Ertuğrul SENOVA
Görkemli törenlerle "Devreye aldık, kontrol tamamen elimizde" denilerek açılışı yapılan yeni radar projesinin içi boş çıktı, eskisinin ise adeta çöpe atıldığı ve kamu zararının 600 milyon TL’den fazla olduğu ortaya çıktı.
Sayıştay Başkanlığı’nın resmi denetim raporu; eski sistemin lisans ücreti ödenmediği için 8 Nisan 2025’te kilitlendiğini, 16 Ocak 2026'daki lansmanda "aktif ve kusursuz" denilen yeni yapay zekâlı kameraların ise yazılım entegrasyonu olmadığı için tek bir ceza dahi üretemediğini belgeledi.
Yüklenici firma olan Türkiye merkezli RADARSAN şirketinin ise, lansman etkinliğinde “polise teslim edildi” denilen 20 mobil kamerayı teslim etmediği, yeni kameraların gece körlüğü yaşadığı ve milyonlarca Euro’luk eski sistemin ambarlarda çürümeye terk edildiği ortaya çıktı.
Dosya "kamu zararı" gerekçesiyle Başsavcılığa sevk edildi.
Sayıştay Başkanlığı denetçileri tarafından hazırlanan 15 Eylül 2026 tarihli rapor, 8 Nisan 2025 tarihinden bu yana Kıbrıs’ın kuzeyindeki hız tespit sistemlerinin tek bir ceza dahi kesmediğini, toplam kaybın en az 600 milyon 334 bin TL olduğunu ortaya koydu.
Sayıştay Başkanlığı denetçileri Metin Bayraktar ve Selin Altınoğlu tarafından hazırlanan raporda, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı ile Polis Genel Müdürlüğü (PGM) arasındaki koordinasyonsuzluğu, teknik yetersizlikleri ve milyonlarca liralık kamu zararını belgeledi.
16 Ocak’taki şatafatlı tören fos çıktı
16 Ocak 2026 tarihinde Lefkoşa Concorde Otel’de, Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Başbakan Ünal Üstel, dönemin Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, TC Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün ve RADARSAN yetkililerinin katılımıyla "Akıllı Ulaşım Sistemi Elektronik Denetleme ve Akıllı Kavşak Projesi" lansmanı gerçekleştirilmişti.
Törende konuşan protokol üyeleri adeta bir başarı tablosu çizmişti.
Başbakan Ünal Üstel, "Kurulan sistemlerle artık kontrol tamamen elimizde, lisans ücreti ödemiyoruz, dışa bağımlılık bitti. 130 sabit ve Polise teslim edilen 20 mobil kamera ile sürece başlıyoruz. Son 4 aydır testler tamamlanmıştır" demişti.
TC Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ise kendi ülkesinin kaynaklarından yaklaşık 4,7 milyon dolar aktarıldığını belirterek, sistemin "gece ve gündüz yüksek doğrulukla çalıştığını, ihlallerin anlık analizlerle birimlere aktarıldığını" iddia etmişti.
Yine TC Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün ve RADARSAN, testlerin başarıyla bittiğini ve 150 kameranın sahaya teslim edildiğini savunmuştu.
Ancak rapor, açıklamaların tümünü adeta yalanladı…
Sayıştay resmi belgelerle çürüttü
Sayıştay denetçilerinin Polis Genel Müdürlüğü (PGM) ve resmi kurumlardan elde ettiği bilgi ve evraklar, lansmandaki iddiaların tamamen gerçek dışı olduğunu kanıtladı.
: Lansmanda kameraların 16 Ocak 2026 itibarıyla devreye alındığı ilan edilmesine rağmen; PGM’nin Sayıştay’a verdiği 9 Mart 2026 tarihli resmi yanıtta, RADARSAN’ın Enforcex yazılımının polisin Trafik Puanlı İşlemleri sistemine entegre edilemediği, bu nedenle sistemin devreye girdiği günden bu yana tek bir hız cezasının dahi kesilemediği itiraf edildi.
Başbakan Üstel ve TC Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın "teslim edildi" dediği 20 adet mobil hız tespit kamerasının PGM’ye hiçbir zaman teslim edilmediği ve devreye alınmadığı raporda kayda geçti.
Yeni kameraların montajı Eylül 2025’te bittiği halde 16 Ocak 2026’daki lansmana kadar geçen 4,5 aylık sürede yazılım eksikliği nedeniyle ceza kesilemedi. Sayıştay, sadece bu 4,5 aylık bekleme döneminde kamunun en az 173 milyon 986 bin TL ceza gelirinden mahrum kaldığını, 16 Ocak'tan sonra da ceza kesilemediği için bu kaybın çığ gibi büyüdüğünü hesapladı.
