Kıbrıs eksilirken, cumhuriyet çizilirken…

Cenk Mutluyakalı

Doğru mudur, değil midir emin değilim…

Kemal Kılıçdaroğlu’na atfedilen bir öneri yeniden dolaşıma girdi.
“KKTC”den “Kuzey” sözcüğü çıkarılsın…
Kıbrıs Türk Cumhuriyeti” olsun.
KTC!

Bilmiyorum gerçekten söyledi mi…

Ama düşüncenin kendisi de ilginç…
İlk değil ayrıca...
Böyle giderse adanın yarısından “Kıbrıs” sözcüğünü çıkarırlar herhalde…
Çünkü asıl alerjileri “kuzey”e değil, “Kıbrıs”a zaten…

Çözümsüzlük sürerse eğer…
Adanın yarısında “Kıbrıs” yalnızca isim olarak kalacak.
Tam anlamıyla “fethedildi” buralar…
Kuşatma büyük!

***
Yine de Kemal Bey’in asıl dertlenmesi gereken sanırım kendi ülkesi…
Çünkü bugün “Türkiye Cumhuriyeti” isminde de “Cumhuriyet”in üzeri çiziliyor gitgide…

Cumhuriyet dediğimiz, gücün halktan gelmesidir.
İnsanların hür iradesiyle sandığa gidip yöneticilerini seçmesidir.
Egemenliğin tek bir kişiye ya da bir zümreye değil, halka ait olmasıdır.

Demokrasidir.
Adalettir.
İnsan haklarıdır.

Temel hak ve özgürlüklerin güvence altında olmasıdır.

Dedim ya…

Giderek “T” kalıyor sanki Türkiye Cumhuriyeti’nden…
“Cumhuriyet” eksiliyor.

Üstelik Kemal Bey de bugün kendi ülkesindeki demokrasi tartışmalarının tam ortasında duruyor.

***
Şimdi önümüzdeki ay yine “milliyetçilik” yükselecek Kıbrıs’a dair…
Yine dağ başını duman alacak…
Yine marşlar, sloganlar, törenler…

Ama biz yine belirsizliğimizle baş başa kalacağız.

Öyle görünüyor ki temmuz sıcağının ardından bu kez diplomasi ısınacak buralarda…

Pek konuşulmadı ama…
Avrupa Yatırım Bankası’nın yedi yıl aradan sonra Türkiye’ye dönüşünün ve yeni kalkınma projelerinin önünü açan Avrupa-Türkiye dosyasında imzalar atıldı.

Dosya, Kıbrıs başlığına bağlanmadan ilerledi bu kez…

Daha da önemlisi, “Kıbrıs Cumhuriyeti”, 27 Avrupa Birliği ülkesiyle birlikte sürece onay verdi.

***
Ne kuzey…
Ne güney…

Kıbrıs bir bütün olarak Avrupa ailesinde yer almalı…
Türkiye de…
Yunanistan da…

Elbette demokratik bir Türkiye!

Çünkü bu adanın da bu bölgenin de en çok ihtiyaç duyduğu şey yeni sınırlar değil…
Daha fazla demokrasi…
Daha fazla hukuk…
Daha fazla barış…