Türkiye’nin laiklik karşıtı eğitim siyasetinin KKTC’ye empoze edilmeye çalışıldığı kabul edilen bir gerçek midir yoksa değil midir?
-*-*-
Soru çok acayip oldu!
Daha basit şekilde olsun diye, art arda birkaç soruya dönüştüreyim…
1 – Türkiye’de eğitim laiklik karşıtı mıdır?
2 – Bu eğitim modeli KKTC’ye empoze edilmeye çalışılmakta mıdır?
-*-*-
Ve tek kelimeyle iki soruya birden yanıt vereyim; “evet!”…
-*-*-
Vay da sen Türkiye düşmanısın!
Bu şekilde yorum yapacak olanlara daha yazıya başlamadan, merhum Arif hocanın çok selamını gönderiyorum!
-*-*-
Şimdi; çocuklara Arapça din bilgisi öğretilerek, yabancı dilde ezber yaptırılarak gerçekleştirilen eğitim, eğitim değildir!
-*-*-
Haaaa çocuklar kendi dinlerini öğrenmesinler mi?
Öğrensinler!
Dua bilmesinler mi?
Bilsinler!
-*-*-
Ama eğitimin temelini, çocukların hiç bilmediği ve anlamadığı bir lisanın üzerine kurmak, delilik bile değildir!
-*-*-
İşin acı tarafı, bu eğitim modelinin iyi niyetle de yapılmıyor olmasıdır!
Daha kolay yönetilebilen, sorgulamayan, eleştirmeyen nesiller yetiştirme çabasından başka bir şey olmamasıdır!
-*-*-
Şimdi, her ülkede, yıllardan beri akran zorbalığı veya daha şiddetlisi olan silahla okul basma çılgınlığı olabilmektedir!
-*-*-
En çok Amerika olmak kaydıyla, örneğin suç oranının çok düşük olduğu Norveç’te dahi benzer sıkıntılar yaşanmaktadır…
-*-*-
Elbette KKTC’de de mesela akran zorbalığı kesinlikle vardır; umarım daha kötüsünü yaşamayız ama öğretmenlere karşı da şiddet sergilendiği; okula kesici aletle gelişlerden tutun, uyuşturucu ağına kadar bir çok “sıkıntı”dan söz edilmektedir!
-*-*-
Kötü ya da yanlış olan, KKTC’de bu konuda bir “siyaset” ya da “program” olmamasıdır!
-*-*-
Çünkü sistem paralize edilmiştir…
Bakanlık siyasi bir çalışma arenasıdır…
Bu bakanlıkta çok ciddi sıkıntılar olduğu apaçıktır…
-*-*-
Bakanlığın hiçbir şey yapmıyor veya yapamıyor olmasının elbette ki çok sebebi vardır…
Bakanın “siyasi” olması; bakan değişikliklerinin “eğitimde liyakat” değil, “siyasi bağlılık”la şekillenen kadroları oluşturması bu sebeplerin en başında gelir…
-*-*-
Ancak temel sorunlardan bir tanesi bütçedir…
KKTC’de eğitime, sağlığa ayrılması gereken bütçelerin yeterli olmadığı apaçıktır…
Burada da “hamaset”; eğitim ve sağlık hizmetlerinin yerine konabilmektedir…
-*-*-
En basit örneği, birkaç hafta önce çok büyük bir maddi kaynak diye açıklanan TC’nin göndereceği 25 milyar TL örneğidir…
Bu paranın yarısı askeri harcamalar, yarısı ise Mağusa’ya inşa edilecek bir din okulu içindir!
-*-*-
Oysa keşke bu para, eğitim ve sağlığa ayrılabilseydi!
Keşke, bir kısmı çukurlarla dolu yollara harcanabilseydi!
-*-*-
Evet, akran zorbalığı veya eğitimle alakalı sıkıntılar elbette her ülkede olabilir!
Ama kötü olan, KKTC’de, bunlara çözüm üretmekle ilgili siyaset bulunmamasıdır!
Verin gazı, asın bayrağı, açın megafonların sesini – okutun ezanı tamamdır!
Koltuk da garantiyse, no problem!
-*-*-
Toplum çok değişmiştir…
Çok kültürlülük söz konusudur…
Suç şekilleri farklılaşmış ve artmıştır…
-*-*-
Eskiden hiç tanık olmadığımız şeyler olmaktadır…
Elbette “hep eskisi gibi küçük bir toplum olarak kalmayacaktık”!
Ama büyürken ve gelişirken tedbir almak zorundaydık!
-*-*-
Yine de iş işten geçmemiştir!
Özellikle eğitim ve sağlıkla alakalı bütçelerin artırılması ve yine özellikle bu iki hizmetin “her açıdan” çirkefleşen sömürü siyaseti içerisinden kurtarılması kaçınılmazdır!
-*-*-
Başlıkta da dediğimiz gibi, her geçen gün aleyhimize çalışıyor!
Pile’deki mandralara 14 tank göndermek kolay!
-*-*-
Memlekette kapısı olmayan okul var!
Memlekette zili olmayan okul var ya hu!
Memlekette ister şeker – ister başka şeyi rahatlıkla satabildiğiniz okullar var kardeşim!
Neyse!
CTP iktidara gelince acaba yollardaki
tehlikeli çukurları kapatabilecek mi?
Gönyeli Kavşağı’ndan döndünüz…
İstikamet Girne!
-*-*-
Boğaz’daki trafik ışıklarına gelmeden yaklaşık 200 metre önce, ana yolun içinde, kenarları pala gibi keskin bir çukur var!
-*-*-
Haaa “sürücü dikkat etsin, çukura düşmesin” mi diyeceksiniz?
Bunu derseniz, bilmeniz lazım ki, “CTP iktidara gelirse ayda 3 milyar TL’lik açığı nasıl kapatacak?” itirafından daha acı bir itirafta bulunacaksınız!
-*-*-
Tıpkı ayda o 3 milyarlık açığı yarattığınız gibi, yollardaki sıkıntıları da çözemediniz!
-*-*-
Boğaz ışıkları yanındaki çukurda bir ayda iki kez tekeri parçalanan biri aradı…
Şikayet etti!
Bu kadar da olmaz dedi!
-*-*-
Kızdım!
“Ma sen galiba isten Rumlar kessin bizi!” diye sitem ettim!
Şaşırdı!
-*-*-
“Be gardaş ama görmezsiniz, Rum veterinerler mandralarımızdaki hayvanlara aşı yapmak istiyor! Durum çok gergin! Savaş çıkacak! Tankları gönderdik!” diye ekledim!
-*-*-
Sessizleşti!
Anladı!
Güldü!
-*-*-
Telefonu kapatmadan ekledim; yaşasın KKTC!
Egemen ve eşit ama yolları çukurlu!
Olsun!
-*-*-
İyi hafta sonları dilerim!
Lütfen çukura düşmeyin; dikkatli sürün!
-*-*-
CTP de iktidara gelince acaba bu çukurları kapatabilecek mi?