Hükümet bir yandan yetersiz destek paketi açıklarken, diğer taraftan ekonomiyi ve talebi daraltma adımları atıyor

Ödül Muhtaroğlu

Hükümetimiz, geçtiğimiz günlerde, uygulayacağı kredi destek paketini açıklamıştı. Elbette ki bu destek ilgili sektörlere bir miktar katkı sağlar. Ama, bahse konu destek paketi yeterli değildir. Zaten, ülkemiz halihazırda ağır bir ekonomik kriz içinde olup, halkımız ve  sektörler büyük sıkıntı içindedir.

Uygulanacak destek paketinin içeriğinde olan konulardan biri İstihdam ve Prim  Desteğidir. Bu kapsamda; Yaklaşık 75 bin çalışan için, ayda 260 milyon TL sosyal güvenlik  prim desteği verileceği açıklandı.

İlk kez istihdam edilecek KKTC vatandaşları için %100 prim desteği ve aylık 20.000 TL maaş katkısı sağlanacak.Bu destekler, devlet bütçesinden değil, ihtiyat sandığı, yerel istihdamı destek fonundan yapılacaktır.

Diğer bir destek alanı da, Tarım, Hayvancılık ve  Seracılığa verilecek Desteklerdir. Bu çerçevede; Hayvancılar, çiftçiler ve seracılar için Kalkınma Bankası aracılığıyla düşük faizli finansman kredi desteği verilecek.

3.⁠ destek alanı da, ⁠Süt  Ürünleri İmalatçılarına Kredi Desteğidir. Savaş yüzünden sıkıntı yaşayan süt ürünleri imalatçılarına toplam 325 milyon TL’lik, piyasa koşullarının altında  kredi desteği hayata geçirilecek.

Elbette ki, kredi faizi ve koşulları, piyasa kredilerine göre daha uygun şartlardadır.Bu bağlamda, kredi kullananlara bir avantaj sağlayacaktır.Ama, bu borçtur ve  zamanı geldiğinde ödenmesi şarttır.

Öte yandan, Güney Kıbrıs, geçtiğimiz hafta, 1 aydan fazladır devam eden savaşın yarattığı maliyet artışlarını sınırlamak amacıyla sekiz maddelik bir destek paketi açıkladı.Destek paketi,özellikle enerji ve gıda fiyatlarının artmasının halk  üzerindeki etkisini azaltmayı ve turizm sektörüne katkıyı amaçlıyor.

Halihazırda uygulanan, elektrik faturalarına düşük KDV oranının süresi uzatılırken, akaryakıtta tüketim vergisinin geçici olarak düşürülmesi, destek  paketinde bulunuyor.

Pakette, bazı temel gıda ürünlerinde KDV’nin sıfırlanması ve akaryakıtta fiyat artışına yol açması beklenen çevre vergilerinin uygulanmaması da bahse konu tedbirler arasında bulunuyor.

Ayrıca, turizm sektörünü desteklemek amacıyla Nisan ayı boyunca otel sektöründe çalışan tüm personelin maaşlarının yüzde 30’unu karşılama kararı alındı.

Öte yandan, önemli turizm destinasyonlarıyla kesintisiz bağlantıyı sürdürmek amacıyla havayolu şirketlerine yönelik ek destekleri içeren özel bir plan hazırlanacağı da açıklandı.

Gördüğümüz üzere, destek paketi, enerji maliyetleri ve temel tüketim ürünlerindeki fiyat artışlarının kontrol altına alınması ile, halkın satın alma gücünü korumaya yönelik ve  savaş nedeniyle oluşan fiyat artışlarının etkilerinin azaltılmasını amaçlıyor.Bizim hükümet de bu destek paketini inceleyip, değerlendirmelidir.

Bizdeki kredi destek paketi, diğer üretim sektörlerini de kapsamamaktadır.Savaş nedeni ile ve petrol fiyatlarındaki azami artışlarla birlikte, sıkıntı yaşayacak olan özellikle, Turizm, Narenciye, Yüksek Öğretim ve İmalat sektörlerine de mutlaka destekler sağlanmalıdır.

Özellikle, küçük işletme, küçük üretici ve esnafları rahatlatacak olan, borç vermek değil, başka ülkelerde uygulandığı gibi, onlara hibe (karşılıksız yardım) desteklerinde bulunmak, bunun yanında, borçlarının faizlerini silmek veya faizsiz kredi vermek olmalıdır.

Öte yandan, onlara  verilecek elektrik, akaryakıt, kira, faiz destekleri  de hayati önemdedir. Ayrıca, yenilenebilir enerji yatırımlarına da, teşvik ve destek verilmesi mutlaka sağlanmalıdır.

Hayatı ucuzlatmak ve zamların etkisini azaltıp, enflasyonla mücadele etmek için, özellikle  gıda, ilaç, eğitim malzemeleri ve diğer temel ihtiyaçlarda, fon, kdv vergilerini minimize etmek, alınacak önlemlerin başında gelmelidir.

KKTC’nin, ekonomiyi canlandıracak, hayat pahalılığını azaltacak, satın alma gücünü artıracak, kapsamlı ve verimli ekonomik paketlere ihtiyacı vardır.

Oysa, Hükümet, tam tersini yapmakta ve çalışanların, emeklilerin, asgari ücretlilerin satın alma gücünü düşürecek olan hayat pahalılığını 9 ay durdurmak için adımlar atmaktadır.

Nisan ayı ile birlikte, yapılacak zamlarla yükselecek enflasyon ve pahalılık, 9 aylık süreçte, çalışanların satın alma gücünü olumsuz etkileyecek, eşel mobil sisteminin durmasından dolayı da, zamlar karşısında korumasız bırakacaktır.

Özellikle, toplumun en düşük ücretli kesimi olan asgari ücretliler, sosyal yardım ve engelli maaşı alanlar, daha da perişan olacaktır.

Önümüzdeki ay elektriğe de zam gelmesi beklenmektedir. Elektrik, tüm sektörlerin  girdi maddesi olduğu için,  önümüzdeki günlerde yeni bir zam yağmuru daha gelecektir.

İşletmelere kredi verme, hibe verme paketleri mutlaka olmalıdır.Ama,  pahalılığı ve zamları nasıl önleriz, enflasyonu nasıl düşürürüz, halkın satın alma gücünü nasıl artırırız noktasında esas tedbirler alınmalıdır. Oysa, şu anda tam tersi yapılmaktadır.