İlk kez mi duydunuz?

Cenk Mutluyakalı

 

"Nerem doğru" diyen deve misali…
Memleketin neresini yazsam şimdi?
Biz günlük yazarların, bilgisayar başına geçtiğimiz zaman iki deveden biri olma tercihi vardır.
Ya “kuşu” olacağız, başımızı kuma sokarak.
Ya da "eğrisi doğrusu" demeden hayata ışık tutacağız.

*  *  *

Orta eğitim sendikası başkanı Selma Eylem bir konuşma yapmış, ortak etkinliğin paydaşlarından Başbakan Erhürman da “bu sözleri reddediyorum” demiş ya!
Şaşıranlar var.
Niye?
Selma Eylem hep söylüyor bunları…
Tufan hoca da hiç söylemiyor...

*  *  *

Ne demiş Eylem?

  • Kıbrıslı Türkler, Türkiye’nin “asimilasyon” politikasıyla varoluş mücadelesi veriyor.
  • Kıbrıs’ın kuzeyi bugün TC’nin arka bahçesi haline getirilmiştir.
  • Suçlar artıyor, kirli işler adaya taşınıyor, ülkenin kurumlarına el konuyor.
  • Nüfus politikasıyla demografik yapı bozuluyor.
  • Eğitimde dini unsurlar öne çıkartılıyor.
  • Biat eden, bağımlı, boyun eğen bir toplum modeli yaratılmaya çalışılıyor.

*  *  *

Unutulmasın, Tufan Erhürman bu ülkenin Başbakanı’dır.
“Ben de tam böyle düşünüyorum” dese…
O durumda Başbakanlık koltuğunda oturmaması gerekir.
Üstelik Tufan hoca buna benzer bir söylemi ne siyasi hayatı öncesinde, ne sonrasında dile getirmiştir.
Erhürman’ın böyle düşünceleri hiç olmamıştır, o nedenle, sanki bu reddi “birilerine yaranma amacı taşıyor” demek haksızlıktır.
Selma Eylem’in de böylesi düşünceleri hep olmuştur, yeni değildir.

*  *  *

Söylenenlerin doğruluğu ya da yanlışlığı ayrıca tartışılabilir.
- ki okurlarım bilir, bu tablonun oluşmasında, geleneksel sendikal zihniyeti de sorumlu gören biriyimdir.-
Selma Eylem’in görüşleri, yarı yurdumda çok sayıda Kıbrıslının da düşüncesidir.
Ama toplumumuz “nabza göre şerbet” konusunda artık iyice uzmanlaşmıştır (!)
O nedenle pek çokları öyle “ortalık yerde” bunları söylemiyor.
Asıl mesele Selma Eylem’in “gerçek yüzü” değil pek çoklarının “yüzsüzlüğüdür.”

*  *  *

Benim takıldığım nokta başkadır.
Eylem öğretmen sözlerini tamamlarken şunu da demiştir:
“Liderlerden beklentimiz her iki toplumun siyasi eşitliğinin ve tek egemenliğin, tek vatandaşlığın, tek uluslararası kimliğin olacağı iki bölgeli, iki toplumlu federasyon çözümü için olumlu adım atmaları ve ülkemizi çözüm ve barışa ulaştırmalarıdır…”
Sanırım burada bir “uzlaşı” vardır, olmalıdır.
Başbakan da dahil…