İçe kapanma (!)

Cenk Mutluyakalı

Siyasi partilerin 'iç kavgaları' genelde 'rakiplerini' mutlu eder !..
Oysa...
"Siyasi rekabet" duygusu öyle sinsi bir yılandır ki !..
Ne zaman kimi sokacağı bilinmez...
***

Kendi içine ne kadar dönerse ve kapanırsa siyaset, bir o kadar halktan uzaklaşır giderek...
Yani!..
Her parti içi kavgada, üzülmemiz gerekir aslında...
Ne bir diğer siyasi harekete yarar bu durum...
Ne de bir başka siyasetçiye...
***

"Birbirlerini yesinler" kadar basit değildir mesele...
Aslında hep birlikte, ortak geleceğimizi yerler...
Çünkü böylesi zamanlarda 'gerçek' ile 'algı' arasındaki uçurum derinleşir giderek...
Körlük başlar!..
'Komplo teorileri' üzerinden okunur her talep, eleştiri, beklenti, istek, daha acısı pek çok gerçek...
Ve birinin diktiğini, bir diğeri söker sürekli...
Dikiş tutmaz...
***

Hiç ayrımsız tüm siyasi partilerin en ciddi 'sancıları' yaşadığı bu dönemde, yapısal sorunlara kararlılık çözümler üretilmesini beklemek çok kolay değildir...
"İstikrar" ve "kararlıl" kurban verilir, sancıya...
Kendi içine kapandığı oranda yaşamın ve halkın gündemine dokunmaktan uzaktır siyaset... Siyasetçiler ise "gözünün üzerinde kaşın var" fesatıyla birbirlerini yer, yaralar yalnızca...
***

Otoritenin kaybolduğu, keyfiliğin zirve yaptığı, 'fikir' ve 'bilgelik' yerine 'yaygara'nın kazandığı, 'eşitliğin' uyutulduğu, 'değerler'in yastık altı saklandığı, 'siyaset' üretilmediği zamanlarda, bir "içe kapanma" hali vardır mutlaka...
***

Siyasi partilerin 'kendi içlerine kapanması'ndan medet umanlar bilmelidir ki, ne kendilerine, ne de ülkeye faydası vardır bunun...
Kendini 'özgürleştirmeyen' bir siyaset hayatı 'tutsak' yapar çünkü...
Uçsuz bucaksız bir köhneliğe!..