Karma Oyu Kaldırmayı Türkiye Değil, Üstel İstedi

Ünal Fındık

Seçime sayılı günler kala seçim yasasıyla oynanmaz. Bütün demokratik ülkelerde bu kuraldır.

Bizim gibi demokrasiyi, meclisteki 1-2 sandalye çoğunluğun istediği kararı, istediği zaman alabileceği olarak anlayan iktidarların olduğu ülkelerde elbette bu kural geçersizdir. Çünkü demokrasi anlayışları bu kadardır.

UBP karma oyu daha önce de kaldırmıştı. Aralık 1993 seçimleri öncesinde de seçimi kaybedeceğini anlayan UBP seçim yasasını değiştirmiş ve karma oyu kaldırmıştı.

Ancak küçük toplum olmamız, insanların birbirini tanıması, akrabalık ilişkileri vb. nedenlerle bunun yanlış olduğu anlaşıldığı için bir sonraki seçim gelmeden bu karar değiştirildi.

UBP Aralık 1993 seçimleri öncesinde büyük bir bölünme yaşamış, 9’lar hareketi sonucu parti ikiye bölünmüş ve UBP içinden DP doğmuştu.

Bunun ardından dönemin UBP ileri gelenleri üyelerinin karmaya yöneleceğini ve bundan zararlı çıkacaklarını düşünerek karma oyu kaldırmışlardı.

Ama sonucu değiştiremediler. O dönem UBP ilk defa iktidarda yer alamadı. Seçimin ardından DP-CTP koalisyonu kuruldu. UBP tarihinde ilk kez ana muhalefet partisi oldu.

Özetle seçime çeyrek kala seçim yasası ile oynayarak iktidarda kalamazsınız. Halk kararını verdiği zaman bundan kaçamazsınız.

***

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman seçime az bir süre kala seçim yasasının değiştirilmesini onaylamadığını söyledi ve söz konusu yasayı imzalamayarak bir daha görüşülmek üzere meclise geri gönderdi.

Bunun üzerine UBP’li vekiller ve UBP’ye yakın kimi köşe yazarları sayın cumhurbaşkanına karşı saldırıya geçti.

Erhürman’ın yasayı meclise geri göndermesinin, Cevdet Yılmaz’ın KKTC’yi ziyareti öncesinde yapılmasının, karma oyun kaldırılmasını isteyen Türkiye’ye karşı bir tavır olduğunu iddia edecek kadar kendilerini kaybettiler.

Birincisi karma oyun kaldırılmasını Türkiye değil UBP Genel Başkanı ve Başbakan Ünal Üstel istedi. Üstel, geçmişte rahmetli İrsen Küçük’ün durumuna düşmekten korktuğu için karma oyu kaldırmak istiyor. Üstel, UBP’li ağır topların karmaya yönelmesini engellemek için bu adımı attı.

Bu konunun ne Cevdet Yılmaz, ne de Türkiye ile bir ilgisi yoktur. Dahası Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, “Seçim Yasası’nda yapılan değişiklikler bir yıl içinde yapılacak seçimlerde uygulanmaz” deniyor.

Bu ülkede bazı kesimler “Türkiye böyle ister” diyerek yol yürüyeceğini sanarak her fırsatta bunu kullanmaya çalışıyor.

Bu ülke bizimdir. Bu ülkeyi nasıl yöneteceğimiz bizi ilgilendirir, bu ülkeyi kimin, ya da kimlerin yöneteceğine biz karar veririz.

Elbette bu konuda sıkıntılarımız çoktur. Bunu biliyorum. Buna rağmen açıkça söylüyorum halk karar verdiğinde hiç kimse bunun karşısında duramaz.

Daha geçen yıl yapılan cumhurbaşkanlığı seçiminde “Türkiye Ersin Tatar’ı istiyor”, “Tufan Hoca seçilirse Türkiye ile çatışma yaşanacak” propagandası yapılıyordu. Ersin Tatar’a destek için Türkiye’den heyetler geldi, gitti.

Peki sonuç?

Tufan Hoca %63 oy oranıyla seçimi kazandı. Aradan bir yıl geçti. O gün Tufan Hoca seçilirse Türkiye ile çatışacak diyenler yanıldı. Ama hala aynı teraneyi seslendirmekten geri durmuyorlar.

Çünkü başka argümanları yoktur. Boş sözler söylemek ve boş vaatlerde bulunmakla yol yürünemeyeceğini kendileri de bildikleri için Türkiye sevdasını kullanmaya çalışıyorlar.

Yukarıda da söyledim. Bir kere daha tekrar etmek istiyorum. Bu konuda sıkıntılarımız çoktur. Buna rağmen halk kararını verdiği zaman bunun önünde hiç kimse duramaz.