“Kayıp” bir Kıbrıslıtürk için Ayluga’da arayış sürüyor…

Sevgül Uludağ

OKURLARIMIZ BİLDİKLERİNİ PAYLAŞMAYA DEVAM EDİYOR…

Bir okurumuz, Kayıplar Komitesi yetkililerine önümüzdeki günlerde Ayluga göleti yakınında olası bir gömü yeri gösterecek…

Bir Kıbrıslırum okurumuz, Kayıplar Komitesi yetkililerine önümüzdeki Cuma günü Ayluga göleti yakınında olası bir gömü yeri gösterecek. Kıbrıslırum okurumuz, daha önce bu konuyla ilgili olarak Kayıplar Komitesi Kıbrıslırum Araştırma Koordinatörü Popi Hrisostomu’yla birlikte haritalar üzerinde çalışma yapmış, kendisi bir şahitle bölgeye giderek almış olduğu koordinatları ve resimleri Kayıplar Komitesi yetkililerine vermiş ancak aşırı yağışlar nedeniyle bölgenin çamur deryasına dönüşmüş olması nedeniyle Kayıplar Komitesi yetkilileriyle birlikte buraya gidip olası gömü yerini gösteremişti. 1974 “kaybı” bir Kıbrıslıtürk’ün olası gömü yerini göstermek için bölgeye Kayıplar Komitesi yetkilileriyle birlikte gidecek olan okurumuz, bizimle de bu konuda bildiklerini paylaşmış ve özetle şunları anlatmıştı:

***  Evine ganimet yapmak üzere giren birkaç Kıbrıslırum’a ateş ederek birisini öldüren sözünü ettiğim Kıbrıslıtürk, ganimete giden sözkonusu Kıbrıslırumlar tarafından yakalanarak, Kayıplar Komitesi’ne göstereceğim bir yere yüzeysel bir noktaya öldürülerek gömülmüştü. Bu ev, Yeni İzmir’deydi ancak onu gömdükleri yer Ayluga göleti çevresindeydi…

***  Söz konusu Kıbrıslırumlar, bu Kıbrıslıtürk’e kendi mezarını kazdırtmış ve 30 santim kazdıktan sonra ona “Yeter” demişler ancak Kıbrıslıtürk, zaman kazanmak için kazmayı sürdürmüştü…

***  Bunun üzerine başına vurarak onu bayıltmışlar ve kazılmış olan mezara koymuşlar üstünü toprakla örtmüşlerdi. Ancak sözünü ettiğim Kıbrıslıtürk ölmemiş, kendine gelince toprakları kazarak mezardan çıkmaya çalışmış. Bunun üzerine onu öldürmüşler ve yaptığım araştırmalar sonucunda saptamış olduğum olası gömü yerine tekrar gömmüşler.

***  Bana bunları anlatan şahıs, orada bir göz şahidi idi – onunla birlikte bölgeye gittik ve yeri bana gösterdi. Aşırı yağışlar nedeniyle Kayıplar Komitesi yetkililerine bu yeri gösteremedim ancak bildiklerimi kendileriyle paylaştım ve harita üzerinde de çalıştık. Şimdi havalar ısınıp toprak kurumaya başladığı için Cuma günü gidip bu yeri göstermeyi kararlaştırdık.

***  Kayıplar Komitesi Ayluga göletinde kazı yapmış ancak benim göstereceğim yer, onların kazı yapmış olduğu yerden 500 metre uzaklıkta bir noktadadır.

Bu okurumuza yürekten teşekkür ediyoruz…

Bir Kıbrıslıtürk okurumuz ise bize aynı konuda göndermiş olduğu yazıda şöyle yazdı:

***  O dönem Kıbrıslıtürkler Yeni İzmir bölgesinden ayrıldıydı veya esir alınarak Leymosun’a götürüldüydüler Rumlar tarafından. Fakat sözünü ettiğim Kıbrıslıtürk, oraya bir sten verilerek 15 Temmuz sonrası, 17-18 Temmuz civarı gönderilmiş ve “Git evini koru” denmişti kendisine. Ailesini Mağusa surlariçine götürmüştü.

