HÜKÜMET BAŞARILI MI?

Onur Olguner

Bence değil. Hem de hiç değil.

Bebekler yaşadığı anı, çocuklar günü, bireyler içinde bulunduğu ayı, ebeveyniler önündeki on yılları ve devletler ise yarım asır sonrasını planlarlar.

Biz, bu ülkede hiç yarım asır sonrasını planlamadık.

Sadece şimdiki hükümet değil, şimdiye kadarki hiçbir hükümet bunu yapamadı.

Ve aslında biz, hiç devlet olmadık.

Hatta, çoğu zaman ebeveyn kategorisine bile erişemedi yönetim anlayışımız.

Sadece önümüzdeki yılı yönettik.

Bizim ülkemizde koltuğa tırmanmayı başarmak, yönetmekten daha önemli oldu her zaman!

‘BÜYÜK’ ADAMLAR YARATMAYI, BÜYÜK BİR DEVLET YARATMAYA TERCİH ETTİK.


İşte geçen hafta söylediğim genç nesil ile olan vizyon farkı budur.

Bana kızsanız da, bana hadsiz deseniz de vizyon farkımız buradadır.

Ve bu fark bizim neslimizin daha başarılı, zeki veya vizyonlu olduğundan kaynaklanmıyor.

Sadece bizler, önceki nesillerden daha şanslıydık. İzole değildik. Dünyayı gezdik, eğitim gördük, yaşadık ve ülkemize döndük.

Bizden önceki nesiller gibi bu ülkede izolasyonlar altında yaşama yaşamadık.

 

Ve sonuç olarak, sistemin bu haline alışmadık. Parça parça kabullenemedik kötü alışkanlıklarını.

 

Dünyada gözlemlediğimiz örnekleri ülkemizde de görmek istedik.

 

Mesela İtalya.

Eğer Dünya’da Korona Virüs’ü bir ülkeyi darmadağın ettiyse, o ülke İtalya’dır.

Hiç beklemediği bir anda, bir ülke darmadağın oldu.

Ama İtalya bizim yaptığımız gibi sadece günü kurtarmaya çalışmadı.

Bizim ülkemizde olduğu gibi, zaten çalışmayan devlet planlarını ve standartlarını hiçbir şey olmamış gibi devam ettirmedi.
 

Bir süredir İtalya’da mimar olarak çalışan bir öğrencim anlatıyor:


İtalyan devleti, ortaya çıkan yeni dünya düzeninde tüm planlamasını ve standartlarını değiştirme yoluna gitti.

 

  • Sağlık sistemi önümüzdeki 10 yıl içinde hangi adımlarla güçlendirilecek?
  • Ülkesel Fizik Planı korona gibi bir pandemiye karşı ne gibi önlemler alacak?
  • Turizm ile ilgili nasıl bir strateji izlenecek?
  • Eğitim, önümüzdeki 10 yılda nasıl evrimleşecek.
  • Ev ofisi standartları nasıl belirlenecek?
  • Ulaşım ve toplu taşıma ne gibi değişime gidecek?
  • İmar planları, turizmi nasıl şekillenecek?


Evet, İtalya planlarını ve standartlarını pandemi tehlikelerine karşı güncellemeye ve güçlendirmeye başladı.

Peki ya biz?

Bize hiç gelmeyen bir pandemiyi yenmişiz gibi böbürleniyoruz.

Sanki salgını yaşamış ve üstesinden gelmişiz gibi egoistçe “başarılıyız” diyoruz kendi kendimize.

Dahası, bu egoistliğin verdiği yanılgı ile hala bütçemizi sağlığa ayırmıyoruz!

Sendikalar talep etmediği halde elimizdeki bütçeyi kamu maaşının kesintilerini ödemeye ayırdı hükümetimiz

Neden peki? Çünkü seçim var.

Sanki ikinci dalga olması durumunda sağlık sistemi yetmezse, ölümü beklerken maaşımızın hesabımızda olması işimize yarayacakmış gibi.

Veya hükümetin adayları cumhurbaşkanı seçilirse, olası bir pandemide hasta olmayacakmışız gibi.


Devlet gibi, ebeveyn gibi, hatta ergen gibi bile yönetmiyoruz kendimizi. Adeta bir çocuk gibi, günü birlik ve yarını görmeden yönetiyoruz bu devleti.

Ve yarının getirebileceği en kötü koşula hazırlanmadan, bir çocuk edasıyla övünüyoruz: “Başarılıyız biz.”

Hayır şanslıyız! Ve size kötü bir haberim var, hep şanslı kalmayacağız.

Dahası bir gün şansımız tükendiğinde, hazırlıksız olmamızın bedelini çok acı bir şekilde ödeyeceğiz.

Ama ben yine de sizi bölmeyeyim, “başarılıyız” diye kendinizi övmeye devam edebilirsiniz.