İMAM NİKAHI

Sami Özuslu

Adamın biri eşini bıçaklamış. Lakin bu eş, imam nikahlıymış.

Bıçakladığı iddia edilen erkek şahıs ise iddiayı reddetmiş. “Alkollüydü, kendi kendisini kesti” gibi bir savunma yapmış.

Olay Girne’de vuku bulmuş. Yani ‘turizmin incisi’nde…

Mahkeme huzurunda verilen şahadetlere göre durum buymuş. İsimler mühim değil. Olay hakkındaki kararı da mahkeme verecek.

Ama mühim olan bir şey var: Turizmin incisi olsa da olmasa da Girne’de ‘imam nikahı’nın işi ne?

Ya da Mağusa’da… Lefkoşa’da veya… Omorfo’da, Lefke’de, İskele’de?

Ne imamı, ne nikahı?

Yıl 2021…

Yer KKTC…

Anayasa der ki ‘laik’…

Ve devam eder ‘hukuk devleti’ diye…

Yasaları da meclis yapar.

Kadı yok.

‘Boş ol’ diyecekse biri, mahkemeye çıkar.

Öyle ‘erkek ne derse o olur’, ‘dörde kadar hakkı var’ durumları yaşanmaz, yaşanamaz bizim sisteme göre…

Boşanma da olacaksa eğer mal da paylaşılır, külfet de…

Çocuklar, velayet falan işleri de modern hukuk kuralları çerçevesinde halledilir.

Ne imamı, neyin nikahı bu çağda?

***

Girne’de yaşanan ‘imam nikahlı eşi bıçakla yaralama’ olayı sonrasında merak ettim, sağı solu yokladım, bizde ‘imam nikahı’ diye bir gelenek var mıydı diye...

Çok ender, belki tek tük görülürmüş ama öyle yaygın ‘imam nikahı’ ile evlenme ritüeli hiç olmamış bu topraklarda… En azından son birkaç yüzyılda…

Benim her iki nenem ve dedem mesela, resmi nikahlıydılar. Etrafa sordum, kimse ‘imam nikahlı’ nene-dede hatırlamadı.

Sonra internetten de baktım, bu konuda yapılmış bir çalışma var mı diye…

Varmış!..

Hem de yakın zamanlarda, 2019’da çalışılmış bir bilimsel makale çıktı karşıma…

İki akademisyen, Nebiye Konuk ve Büşra Mollaahmetoğlu imzasını taşıyan ‘Kıbrıslı Türklerde Din Yaklaşımı: İnanç ve Dini Törenler’ başlıklı makale ‘dergipark’ isimli sitede yayımlanmış.

Kıbrıs Sosyal Bilimler Üniversitesi adına sunulduğu bazı konferanslarda ‘en iyi bildiri’ sıfatını da kazanan makalede akademisyenler Kıbrıslı Türklerin dine yaklaşımlarını özellikle dini tören ve ritüeller üzerinden okumaya çalışmışlar.

‘Derinlemesine görüşme’ tekniğiyle yapıldığı belirtilen araştırmanın bütün detaylarını burada anlatmaya imkan yok, ama sonuç kısmında yer alan şu cümleler son derece önemli:

“(…) Kıbrıslı Türklerin Farklı bir dine veya mezhebe mensup insanlar ile uzlaşı içerisinde bir tutum sergilediğini, tam bir serbestlik ve hoşgörü içerisinde olduğu; Kıbrıslı Türklerin dini yükümlülüklerini yerine getirmede katı olmayan bir tutum içerisinde olduğu; yeni neslin eski Kıbrıslı Türklere oranla dini yükümlülüklerini daha az yerine getirdiğini söylemek mümkündür…”

“(…) Evlilik kurumu için herhangi bir dini ritüel olup olmadığına bakıldığında resmi-dini nikâh gibi bir ayrım gözetilmediği, resmi nikahın dikkate alındığı görülmektedir. Dini nikah kıyma merasiminin tamamen yeni bir uygulama olduğu da ifade edilmiştir…”

Kıbrıslı Türklere ‘sosyal mühendislik urbası’ dikmeye çalışanlaradır mesajım…

Ve onlara çanak tutanlara!..