HÜKÜMET VAR MI?

Sami Özuslu

ABD’nde zaman zaman ‘devletin kapandığı’ haberleri gündeme gelir. Gerçekten de bütçe tekniği ve ABD yasalarına göre bazı devlet daireleri bir süre çalışamaz. Çalışanlarına maaş ödeyemez devlet ve gerçekten de ülkenin federal yönetim organlarının kapısına kilit vurulur.
Acaba bizde de devlet kapansa ne olur?
Mesela Bakanlar Kurulu toplanmasa…
Dışişleri Bakanlığı birkaç ay tatile girse…
Ekonomi ve Enerji Bakanlığı kepenk indirse…
Hayat durur mu?
Bir şeyler eksilir mi insanımızın yaşanımdan?
Eh, bazı bürokratik işlemler, izinler falan etkilenir elbette ama hayat durmaz.
Zaten bu öneri de konuya girizgah etmeyi amaçlıyor.
Yoksa devlet dairelerinin kapanacağı falan yok.

* * *
Daireler kapanmayacak ama mevcut haliyle hükümetin ne iş yaptığı sorusu da gerçekten tartışılmaya değer.
Hatta sokağa çıkıp vatandaşa ‘ortada bir hükümet var mı’ diye sorsanız, belki de yüzde 80 ‘yok’ diye yanıt verir.
Çünkü icraat yok.
Yürüyen işler var, ama onlar zaten bürokrasi vasıtasıyla hallediliyor.
Öyle vatandaşın hayatına dokunacak, yaşamı kolaylaştırıcı, yenilikçi ve gelişmeye dönük bir adım, bir karar, bir yasa yok ortada…
Bakanlar Kurulu haftada en az bir kez toplanıyor toplanmasına da, en son hangi ‘dişe dokunur’ kararı aldılar, hatırlayan var mı?
İmar Planı mı dediniz?
Onu bile alamadılar!

* * *
Gazeteler yazıyor, vatandaş feveran ediyor, “Kırmızı et fiyatlarında fahiş karlar var, müthiş fiyat farkları var” diye…
Var mı buna müdahale edecek bir devlet kurumu?
Duydunuz mu et konusunda bir karar, bir denetim?
Gaileleri bile değil!..
Yolları, çukurları, tabelaları, trafik keşmekeşini açmayayım bile…
Sahi, UBP-HP hükümeti -iki kez üstelik- ‘trafik seferberliği’ ilan etmemiş miydi?
İlki geçen senenin ortalarında, ölümlü bir kaza sonrasındaydı, ikincisi ise yılsonu yine ölümlü Turunçlu kazasının ardından ilan edilmişti.
Demişlerdi ki “Seferberlik ilan ediyoruz, olağanüstü önlemler alacağız” falan…
N’oldu?
Var mı seferi bir halleri?

*  *  *

Bakıyorsunuz Alsancak’ta izinsiz din kursları veren, çocukların kafalarında cetvel kıracak kadar kendinden geçen insanların ‘görev’ ifa ettiği gerici tarikatların işlerinden devlet bihaber…
Basın 4’üncü kuvvet olarak toplumun yanında durmasa başımıza daha neler geleceğinin bariz örneği bu da…
Devletin ilgili kurumları konu medyaya yansıyınca harekete geçiyorlar ancak, ama o kadar… Kapatılan ‘misafir evi’nin sakinleri kayıp. Kimse bulamıyor. Peki ama bu bina kimindi, kime aitti, kimin kirasındaydı?
Hem tarikatçılar kayıp, hem hükümetçiler…
Hepsi ‘arazi’…
Neden dersiniz?