Kameralar işlemez b’annem!

Serhat İncirli

“Türkiye bizi kazıkladı” dersem, suç mu işlemiş olurum?
Peki ya gerçekten kazıkladıysa!

-*-*-

Veya şöyle diyelim, “Türkiye’den bir şirket, trafik kameraları konusunda bize kazık attı, makineler çalışmıyor” diye bir şey yazarsam, “anavatan düşmanı” olur muyum?

-*-*-

Evet!
Geçenlerde bir arkadaşa “burada kamera var, yavaş da cezalar yenmez” dedim, “işlemezler” dedi!

-*-*-

İnanmadım!

-*-*-

Bir polis arkadaşa sordum, “… işlemezler” dedi!

-*-*-

“Çekmezler” diye yorum yaptı bir başka polis…

-*-*-

Bir anlayan insan aradım, sordum; “gerçekten kameralar çalışmıyor mu?”, yanıtı “yüzde 100” şeklindeydi!

-*-*-

Yüzde yüz derken?
Yüzde yüz çalışmıyorlar!

-*-*-

Çalışanları söktük, çalışmayanları taktık!

-*-*-

İlgili bakan son açıklamasında “çalışıyorlar” demişti!
“Deneyin, cezayı yiyin” anlamına gelen bir de tahtidimsi laf etmişti!

-*-*-

Birkaç tanesini denedim; cezamı bekliyorum; şansıma!

-*-*-

“İlgili bakana niye sormadın?” diyebilirsiniz!
Doğrudur; sormam gerekirdi ama “yazıyı bitirdiğim ve gazeteye gönderdiğim için soramıyorum…”

-*-*-

Hep siyasetçiler mi yalan söyleyecek?

-*-*-

Bu arada uyarmak istiyorum: “Siz siz olun, yazdığıma inanıp da kamera olan yerlerde sakın hız yapmayın!
Yalanlar bir gün gerçek olursa cezalar gerçekten yenmez!”


Bu ülkeden ve bizden bir şey olmaz mı?

Kıbrıslı Türk Genç Profesyoneller Birliği (KTGPB), Ocak – Şubat 2026 tarihleri arasında yurt dışında yaşayan yaklaşık 150 genç profesyonelin katılımıyla “Kıbrıs’a Geri Dönüş: Engeller ve İhtiyaçlar” adlı bir anket çalışması yaptı… 

-*-*-

Anketinin sonuçları, “yönetenlerimize” veya “yönettiğini sananlarımıza” fikir verebilir… 
Anketin tamamına https://ktgpb.org/reports adresinden ulaşabilirsiniz... 

-*-*-

Yaklaşık 30 sorudan oluşan çalışmada; kariyer engelleri, yaşam koşulları, altyapı ihtiyaçları, bilgi erişimi ve çalışma modeli tercihleri gibi konularda genç profesyonellerin deneyimlerini, kaygılarını ve beklentilerini doğrudan kendi perspektiflerinden değerlendiren Birlik, öne çıkan bazı bulguları da paylaştı… 

-*-*-

İşte Birlik tarafından açıklanan bazı bulgular: 

-*-*-

Yurt dışında yaşayan genç profesyonellerimizin yüzde 42’si, geri dönüş konusunda ya koşullu ya da karasız… 

-*-*-

Liyakata dayalı kariyer ilerlemesi ve ücret tatmin ediciliği, kariyer faktörlerinin başında yer alıyor

-*-*-

Katılımcıların yüzde 81’i kendi alanında nitelikli pozisyon bulmayı zor veya çok zor görüyor.

-*-*-

Elektrik sürekliliği ve internet stabilitesi tüm anketin en yüksek puanlı iki sorunu… Yani gençler elektrik kesintilerinden ve internetin hızından şikayetçi!

-*-*-

Tercih edilen çalışma modeli yerel istihdam (%21) değil; Güney Kıbrıs’ta çalışma (%59)… Yani gençlerin çoğu, “Ada’ya dönerim ama KKTC’ye zor” diyor! 

