Hükümetin Merakı, CTP Gelince Ne Yapacağı İmiş…

Kutlay Erk

Doğruya doğru; “Yiğidi vur ama hakkını da ver” derler… Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Arıklı da olmasa hükümetin, bütçesi ile ilgili mali sıkıntıda olduğunu hiç duymayacak ve bilmeyecektik. Başbakan ve ekonomiden sorumlu bakan bu konuları pek konuşmuyor… Maliye Bakanı ise sorun olduğunun ret ve inkarında; konuştuğunda her şeyin normal olduğunu anlatmaya çalışıyor. Maliye Bakanının çok üstüne varılırsa da hiddetinden geçilmiyor, kaba-saba tavırlar ile tepki gösteriyor …

Neyse, Sn Arıklı’dan öğrendiğimiz ve anladığımız kadarıyla bütçe her ay yaklaşık iki buçuk milyar TL açık veriyor, maaşlar da borçlanarak ödeniyor… Hükümet, bankalara olan borçlarını da yeniden borçlanarak ödüyor… Mali girdap bütçeyi de, ekonomiyi de dibe çekiyor. Son dört yılda kamu maaşları yıllık dört milyar TL’den on iki misli artarak elli iki milyar TL’ye çıkmış; bu süreçte ise dolar sadece üç buçuk misli artmış. Sn Arıklı Şubat’ın sonunda İsrail-ABD ittifakının İran ile başlattığı savaşın devlet gelirlerini gerilettiğine de vurgu yaptı; demeye getiriyor ki kamu maaşlarına yapılan artışlar ve Şubat sonu çıkan savaş KKTC bütçesinde büyük açık yarattı, hükümet çaresiz… Ve hükümetin bu konularda tek gaile taşıyanı olarak da Sn Arıklı alaycı ve dahi iğneleyici tarz ile CTP’nin hükümete gelince bu gemiyi yüzdürmek için ne yapacağına dair merakını ifade ediyor.

CTP’nin ne yapacağını elbette CTP’li yetkililer açıklayacak; şimdiden açıklamamalarını da öneririm… Ola ki şimdiki hükümet kopya çekerek CTP’nin yapacaklarını uygulamaya kalkar… Sorun ne? O kadar beceriksizdirler ki, CTP’den artı bakiye ile devraldıkları hükümet bütçesini bugün bu hallere getirdiler; CTP’den kopya çekip uygulamaya kalkarlarsa beceriksizliklerinden doğru dürüst uygulamayacaklar ve halkta “CTP’nin yapacağım dediği ve şimdiki hükümetin de hemen şimdi uyguladığı önlemler de çare değilmiş” algısı yaratılacak… CTP seçim propagandaları döneminde neyi nasıl yapacağını açıklayacaktır elbette; biraz sabır…

Ancak bazı şeyler şimdiden söylenebilir. KKTC ekonomisinin asgari yüzde yetmişi kayıt dışıdır; son dört yılda bu orana ulaşılmıştır ve devlet gelirlerinin azalmasının nedenlerinden biri de budur. Devlet gelirlerini artırmak için ekonomiyi kayıt altına almak kaçınılmazdır. Bu amaçla yapılabilecek en seri uygulama pazar faaliyetlerinde yurttaşın kredi kartı ile ödeme yapması ve bunun için de alıcılara ve satıcılara bazı teşvikler uygulanmasıdır. Erhürman Başbakanlığındaki Dörtlü Koalisyon hükümetinin Ekonomi Bakanı Özdil Nami bunun ilk adımını atmıştı, gerisine hükümetin ömrü yetmedi. Şimdiki hükümetin şimdiki Vergi Dairesi Müdürü, Kanal T ve Bağımsız Gazete’de yaptığı açıklamada, “İşletmeler vatandaş eğer kredi kartıyla ödeme yapmak istiyorsa kabul etmek zorundadır, aksi halde cezai yaptırımı olur” diyor… Peki de işletme size POS cihazları olmadığını ve dolayısıyla kredi kartı ile ödeme alamayacaklarını “üzüntü” ile beyan ederse ne yapabilirsiniz?! Bir örnek, özel doktorların kliniklerinde yaygın olarak POS cihazı yoktur; ya nakit ya da IBAN ile ödeme alıyorlar… Birçok özel işletmede de böyledir… Dolayısıyla, şimdiki Vergi Dairesi Müdürü ya bundan habersizdir ya da halkı aptal yerine koyuyor ki, işletmeler ile yurttaşı ödemelerde çatışmaya sokacak bir keskin fikir beyan ediyor. Sn Arıklı, böyle müdürlerin ve boş atıp-tutanların, hele ki halkı aptal yerine koyanların CTP hükümetinde görev alamayacağından emin olabilir.

