İki kadın, iki insan, iki yürek

Derya Beyatlı

Tanışalım mı Dimitra?

Dikenli tellerin ötesindeki hayatları merak edip, bir araya gelelim mi?

Geçmişimizi paylaşırız önce, okuduğumuz kitaplar, yaşadığımız şehirler, yüzümüze gülümseme konduran olaylar.

Yakınlaşırız konuştukça, benzer anlar, anılar buldukça karşılıklı yaşamlarımızda.

Sınırın kuzeyi ile güneyinin farklarını da konuşuruz, şikayet ederiz günlük yaşamlarımızdan. Kıbrıslıyız ya ikimiz de, şikâyet etmek genlerimizde diye şakalaşırız sonra.

Gen haritalarımızı tartışırız, çok benzediklerini fark ederiz belki. Ne önemi var geldiğimiz yerin, milliyetin sonucuna varırız bakarsın sonuçta. Sınırsız bir ülke hayali kurarız, biz, ikimiz.

Kafamızdaki sınırları aşalım mı birlikte Dimitra?

Hobilerimiz benzer midir acaba? Yoga yapmayı sever misin sen de? Birlikte yaparız bakarsın, sen benim studio’mu ziyaret edersin, ben senin eğitmeninin becerilerini test ederim.

Alışverişe çıkarız sonra. Sen beni paylaştığımız şehrin güney yakasında saklanmış yerel dükkanlara taşırsın, ben seni en sevdiğim doğal taşların bulunduğu aktar ile tanıştırırım.  

Şeftali kebabı isminin nereden geldiğini tartışırız, tadına doyum olmayan ekmek kadeyifimizi kaşıklarken. Sen kahve siparişini ‘sade’ verirsin ben Frappe’mi ‘sketto’ içerim. 

Girne dağlarında bir kampa katılırız seninle, dağ yürüyüşlerine bayılırım. Akamas gezisinin planını sana bırakırım. Av sezonuna denk gelmemesine dikkat edersin olur mu? Silah sesi çok canımı yakıyor.

Sevdalarımızı anlatmaya başlarız birbirimize bir kış ikindisinde. Yüreğimizi açarız zamanla. Benzerlikler çıkmazsa kalp kırıklıklarımızda çok şaşarım.   

Duygulanırız birlikte Dimitra.       

Ben Orhan Veli şiiri okurum sana ezberimden, sen Nazım’ı bildiğini söylersin. Hava atma sırası bana gelince Kazantzakis derim. Şiirde ararız düşlerimizin benzerliklerini.

Sana ilk hediyem ortak ezgilerimizden oluşan bir CD olur muhtemelen, sen bana iki dilli bir kitap verirsin karşılığında.

Adamızın tüm denizlerinin tadına birlikte varırız, sevdiklerimizi de yanımıza katıp. Dostlarımız, ailelerimiz tanışır, bildikleri yunanca, türkçe kelimeleri yarıştırır çocuklarımız Dimitra, ne dersin?

Korkularımızı sona saklarız, iyice güvenmeden, korku paylaşılmaz ki! Ben seni anlarım, sen beni tanırsın. Nedenini, niçinini tartışırız suskunluklarımızın, konuştukça anlaşırız, eminim.

Tüm önyargılarımızı bir yana atar, iki kadın, iki insan, iki yürek olarak var oluruz Dimitra, iki dost.

Adamızın güneyi, kuzeyi demez her yerini, insanını, doğasını, güneşini birlikte severiz, ikimiz.  

Olmaz mı Dimitra?