcisi María Ángela Holguín’in haftaya adaya yapacağı ziyaret…
Temmuz ayında yeni bir gayriresmî 5’li Kıbrıs zirvesi beklentisi…
Bunlar birbirinden kopuk gelişmeler değil.
Tesadüf de olamaz.
***
Kazakistan, Kıbrıs Cumhuriyeti’yle diplomatik temsil düzeyini yükseltti ve 2025 yılı başında Lefkoşa’da büyükelçilik açarak büyükelçi atadı.
Ama aynı Kazakistan, Kıbrıslı Türk lider Tufan Erhürman’ı Türk Devletleri Teşkilatı zirvesine davet etti.
Kazakistan, tıpkı diğer Türk Devletleri Teşkilatı üyeleri gibi resmî olarak yalnızca Kıbrıs Cumhuriyeti’ni tanıyor.
Yani Birleşmiş Milletler çizgisinden çıkmış değil.
Tam da bu nedenle Erhürman’a yapılan davet önemlidir.
Çünkü Kazakistan, uluslararası hukuk pozisyonunu değiştirmeden, Kıbrıslı Türklerin siyasal varlığını ve eşit kurucu taraf yaklaşımını tamamen yok saymayan bir denge kurmaya çalışıyor.
Bu aynı zamanda, Kıbrıslı Türklerin olası bir çözümde “eşit kurucu taraf” olacağına dair diplomatik bir hatırlatma…
***
Avrupa’dan gelen mesajlar da dikkat çekici…
Ursula von der Leyen’in geçtiğimiz hafta Erdoğan’la görüşmesi sonrası yaptığı açıklama çok önemliydi.
“Türkiye, çalkantılar içindeki bir bölgede kilit bir ortaktır” diyor Ursula von der Leyen…
“Çıkarlarımız örtüşüyor…”
Enerji güvenliği…
Ticaret yolları…
Ortadoğu’daki kriz…
İran gerilimi…
Ve Kıbrıs…
“Avrupa Birliği, BM öncülüğündeki Kıbrıs sürecini desteklemeye hazırdır.”
Kıbrıslı Türklerin geleceği Avrupa Birliği’nin dışında değil, içinde aranmalıdır.
Yunanistan da…
Türkiye de…
Kıbrıs da orada buluşacaktır.
Belki hâlâ çözümden uzağız…
Ama çerçeve değişmedi.
Üstelik uzun zaman sonra ilk kez; Türkiye, Avrupa Birliği, Birleşmiş Milletler ve bölgesel dengeler daha umut verici görünüyor.
:::
(Yazılarımıza biraz ara... Pazartesine görüşmek umuduyla...)