CTP hükümeti başka neler yapacak?! Şeffaf olacak, hesap verebilir olacak, açık ve dürüst olacak. Örneğin Kıb-Tek akaryakıt ihalesi uluslararası ihale ile temin edilecek; tüm kamu ihaleleri dürüst ve izlenebilir şekilde yapılacak, yüz liralık iş bin liralık teklife verilmeyecek. Örneğin şimdiki hükümetin yaptığı gibi Ercan işletmecisine sudan gerekçelerle onlarca milyon ABD doları vergi iadesi ve muhtelif vergi bağışıklıkları yapmayacak… Devletin bütçesinde ‘Kara delikler’ olmayacak, karanlık mali işler ve işlemler yapılamayacak… Kimse, rüşvet vererek devlete mali mükellefiyetinden muaf olmayacak… Gümrüklerden sahte faturalarla ve kaçak mal giremeyecek. Nüfus sayımı yapılacak ve denetim altına alınacak ki devletin KKTC’de yaşayanlara sunduğu sağlık ve eğitim sektörlerindeki bütçe giderleri bütçede öngörülenin üstüne çıkmasın… Son dört yılda ülkeye gelen turist artış oranı ne olmuş, turistik tesis işletmecilerinin devlete vergileri hangi oranda artmış ve dahi bu sürede Casino işletmeciliğinin devlet bütçesine katma değeri hangi oranda artmış?

Sn Bakan Arıklı kamu maaşlarında son dört yılda oluşan on iki misli artışı söylerken, son dört yılda kamudan maaş çekenlerin sayısındaki artışı da açıklayabilir mi lütfen? Son dört yılda oluşan nüfus artış oranı nedir acaba ki örneğin devletin sağlık bütçesinin ne kadar açık verdiği görülebilsin? Bu süre zarfında deport edilen yabancıların deport masrafları hangi oranda artmış? Hapishane mahkumları için devlet harcamaları son dört yılda hangi oranda artmıştır?

Kolaydır devletin maaşlar ve özlük hakları bütçesinin son dört yılda on iki misli arttığını söylemek; Hayat Pahalılığı (HP) uygulamasını da bunun müsebbibi gibi sunmak… HP oranı devletin istatistik kurumunun belirlediği orandır, onlar da hane halkı tüketim emtiasının piyasa fiyatları ile tespit ediyor… Piyasa fiyatları da mal ve hizmet sunanların maliyeti bazında oluşuyor. Bu maliyette devlet payı ne kadardır; TL’nin değer kaybının katkısı ne kadardır, son dört yılda hangi oranda değişmiştir? Söylemekten dilimizde biten tüyleri neredeyse ustura ile tıraşlamaya başlayacağız istikrarlı bir muhasebe birimine geçelim diye; hükümette tıs yok… Sonra da devletin maaş ve özlük hakları bütçesindeki artışın on iki misli olduğundan yakınmak?! Yani dürüstçe “Bir türlü istediğimiz kadar fakirleştiremedik be insanlar sizi” diyemeyip de son dört yılda kamu sektöründe maaş artışı ABD dolarının artışından üç-dört misli olduğunu söyleyip kamu çalışanlarının özlük haklarını kısmaktan başka bir çare düşünemediğinizi söylemek ve kinayeli şekilde “CTP hükümete gelince ne yapacağını şimdiden söylesin” diye açıklama yapmak, talepte bulunmak… Yurttaş emindir ki CTP hükümeti döneminde satın alma gücü en azından korunacaktır.

Şimdiki hükümet mensupları, CTP hükümete gelince ne yapacağını çok merak ediyorsa bir an önce genel seçime gitmek kararını üretsin; kendilerinin neleri eksik ve yanlış yaptıklarını ve Kuzey Kıbrıs ekonomisin kendi ayakları üzerinde durabileceğini yaşayarak öğrensin...