Kendinizi (hükümetten) koruyunuz!

Cenk Mutluyakalı

Sürüklene sürüklene gidiyoruz.
Yine de “kibir” yerli yerinde!
“Bilmediğini bilmeyenlerin” büyüttüğü bir tehlike var.

***

Salgın yönetiminin “lideri” yok, “yöneteni” yok.
Hiçbir sürecin senaryosu yazılmıyor çünkü…
Öyle zorla “kahraman” yaratırsak da olacağı bu!
Hepiniz inandınız ki Sağlık Bakanı iyi insan, samimi insan ve mağdur (!)
Mağdur biziz!
Toplum mağdur…
Hepimiz…
İyilik başka, yönetim ve organizasyon yeteneği bambaşka işler!
İnatla da bir “Kriz Masası” kurmuyorlar.
Aşı da pcr test süreçleri de hastane organizasyonu da hepsi gelişigüzel oldu.
İnsanlar kuyruklara itildi.
Bir gün evvel okullar açıldı, ertesi gün ülke kapandı.
Dene, yanıl, ne olacak canım alt tarafı insan hayatı!
Bir dönem güneye laf uçuruyorlardı, “gelsinler, bizim hastanelerimizde tedavi edelim” diye.
Şimdi adım atacak yer kalmadı hastanede!

***

“Kendinizi koruyunuz” diyorlar insanlara…
O kadar “aciz” duruma düştüler.
Kendimizi önce “hükümet”ten korumak gerekiyor.

Başbakan’dan…
UBP-DP-YDP’den…
Sağlık Bakanı’ndan…
Büyükelçi’den…
Evet evet!
Çünkü az çırpınmadılar bu “iradesizliği” dayatmak için ve şimdi onlar da sorumluluk üstlenecekler.
Hani her yatırımın üzerine tabela asıyorlar ya:
“TC katkılarıyla yapılmıştır.”
Hükümet de öyle!
Eserleri bu, gurur duysunlar şimdi.
Dörtlü koalisyondan beri oynuyorlar bu ülkenin iradesiyle!
Ne kurultay bıraktılar, ne hükümet…
Bir hesap verilecekse onlar da verecek.

***

“Şehirlerarası seyahat edecek ve görev yapacak olanlar PCR testi yaptırsın” diye karar alıyorsun.
Binlerce insanın test için yığılacağını ön göremiyorsun.
Bir “takvim” yapamayacak kadar kapasite yoksunluğu sergileniyor.
Eylem planı yine yok!
Gün gün programlanamıyor.
Eczacılar…
Bankacılar…
Gıda tedarikçileri…
Polisler…
Her meslek grubu için kendi örgütleriyle temas kurarak testleri öylece yapmak da akıllarına gelmiyor.
İşbirliği de bilmiyorlar çünkü…
Sorsanız “Hepsi tamam, tüm planlar bizde mevcut” diyecekler, koltuk altlarında tuttukları dosyayı sallayarak.

***

Canınızı koruyunuz ne olur…
Önce “hükümet”ten korununuz.
Sonra virüsten!


Böyle kapanma olmaz!


Bu başlığı atmış ve Başbakan Saner “Tam Kapanma” diye anılan kararları açıklamadan önce düşüncelerimi yazmıştım.
Yeniden okudum, fikrim değişmedi.
Olmaz!
Ne yazık ki “destek ödememek” için günlerce, neredeyse tüm sektörler açık bırakıldı.

Batırıldı!
Sağlık da ekonomi de…

Olmaz çünkü “” insanı kapatamazsınız!
Çünkü süreci yönetenler de önce “maaşları” garantiye alıyor.
"Statüko"yu değiştirmek için önce bunun içinden çıkmak gerekiyor!

“Kasa”yı hiç ellemeden, “fon” üzerinden hareket ediyorlar.
Maliyenin sahip olduğu imkanları paylaştırmaya cesaretleri, iradeleri, düşünceleri yok.

Bir ay herkes ama herkes yalnızca 5 bin lira alsa ve evine kapansa ne olacak?
Bir ay be bir ay!

Hem istesen de fazlasını harcayamazsın.
Bir ay ertelersin borcu, kirayı, çeki...
Bir ay!
Böyle olur kapanma ve bir felaket önlenir.

“Sokağa Çıkma Yasağı’nın ihlal edilmesi durumunda mali destek iptal edilecek” de denir ayrıca…

Olağanüstü koşullarda olağanüstü kararlar gerekir.
Kimi maaşlı, kimi aç kapatılmaz.