Sistem ilk olarak 8 Nisan 2025'te kilitlendi
Raporda yer alan bulgulara göre, 2006 yılından bu yana kullanılan yaklaşık 5,7 milyon Euro maliyetli Gatso marka kamera sisteminin arka ofis yazılımı olan "Xilium" için gereken lisans ödemeleri Bakanlık tarafından yapılmadı. Web tabanlı çalışan yazılımın SSL güvenlik sertifikası yenilenmeyince, 8 Nisan 2025 tarihi itibarıyla sisteme erişim tamamen kapandı.
Eski kameralar sökülene kadar hız ihlallerini kaydetmeyi sürdürse de sistem kilitlendiği için veriler cezaya dönüştürülemedi.
Sayıştay’ın hesaplamalarına göre; yalnızca eski sistemin kilitlenmesi nedeniyle kesilemeyen cezaların tutarı en az 600 milyon 334 bin TL olarak kayıtlara geçti.
Milyonluk cihazlar çürümeye terk edildi
Raporda dikkat çeken bir diğer unsur, sökülen eski kameraların akıbeti oldu.
Karayolları Dairesi ambarlarına ve Bakanlık bodrumuna kaldırılan 100'ü aşkın kameranın açıkta, toz toprak içinde ve sağlıksız koşullarda atıl vaziyette çürümeye terk edildiği yerinde tespit edildi.
Yeni sistem kuruldu ama yine ceza kesilemiyor
Eski sistemin devre dışı kalmasının ardından, Türkiye ile imzalanan protokol kapsamında RADARSAN firmasından temin edilen 130 adet yeni sabit hız tespit kamerası Eylül 2025'te tamamlandı ve 16 Ocak 2026'da "devreye alındığı" ilan edildi. Ancak Sayıştay denetimi, bu duyurunun gerçeği yansıtmadığını ortaya koydu.
Polis Genel Müdürlüğü'nün Sayıştay'a verdiği resmi yanıtta; yeni kameraların bağlı olduğu Enforcex isimli yazılımın, polisin ceza puanlama ve tahsilat sistemi olan Trafik Puanlı İşlemleri yazılımına entegre edilemediği ifade edildi. Bu entegrasyon sağlanamadığı için kameralar hız aşımını tespit etse dahi sistem ceza üretemiyor.
RADARSAN’ın sisteminde büyük eksiklikler:
Görüntüler poliste değil, flaşları yok
Yeni sistemde yaşanan diğer skandal eksiklikler de raporda sıralandı.
Rapora göre yeni kameralarda gece görüşü ve flaş yok. Bu nedenle gece çekimlerinin siyah-beyaz çıktığı, araç plakası, marka/model ve sürücü tespitinin çoğunlukla yapılamadığı belirlendi.
Kent Güvenlik Yönetim Sistemi Yasası'na aykırı olarak sunucuların polise değil Bakanlık binasına kurulduğu, polisin canlı kamera görüntülerine erişim yetkisinin bulunmadığı tespit edildi.
Protokol kapsamında teslim edilmesi gereken 20 adet mobil hız tespit kamerasının PGM'ye teslim edilmediği ve devreye alınmadığı kaydedildi.
Hız sınırlarını gösteren yol levhalarının kimisinin çekim mesafesi içine konduğu, kimisinin eksik olduğu veya kamera ile tabela mesafelerinin nizami olmadığı saptandı.
Bürokratlar Sayıştay’dan belge sakladı
Denetim sürecinde Sayıştay'ın "20 yıllık sistem neden değiştirildi, yeni kameraların akreditasyonu var mı?" soruları ise yanıtsız kaldı.
Dönemin Bakanlık Müsteşarı Enver Öztürk ile Trafik Dairesi Müdürü Ahmet Aydın arasındaki resmi yazışmalarda bürokratların topu birbirine attığı, Müsteşar'ın "Süreci Bakan ve Daire Müdürü yürüttü, benim bilgim yok" dediği, nihayetinde Sayıştay'a bilgi ve belge verilmediği aktarıldı.
Rapora göre skandalın sorumluları kimler?
Sayıştay denetim raporu; yüz milyonlarca liralık gelir kaybına, sistemlerin işlevsiz kalmasına ve mevzuat ihlallerine yol açan süreçte sorumluluk zincirini kurumlar, bürokratlar ve yüklenici firma düzeyinde somut bulgularla ortaya koyuyor.
Rapora göre sorumlular; dönemin Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, Ulaştırma Bakanlığı, Trafik Dairesi Müdürü Ahmet Aydın, Ulaştırma Bakanlığı Müsteşarı Enver Öztürk ve yüklenici firma RADARSAN.
Dosya Başsavcılık’ta
Sayıştay Başkanlığı, kamusal kaynaklarla alınan eski kameraların hurdaya terk edilmesi ve yazılımsal ihmaller zinciri nedeniyle 600 milyon TL'nin üzerindeki cezanın tahsil edilmeyerek kamu zararına yol açılması gerekçesiyle, raporu gereğinin yapılması için KKTC Hukuk Dairesi’ne (Başsavcılık) gönderdi.