HP’nin Hezeyanları…

Kutlay Erk

Siyasal partiye dönüşmeyecek diyerek örgütlenen Toparlanıyoruz Hareketi, başkanını Cumhurbaşkanı adayı yaptı. Bu bir siyasallaşma değildi, ne münasebet?!…
Cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra Hareket, Halkın Partisi’ne devşirildi ama bu da öyle mevcut siyasi partiler gibi bir parti olmayacaktı. Onun için Hareket bildik siyasi partiye dönüşmedi, ne münasebet ?!.  

Politik sistemin arızlarını HP derleyip toparlayıp halledecek, düzeltip iyileştirecekti; örneğin yeni müşavir yaratmayacak ve müşavirliği sonlandıracaktı… Dörtlü Koalisyon Hükümeti döneminde yeni müşavir yaratılmadı; HP yürüdü durdu bunu kendi hanesine yazdı… HP’nin UBP ile hükümeti müşavirler yaratmaya başladı… Gerekçe de «partililer bastırıyor, görev ve makam istiyor»… HP naçar çünkü Cumhurbaşkanlığı seçimine giderken üyelerin katkısına ihtiyaç var… Dağıt makamları, uysa da uymasa da… Şimdi partiyi ‘Toparlamak’ gerek yoksa «Müşavir yaratılmayacak» sözünde ısrar HP yönetimi için partiyi daha toparlanamaz hale getirecek…
Ne oldu bu HP’ye böyle?!. Seçim öncesi yarattığı hava, seçimlerde bekledikleri oranda olmasa bile önemli sayılacak bir başarı yarattı… 4’lü koalisyon döneminde sözlerine bağlı durdu… Cumhurbaşkanlığı seçimlerine yaklaşırken, strateji ‘Toparlanmak’tan ‘Dağıt’maya geçti… Önce hükümeti ve DP’yi dağıtalım derken HP dağıldı. Şu anda bir seçime gidilse, baraj altında kalacaklarını kendileri de yaptırdıkları iki farklı kamuoyu yoklamasında görülmüş… Panik öyle başladı… Panik ki ne panik; hezeyanlarda boğuluyorlar… Sahaya çıkıp, köylerde, kahvelerde yurttaşa dokunmak gerek diye önerdi kamuoyu araştırma şirketleri… Çıktılar; bir dokunup bin ah işitince, eksik olsun dediler…

Parti’nin kamuoyunda güvenirliği yitip, itibarı yer ile yeksan oldu ya, ‘Toparlamak’ için UBP milletvekili, UBP’nin eski başkanı ve eski Başbakan Hüseyin Özgürgün limanına demir attılar… Onun siyasi yolsuzluk iddialarının araştırılması ve yargıya taşınması için dokunulmazlığını kaldıracaklar… Bu konuda UBP ile koalisyon ortaklaşması anlaşmasında da mutabık kalmışlar… Şimdi hükmet göreve başladı ya, belli ki UBP kanadı «Mafiş kurban» diyor… Konuyu araştıracak komiteyi kurmak bir dert oldu; şimdi komite başkanını seçemiyorlar… Meclis komiteleri hükümet ağırlıklı oluyor ve dolayısıyla da başkanlığa hükümet partilerinden bir milletvekili seçiliyor. UBP ve HP koalisyon protokolünde anlaşmışlar, iş uygulamaya gelince anlaşamıyorlar ve icraata geçemiyorlar.

HP durumu hemen ‘toparladı’ ve suçluyu ilan etti: CTP… Komite başkanını seçmeyi CTP engelliyormuş… Hükümet partileri olarak çoğunlukları var ama seçimi CTP engelliyor… Bu yaklaşımın ve açıklamaların tek anlamı var: HP derin bir çaresizlik içindedir… Ortağı UBP’yi suçlayamıyor ; UBP öyle CTP gibi saygılı ve olgun değil, hartta-hurttu dinlemez, koyar kapının önüne de «Ne halin varsa gör» der HP’ye… HP kendisi beceriksiz ve «Aman kimseler duymasın!» derdindeler… Dolayısıyla, tutsa da tutmasa da, kamuoyunda kafaları belki karıştırırlar düşüncesi ile CTP’yi çarmıha germeğe kalkıştılar.

HP’nin milletvekillerinin ve yöneticilerinin uzun uzun açıklamaları var; tam bir acizlik manzumesi, «Dediydim – dediydi» hikayesi… Diyemiyorlar ama «UBP sözünü tutmadı, ortak kof çıktı» diye… Burası yasak, hükümetten atılma da var; dolayısıyla, CTP’ye atış serbest… Yolsuzluk araştırmasını yapacak meclis komitesinin başkanını bile seçemeyen hükümet partileri, bu komiteyi çalıştıracak?! Şaka gibiler… Aslında UBP bu komitenin çalışmasını ve iş yapmasını istemediğini ima yoluyla ama çok anlaşılır bir şekilde anlatmaya çalışıyor HP’ye… HP de anladı aslında ve onun için panik halindeler, hezeyanlar içindeler…

Şimdi bu durumu kamuoyuna kim anlatacak?! Zaten kamuoyu desteği, HP’nin kendi marifetleriyle büyük ölçüde söndü, nasıl ‘Toparlanacak’ bu parti?! Bu komite konusunda bile UBP koalisyon protokolünde yazılı olanın aksine davranabiliyorsa, protokole yazılmamış Cumhurbaşkanlığı seçiminde HP’li Özersay’a destek konusunda neler yapmaz?! Panik ki ne panik… Hezeyanlar ki ne hezeyanlar… Baharı terk edip doluya koştuklarını şimdi anladılar ama şemsiye de UBP’nin elinde…
Ne olacak ?! Komiteye hükümet partilerinden bir milletvekili başkan olarak seçilecek. Hangi partiden kim olduğu da pek önemli olmayacak; UBP bu komiteyi sabote edecek. Komiteleri çalıştırmak öncelikle hükümet partilerinin ödevidir. UBP sabote ettikçe HP hep CTP’yi suçlayacak ve yani UBP’nin şantajına boyun eğmiş olacak; UBP de daha hoyratlaşacak. HP’de de hezeyanlar, kamuoyu itibarını hepten tüketmesine yol açacak ve çıngar çıkaracak…

Ne zaman mı ? Ekimde meclis açılsın, Kasım’da seyreyleyin…