‘Hitap’ takıntılarımız

Cenk Mutluyakalı

 

Şimdi birisinin isminin başına “saygıdeğer” sıfatını eklersek...
İlla ki “saygıdeğer” mi oluyor sizce?

***

Tersten bakalım!..
Saygıya değer olmanız için yaşamda,  size, böyle mi hitap etmeleri gerekiyor illa?

***

Takıntılıyız!..
- Bize ‘eşitlikle’ hitap edilecek !..
Yok ki içerikte!
Titrimizde...
‘Titrimiz’ neyse ‘fikrimiz’ de o sanki.

Hani aslında kapandıkça içimize, öfkemiz biraz da kendimize...
En yakınlarımız dahi böyle davranmıyor...
Ne yapalım, dişimiz kime keserse...

***

Adımıza eklenen sıfatla uğraşıyoruz
‘Öz’ yerine ‘biçimle...
‘Hitap’larda boğuluyor, Kıbrıs’ın kuzeyinde elimizden kaçan hayatı unutuyoruz…

***

Gelmiş geçmiş Kıbrıslı Türk liderler bu ‘takıntı’yı tekrarladı durdu…
Yine aynı yöntem!..
Yani aynı yöntemle yürüyecek, farklı sonuç alacağız, öyle mi?
Belki de Einstein dahi yanılabilir!..
Dahi dahi!..

***

Almanya nasıl tanıyorsa Kıbrıs Cumhuriyeti’ni…
Öyle de davet ediyor…
‘Devlet’ olarak yani…
Kıbrıslı Türk lideri de ‘lider’ olarak…
İkisini de bildiği gibi.
Avrupa Birliği ailesi içindeki iki devlet, birbirine rol mi kesecek yani?..
Hani Türkiye örneğine benzer “mış” gibi istiyoruz illa?
“KKTC”yi tanıyorMUŞ ama Kıbrıs Cumhuriyeti’ni tanımıyorMUŞ gibi yapacaklar…

***

Dünyayla ilişki kurmaya ihtiyacımız var, kendimizi anlatmaya, hem de her ortamda.
Birleşmiş Milletler şemsiyesi altında, görüşme masasında ‘liderler’ var, ortak statü.
Her yerde öyle değil ki!..
Keşke olsa.

***

Bir de şu gerçeğimiz var.
Sen kendi yarı coğrafyanda kürsüye çıktığında, karşındaki kitle ‘Erdoğan Erdoğan’ diye bağırıyor!..
‘Su’yunu idare edemiyorsun daha...
Almanya’dan mı çıkaracağız öfkemizi!
Bana ‘lider’ demiş de ötekine ‘başkan!..’
‘Eşitliğimiz’ beş harfle gelecekse, iyi...

***

Şimdi ne oldu?
“Aferin” korosu sıraya girdi!..
Başka!..
“Küstük” ya “dağ”ın haberi olacak önce…
Tavşan da “şapka”dan çıkacak böylece...
Otur da bekle!..