***  Kıbrıslıtürkler’in bölgeyi boşaltmış olduklarından ve bazılarının da Kıbrıslırumlar tarafından esir alındığından habersiz olan bu Kıbrıslıtürk, evinde tek başına bekler çünkü kimse ile irtibatı yoktur. 20 Temmuz 1974’ten sonra oralarda kimsecikler kalmamıştır.

***  Bölgenin Kıbrıslıtürkler tarafından boşaltıldığını ve bazılarının da esir alınmış olduğunu bilen bazı Kıbrıslırumlar, ganimet etmek üzere evlere girerler ve bu eve girdiklerinde de bu Kıbrıslıtürk’le karşılaşırlar. Bu Kıbrıslıtürk ateş edip birini vurur ve öldürür. Kendi de yaralanır. Daha sonra iki kişi eve girer, ikisini yatır vaziyette görürken, bu Kıbrıslıtürk kalkıp onlara ateş eder ve yaralar. Mermisi bitinceye kadar bekleyen Kıbrıslırumlar onu alıp götürürler ve mezarını kendisine kazdırırlar. Başına vurup onu bayıltırlar. Buz fabrikası-itfaiye yanındaki birisine bizim Türkler’in yaptığına karşılık ona misilleme yaptılar… Ve daha ölmeden gömdüler. Sonra kıpırdanınca onu öldürdüler ve gömdüler.

***  Onun hikayesini bir arkadaşımıza Londra’da bir Kıbrıslırum anlattı bu şekilde… İnşallah ondan geride kalanlar bulunur ve bir mezara kavuşur, ailesinin gidip çiçek koyabileceği bir mezarı olur…

Bu okurumuzun sözünü ettiği Londra’dan Kıbrıslıtürk arkadaşını da bulduk ve onunla da konuştuk.

O da 30 sene önce bir gece, Londra’da bir arkadaşlarının evine yemeğe gittiklerini, bu arkadaşlarının solcu birisi olduğunu ve oraya genç bir Kıbrıslırum çiftin geldiğini ve konuşurken kendisine bu olayı aktardıklarını, kendini çok kötü hissettiğini aktardı.

Kıbrıslırum okurumuza, Kayıplar Komitesi’ne bu Kıbrıslıtürk’ün olası gömü yerini bulmaları için elinden gelen yardımı, gönüllü ve insani biçimde yaptığı için çok çok teşekkür ederiz. Kıbrıslıtürk okurumuza da bu olayla ilgili bildiklerini bize yazmış olduğu için çok teşekkür ederiz.

Elbirliğiyle kendi yaralarımızı sarmamız, kendi “kayıp”larımızı bulmamız gerek…

Bu insani konuda bizimle ve Kayıplar Komitesi yetkilileriyle işbirliği yaparak bildiklerini paylaşan, bilmeseler bile bilen kişileri bularak onları olası gömü yeri göstermeye veya bildiklerini anlatmaya ikna eden tüm okurlarımızı yürekten kutlarım… Onların bu çabaları, Kıbrıs’ta insaniyetin ölmemiş, yok edilememiş olduğunu gösteriyor ve gelecek için hepimize umut aşılıyor…Aşırı yağışlar nedeniyle bazı kazı yerlerinde toprağın çamurlaşması nedeniyle bazı kazılar beklemeye alınmış, daha sonra havaların ısınmasıyla birlikte bu kazılar sürdürülmeye başlanmıştı… Bu yerlerden biri de Lefkoşa’da hapishane arkası, Lefkoşa-Hamitköy arasındaki bir kazı yeri… Burada bir toplu mezar aranıyor…

Kayıplar Komitesi’nin arkeologları, yaz-kış, yağmur-çamur demeden, kesintisiz biçimde işlerini yapıyorlar… İki toplumlu ekipler halinde kazıları yürüten arkeologlar, bu fotoğrafta Mutluyaka’da (Stilloz/Stilli) kazı yürütürken görülüyor… Onlara “Çok kolay gelsin” diyoruz…