-*-*-

KTGPB’ye göre “… Bu çalışma yalnızca bir tespit değil, bir yol haritasıdır. Elde ettiğimiz veriler ışığında; diaspora bilgi platformunun oluşturulması, enerji ve internet altyapısının güçlendirilmesi, girişimcilik desteklerinin hayata geçirilmesi ve liyakat temelli istihdam reformu başta olmak üzere somut bulgu ve önerilerimizi paylaşmaktayız.”

-*-*-

Katılımcılardan biri bu durumu en güzel şekilde özetlemiş: “Lütfen gençlere ‘gidin de dönmeyin, bu ülkeden bir şey olmaz’ demek yerine yaşayabilecekleri bir ülke yaratın.”

-*-*-

Tam da aynı gün yani dün, sevgili Şahap Aşıkoğlu da Kıbrıs Postası’nda bu son söze benzetebileceğim sözler söylemiş…  

-*-*-

Aşıkoğlu, Vatan Mehmet’in sorularını yanıtlarken, daha önce Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın da defalarca vurguladığı sözü hatırlattı ve “… toplumda yaygın olan ‘bizden bir şey olmaz’ söylemini ‘zihinsel sabotaj’ olarak nitelendirerek, bu anlayışın umudu ve sorumluluğu ortadan kaldırdığını söyledi.”


Amedspor düşmanlığı

Amedspor, Türkiye’de Süper Lig’e yükseldi…
Amedspor ya da hiç fark etmez Memedspor, bu çok önemli bir başarıdır ve tebrik etmek lazım…

-*-*-

Amedspor, “Kürt takımı” mı?
Evet!
Diyarbakır’ın takımı!

-*-*-

Türkiye’de Amed Spor Kulübü de “Kürt kimliği”yle özdeşleştirilen en bilinen kulüptür… 

-*-*-

İspanya’da Athletic Bilbao, Bask’ların takımıdır… 

-*-*-

Sadece İspanya’nın değil, Dünya’nın dev futbol kulüplerinden FC Barcelona, Katalan kimliğinin sembolüdür. “Mes que un club” (Bir kulüpten fazlası) sloganı, politik ve kültürel rolünü gösterir… 

-*-*-

İskoçya’da Celtic FC, İrlanda kökenli Katolik toplumun; Rangers FC ise Protestan ve Britanya yanlısı kesimin takımlarıdır ve aralarındaki rekabet korkunçtur… 

-*-*-

Red Star Belgrade (Kızılyıldız) Sırp milliyetçiliğinin sembolüdür… 

-*-*-

Dinamo Zagreb ise Hırvat kimliğinin takımıdır… 

-*-*-

Kıbrıs Cumhuriyeti’nde Omonia komünistlerin, Apoel faşistlerin takımıdır… Limasol, Larnaka ve Mağusa’da da “sol görüşlülerin” ve “sağ görüşlülerin” futbol kulüpleri vardır…  

-*-*-

Yunanistan’da AEK Athens, İstanbul’dan gelen Rum mülteciler tarafından kurulmuş bir kulüptür… 

-*-*-

Göçlerle, savaşlarla ya da siyasi ayrışmalar sonucunda “kurulmuş” farklı kulüpler her yerde elbette vardır ve bulundukları ülkede gayet doğaldır, ciddi politik tartışmaların merkezindedirler…

-*-*-

Ancak devlet ciddiyeti, bu takımlara ayrımcılık yapılmamasını gerektirir…

-*-*-

Türkiye’de Amedspor ya da Amed Spor Kulübü’ne karşı devletin ciddiyeti de zaman zaman fıkralaşabilmektedir… Yani üzücüdür ama aynı zamanda “komik”tir!

-*-*-

Amedspor’un Süper Lig’e yükselmesi nedeniyle takımın futbolcuları da elbette sevinme hakkına sahiptir…

-*-*-

Bu sevinçlerden birini, takımın önemli isimlerinden Senegalli Diagne de yaşamak istedi!

-*-*-

Diagne ne yaptı?
Sevinirken, ülkesinin bayrağını açtı!
Ve anında etrafı polisler tarafından sarıldı!
Çünkü ne rastlantıdır; Senegal Bayrağı, PKK Bayrağı’na benzetildi!