Hepimiz yoksuluz…

Mert Özdağ

Ne yazık ki bu memlekette hep kamu emekçilerinin 'sorunları' konuşulur.

Kamudaki maaşlar ne kadar eridi?

Memur ne kadar artış alacak?

Maaşların döviz karşısındaki durumu ne olacak?

Falan filan…

Ancak örgütsüz olarak çalışan binlerce özel sektör çalışanı da var.

Onların maaşını kimse konuşmaz!

Kimse “Sizin maaşınız döviz karşısında ne kadar eridi?” diye sormaz onlara.

Ve kimse demez “Siz nasıl geçiniyorsunuz a dostlar…”

Zaman zaman “asgari ücret” konusu gündeme gelince konuşulan bu kesim, ciddi sorunlar yaşıyor son yıllarda…

Hemen hemen her şeyin zamlandığı son 3 yılda evlerinde ısınacak yakıt yakamayacak kadar yoksullaşan insanlarımız var.

Sağımızda-solumuzda olanları izliyoruz.

Tek maaşlar geçinmeye çalışanların çektiklerini…

Geciken maaş ödemelerini…

Tasarruf olsun diye iki gecede bir yakılan sobaları…

Annede-kaynanada yenilen yemekleri.

Kimi zaman hiç tütmeyen ocakları…

Yakıtsız garajda duran arabaları…

Bu liste uzayıp gider…

Yaşam koşulları o kadar ağırlaştı ki.

Yoksulluğun hiç uğramadığı çok lüks-keyif içinde yaşayanlar da var tabii…

Ancak “seçilmiş” olan bu grup ya bir şekilde iş dünyasına bağlı, ya da iktidara…

Yoksa bu ülkede “lüks” kavramı artık yavaş yavaş uzaklaşıyor.

Orta sınıf yoksullaşıyor.

Görünen manzara ne yazık ki bu.

 

--------------------------------------------------------------------------------

 

BİR OKUR MESAJI:

Akıllı tahta…

 

Bir okuyucu bir mesaj gönderdi, aynen yayınlıyorum:

“Mert Bey selamlar… Son günlerde Mağusa'da konuşulan önemli bir konu var. Doğa Koleji'nde takılan akıllı tahtalar hatalı üretim sonucunda çocukların gözlerine zarar veriyormuş. Aşırı parlakmışlar. Türkiye'de de devlet ilk etap anlaşmadan sonra ikinci etap için Vestel ile olan anlaşmasını bozmuş. Benzer sorun onlarda da var anlaşılan. Bu arada TC'nin de 3300 adet akıllı tahtayı Kıbrıs'a göndermeyi düşündüğü söyleniyor. Acaba bu bozuk olanları mı gönderecek?...”


--------------------------------------------------------------------------------

FACEBOOK’TAN:

… Bulduğu ilk kar birikintisi yanında sekiz bin fotoğraf çektiren Kıbrıslılar ikiye ayrılır.

1. Deri eldiven giyip kahverengi işlevsiz botlarıyla ayakları donanlar.

2. Yün eldiven giyip uzun donla terleyenler. Sonuç: mutlaka mutlak nezle :)… 

[ULAŞ GÖKÇE]