Jasper

Derya Beyatlı

 

Bu sabah ağlamaklı uyandım, gözlerim ıslak ıslak dolandım 

Biraz cesaretimi topladım, sonra geldim kapına dayandım,

Geldimse de bulamadım 

Nazan Öncel 

 

En büyüğü müdür bilemiyorum, hayvanlar ile büyümek bir çocuk için çok büyük bir şanstır, onu çok iyi biliyorum.

En yakın arkadaşım, biricik çocukluk dostum, Tombik. Abilerimin bir yerlerden sahiplenip eve getirdiği, benimle birlikte büyüyen köpeğimiz. Ailece demokrasi oyunlarımızda hep biz çocuklardan yana oy kullanan, bizimle eşit haklara sahip bir aile ferdiydi bizim için Tombiğimiz. Haftasonu kebap partilerimizde, ayaklarımızın içinde oturdu. Hep de yanlışlıkla yere düşürdüğümüz etlerden sebeplenirdi. Azar işittik biz beceriksizliğimden, hiç de umurumuz olmadı. Tombik mutluydu, bize yeterdi.  

Paylaşmayı öğretti bize köpeğimiz, koşulsuz sevgiyi. Dostluğun anlamını bebek yaşta Tombik’ten öğrendim ben. İki abim, bir küçük kardeşim vardı benim. Ufaklık hep yanımdaydı. Sıkıntılı olduğum zamanlarda kafasını kolumun altına sokar, bakışlarıyla boşver, ben buradayım, bu da geçer derdi. Hayat daha kolay olurdu, o zaman. Hiç unutmam.

Tombiğin gidişi benim için katmerli yastı. Yaşamıyor minik dostlarımız bizim kadar, ne yazık. Bu gerçeği kabullenmek uzun yıllarımı aldı. Üzüldüm derinden. Acıyı belki ilk kez kardeşim gittiğinde tattım ve öfkeyi. Dünya’ya, yaşama, ne olduğunu tam da anlayamadığım Yaradan’a kızdım ben kardeşimi kaybettiğimde.  

Jasper girdi sonra dünyama. Yetişkinlik yaşamımda ilk köpek dostumdu O. Beni gördüğünde kimse bu kadar mutlu olmamıştır. Hiç kimseyi bu kadar heyecanla zıplatmamıştır varlığım. Tatile gittiğim zamanlarda yokluğum kimseyi böyle yemeden içmeden kesmemiştir, eminim.

Annemi elbet ayrı tutuyorum da, kimse beni böylesine karşılıksız, hesapsız kitapsız sevmemiştir. Ne yaparsam yapayım, nerede olursam olayım, eve döndüğüm zaman böyle kollarıma atılan başka bir nefes yok benim dünyamda.

Hayvan ticaretine karşıyım, sokaklarda bu kadar sahipsiz hayvan varken zavallı ‘Pedigree’ dişilerin sürekli doğurtulup, yavrularının ellerinden alınması, kabul edebileceğim bir aktivite değil, asla. Jasper’ı hayvan barınağından sahiplendiğimde bir yaşındaydı. Avlanmayı beceremediği için ormanda terk edilmiş, çok dayak yemiş, ürkek bir hayvandı. O’na verdiğim ilgiye cevap vermekte gecikmedi. Kısa sürede canım oldu, en yakınım!

17 yılımız geçti birlikte. Uzaklara gitsem de, her geldiğimde beni yine aynı heyecanla karşıladı. Bakışları hep aynı içtenlikte, ne yaparsan yap, seni seviyorum dedi. Nerede olursan ol, hep yanımdasın diye fısıldadı kulağıma, ben veda şarkımı söylerken.

Gitti Jasper Pazartesi sabahı. Bu dünyanın zulmüne dayanamadı daha fazla. Akşamına kıyametler koptu Girne’de. Yağmur o gün bugündür durmuyor. Gökyüzü benimle birlikte ağlıyor, hıçkıra, hıçkıra, Jasper’ın yokluğuna, O geri gelmiyor.

Bu dünyadan daha kötü bir yer tahayyül etmem imkansız. Daha güzel bir yerde, sevgili dostum, biliyorum. Yine de içim kanıyor onun yokluğunda. Dünya başıma yıkılıyor.

‘Tekrar sever misin?’ diyenlere cevabım hiç değişmiyor. Kimse kimsenin yerini almıyor da, hayat sevgisiz yaşamak için çok kısa.  

Gözyaşlarımı kedim Duman kuruluyor şimdi, seni yaşadığım sürece seveceğim diyor bakışları.  

Yetmez mi?