İşgalcinin kod adı ‘Meryem’

Tümay Tuğyan

 

Yıl 1979…
İran’da devrim günleri…
Şah Pehlevi, İslam devrimi sonucu iktidardan indirilir, Ayetullah Humeyni liderliğindeki Şeriat Cumhuriyeti dönemi başlar.
Devrim esasen, Şah’lık döneminde bastırılan şeriatçı mollaların yönetimi ele geçirmesile sonuçlanır, ancak İran Şahı Pehlevi’nin özellikle Amerika ile kurduğu iyi ilişkiler, ülkedeki ekonomik zenginlikten halk yeterince pay alamazken Şah ve ailesinin lüks içinde yaşaması, monarşik düzen nedeniyle demokratik hakların kullanılamaması gibi etkenler liberal gruplarla solcuların, aydınların da devrimi desteklemesine yol açar.
Şah döneminde sürgünde olan Humeyni, halkın ekonomik refahı ve demokrasi için reform sözleri vererek, ılımlı bir görüntü çizer, geniş bir tabanın desteğini alır ancak Şah devrilip de iktidarı ele geçirdikten sonra, esas yüzünü ortaya çıkarır, bütün muhalif grupları sindirir, islamcı olmayanlar saf dışı kalır, İran karanlıklara gömüleceği bir döneme girer.

***

Devrimin sıcak günleri…
Iktidardan devrilen Şah Pehlevi ülkeden kaçmış, Amerika’ya sığınmış.
Halk ise Şah’ın iadesini istiyor, ülkenin her yanında Amerika aleyhtarı gösteriler yapılıyor.
Tarih 4 Kasım 1979; Şah’ın iadesini isteyen üniversite öğrencileri, başkent Tahran’daki ABD Elçiliği’ni işgal eder, 50’den fazla elçilik çalışanlarını rehin alır. 
Elbette işgalin tek nedeni Şah değildir.
Amerika’nın devrime karşı askeri bir operasyon hazırlığında olduğu, elçiliğin casusluk amacıyla kullanıldığı gerekçesiyle, Humeyni’nin, elçiliğin ele geçirilmesi talimatını verdiği de önde gelen iddialar arasındadır.
Tam 444 gün süren bu rehine krizi, İran ile Amerika arasında var olan ilişkileri kökten değiştirir, o gün itibarıyla iki ülke arasındaki diplomatik ilişki biter.  
1979 yılının kasım ayında başlayan ve nerdeyse bir buçuk yıl süren rehine krizi, hatırlayacaksınız 2012 yapımı ARGO adlı filme de konu olur ve ARGO bu yıl en iyi film Oskar’ını da kazanır. 

***
Nereden mi çıktı şimdi İran devrimi, ABD rehine krizi?
Bakın işte tam şuradan:
İran’da Ahmedinejad dönemi kapandı, Haziran ayında yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimini kazanan Hasan Ruhani, Ağustos başında göreve başladı.
Reformcu kesimin desteğiyle iktidara gelen Ruhani, göreve başlar başlamaz, İran’da kadın hak ve özgürlüklerini ilerletme ve önemli siyasi mevkilere kadınları atama sözü verdi.
Sözünün ikinci kısmını tutan Ruhani, şu ana kadar dört önemli göreve kadın atama yaptı.
Önce Meclis Başkan Yardımcılığı görevine Elham Eminzade’yi, kendisinin kadın konuları danışmanlığına Pervin Dadandiş’i, Dışişleri Bakanlığı sözcülüğüne de Merziye Efhem'i getirdi.
Ve son olarak önceki gün, Cumhurbaşkanı Yardımcılığı görevine kimin atandığı belli oldu; bu görev de bir kadına verildi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı, Masume Ebtekar.
Aslında Ebtekar bu görevi ilk kez yapmıyor. Ahmedinejad dönemi öncesinde,1997-2005 yılları arasında da aynı görevi üstlenmiş, Hatemi döneminin de Cumhurbaşkan yardımcılığını yapmış.
Ama dünya kamuoyunun Ebtekar’la tanışıklığı, çok daha eskiye, ta 1979 yılındaki rehine krizine dayanıyor.
Ebtekar, Amerikan elçiliğini işgal ederek diplomatları 444 gün boyunca rehin tutan üniversite öğrencilerinden biriydi.
Ebtekar işgale ‘Meryem’ kod adıyla bilfiil iştirak etmiş sonra da öğrenci grubunun sözcülüğünü üstlenmişti.
Dünya onu, her gün kameraların karşısına geçerek, rehineler için “her biri İran rejimini devirmeyi planlayan birer casus” dediği öfkeli yüzüyle hatırlıyor.
O dönemin 18 yaşındaki üniversite öğrencisi, bugün bir İmmünoloji doktoru, reformist bir kadın siyasetçi.

***

Reformcu olarak bilinen ve özellikle kadınlarla gençlerin desteğini alan Hatemi döneminin ardından, İran’da yeniden  reform rüzgarları esiyor.
Önemli siyasi mevkilerde kadınları görmek çok önemli, ama esas önemli olan kadınların siyasi ve sosyal haklarında ne gibi ilerlemelerin kaydedileceği!
Ahmedinejad döneminde iyice geriletilen kadın hakları konusunda, gözler ‘ılımlı muhafazakar’ olarak tanımlanan Ruhani’de ve tabii gençliğinden bu yana reformculuğuyla tanınan Ebtekar’da.