İnsan figürleri

Tayfun Çağra

 

Okuyacağınız konu dün de basınımızda, köşe yazılarında çok yer aldı. Belki tekrar olacak ama o gün olay yaşandığında ben bugünkü köşem için hemen kaleme almıştım aşağıdaki yazıyı… Çünkü konu, es geçilmeyecek bir konuydu.

***

Bireylerin kendi düşüncesi dışındaki görüşlere tahammül gösterememesine derin anlamlar yüklemek, bu durumu izah etmek için süslü, entelektüel sözler bulmaya gerek yok.
Buna kısaca faşizm veya bir anlamda da bağnazlık denebilir.
Bağnaz sözcüğünün tanımına baktığımızda “Bir hareketin veya düşüncenin körü körüne bağımlısı ve savunucusu” diye tanımlar sözlükler…
Bu durumun yani başka bir düşünceye tahammülsüzlüğün başka bir yanı da ‘cahil’lik olarak izah edilebilir.
O cahil insanın kafasına birileri bir düşünce, bir inanç sokmuştur ve “bunu mutlaka doğru olarak kabul et” demiştir.
O da böyle dendiği ve başka bir düşünceyle uğraşmak gibi ‘zor’ bir işe girişemediği için, yani bu durum kolayına gittiği için, kafasına sokulan fikri ‘doğru’ kabul edip hep savunagelmiştir.
Hatta savunmasına bile gerek yoktur çoğu zaman, çünkü o da ‘zor bir iştir’, sadece uygulamıştır.
Bağnazlık ve cahillik de devletleri yönetenlerin çoğu zaman işine gelen insan figürleridir. Hatta böyle bir toplum yaratmak için yönetenler çoğu zaman projeler üretip uygulamaya da sokmuşlardır ve hâlâ sokuyorlar.

***

Devletleri yönetenler böyle figürler karşısında rahattırlar çünkü istenen biçimlerdir.
Kısa zamanda bizde de bir örnek gerçekleşmiştir.
15 Kasım törenleri sırasında pankart açan bir grup vicdani retçiye polis müdahale etmiş, alandaki tuvaletlere götürülüp üstleri de çıkarılarak arandıkları iddiası da ortada dururken, kelepçe takmış, cep telefonlarına el konulmak istenmiş falan…
Oysa ki 15 gün önceki 29 Ekim törenlerinde az önce izah etmeye çalıştığım insan figürlerinden oluşan başka bir grup ise vicdani redde karşı pankartlar açmışlar, o gruba herhangi bir müdahale yapılmamış, neredeyse o gruba tören alanında yer bile ayrılmış!

***

Anlıyorum, ülkede normal bir düzen yok, her ne kadar da seçimlerimizi yapıp hükümete bazı siyasi partileri getirsek de hâlâ 1974 savaşının getirdiği militarist düzenin devamını yaşamaya devam ediyoruz.
Polis henüz askere bağlı ve polisin neye müdahale edip neye edemeyeceğine asker karar veriyor.
Ancak hiç olmazsa bu örnekte hükümetimiz bir tavır ortaya koyabilmeli… Birilerinin vicdani redde karşı çıkıp tören alanında ‘destekli’ pankart açmasına izin verilebiliyorsa bir başkasının da aynı tören alanında vicdani ret hakkını savunabilmesine izin verilebilmeli.
Farklı düşüncelerin ortaya konulabilmesini hükümetin yeniden küçülmeye başlamış ve böyle bir vizyonu olmayan DP kanadının savunmasını beklemek saflık olur ama CTP kanadından bu savunuyu beklemek ve sözünü ettiğim örnekte CTP’den en azından bir açıklama gelmesi, sol düşüncenin gereğidir diye düşünüyorum. 
Bu yazıyı yazmışken dün Başbakan ve CTP Genel Başkanı Özkan Yorgancıoğlu bir açıklama yaptı ve “müdahaleyi kınadıklarını, olayla ilgili polisten gerekçe açıklamasını beklediklerini” duyurdu. Şimdi CTP, bu olayın takipçisi olmalıdır.