Hellimden Hellim Peynirine; Kültür Politigdir!

Halil Karapaşaoğlu

Buray Hoşsöz: "Hellim peynir değildir. Peynir çeşiti olabilir ama peynir değildir. Hellim hellimdir".

Yekta Kopan: "Şu anda aşırı gerildim yanlış bir şey söyleyeceğim diye" (Koçtaş 2026).

Sevgili Buray katıldı’ı youtube kanalında Yekta Kopan’a hellimin peynir olmadı’ını annadır. Kopan’da şakaynan garışıg gerildiyini ifade eder. Gıprızlılar, Türkiyalılara çog ilginç bir şekilde uzun zamandır “Hellimin peynir olmadı’ını annadmaya çalışır”. Türkiya’dan çeşidli programlarda çeşidli gişiler “hellim peyniri” ifadesini gullanır. Onnar ısrarınan bu ifadeyi gullanır. Gıprızlılar, ısrarınan “hellim peynir” değildir deyereg garşı çıkar. Bu diyalog bana heb çog ilginç gelmişdir. Türkiyalıların ısrarınan “neçün hellime peynir demeye” çalışdı’ını düşünürkan, Gıprızlıların da hellime “neçün bu gadar böyüg anlam yüglediyini” sorgulamaya çalışdım. Yüzlernan Gıprızlı ne zaman bir Türkyalı “hellim peyniri” deye gonuşsa, sosyal medya hesablarından yorum yaparag Türkiyalılara ciddi bir şekilde tebgi gösderirler.

Bazen bazı arkadaşlarımız “Türkiya’ya gendimizi taha çog annadmamız gerekir” der. “Oralara taha çog gidmemiz geregdiyini, sorunun gendimizi annadamadı’mız oldu’unu” belirtirler bu arkadaşlarmız. Siyasi, sendikal ve demogratig gidle örgüdlermiz da gendilerni Türkiya’dakı örgüdlere annadmag içün zaman zaman ziyaredler düzenler Türkiya’ya. Türkiya’dakı örgüdler da Gıprız’a gelir. Sağ örgüdlerin Gıprız’dan çıgdı’ı yogdur zaten. Türkiyalı böyüg partilerin temsilciligleri var Gıprız’da. Türg ulus devleti ilan edildigden, resmi olarag ilg TC konsolosu Gıprız’a atandıgdan soğra Türkiya ile Gıprızlıların her türlü işgisi gurulmaya başlanmışdır. Yani 1925’den böyüne…

100 yıldır TC ve Gıprızlıca gonuşan Gıprızlılar arasında siyasi, ekonomig, kültürel, sosyolojig her türlü ilişgi gurulmuşdur. 100 yıldır Gıprızlılar Türkiyalılara gendini annadmaya çalışmış, Türkiyalılar da 100 yıldır Gıprızlıları annayamamışdır. Buracıgda diggad çekici bir diyer nogda Gıprızlıların Türkiyalıları annayamaması deyildir. Onnarın Türkiyalıları annamagdan başga çaresi yogdur zaten. Gıprızlıların br çovu da Gıprız’dan taha çog Türkiya’yı bilirler. Eyi bilirler hem da. Türkiyalılar Gıprız’ı bilmezler. Aydınından ırgadına gadar… Bazan gendinizi öyle bir pozisyonda bulursuñuz ki Türkiyalı aydınnar hadsiz bir şekilde size Gıprız sorununu annadır. Size siziñ sorunuzu annadırlar. Gendi bildiglernin ve gendi bakış açılarnın dovru oldu’unu iddia ederler. Bu tavrı hem Türkiya’da yaşayan hem da Gıprız’a gelen Türkiyalı Kemalisd yerleşiglerde çog görürsüñüz.

Sömürgeci ve sömürülen arasındakı iletişim ilişgisi teg taraflıdır. Sömürgecinin sömürülennan bir iletişim problemi yogdur. Çünkü onun söylediyi her şey; “Emirdir! Dovrudur! Gudsaldır!”. Sömürülenin sömürgeciyi annamamag gibin bir lügsü yogdur. Sömürülen da heb gendi gendini annadmaya çalışır. Sömürülen, pütün hayatını bunun üsdüne gurar. Sömürülen, pütün hayatını sömürgecisine sankim gendini annadsa pütün sorunnarı çözülecegmiş gibin düşünereg gendini annadmag içün helag eder. Sömürgecinin umurunda bilem deyildir. Sömürülenin hassasiyedleri, sömürgecinin hassasiyedlerine asla dönüşmez. O ne düşünürsa, neyi uygun bulursa dovru olan odur. Sömürgeci, ısdandardları belirler, biçime sokar. Sömürülen itaad eder. Uyum sa’lar. Hadda sömürülen sömürgeciye itaad eddigce sömürülen sömürgecinin gözünde “insan” olur, “insanlaşmaya” başlar. Sömürgecinin sömürülene gendi lisanını, kültürünü, uygarlı’nı dayadmasının bir sebebi da budur. Günün sonunda sömürgecinize benzedigca siz “insan” olarag deyer görürsüñüz.

Sömürgeci ve sömürülen arasındakı iletişim ilişgisi olarag Türkiyalılarnan Gıprızlılar arasında “hellim” üzerinden geşen diyalog bana heb diggad çekiçi gelmişdir. Her şey politigdir. Hellim, Türkiyalılar ve Gıprızlılar arasındakı politig gerilimi temsil eder. Gıprız’da dovru düzgün bir hellim bilem bulamazkan yemeye, Gıprızlıların Türkiyalılara hellimin üzerinden verdiyi reaksiyon ilginç deyildir? Neçün ısrarınan bu tebgiyi verirler? Hellim üzerinden ortaya gonan tebgi varoluşsaldır. Ve politigdir!

Gıprızlılar der ki Türkiyalılara “beni artıg anna! Benim deyerlerime saygı duy! Beni isdediyin gibi şekilden şekile sogma!” Gıprızlılar gendilerni Türkiyalılara süregli olarag gabul eddirmeye çalışırlar. Türkiya’nın Gıprız’da izlediyi politikanın bir dışa vurumu hellimde buluşur. “Hellim peyniri” dememe ısrarı Gıprızlıların Türkiyalılara olan direnişi olarag garşılıg bulurkana, “hellim peyniri” deme ısrarı Türkiyalıların Gıprızlıları gendi isdedigleri biçime sogma, gendi isdedigleri söylem içinde onnarı var edme gibin bir garşılıg bulmagdadır. Yekta Kopan’ı aşırı geren nogda aslında pütün bu tarihsel çatışmanın bir sonucudur. Helim ve hellim peyniri söylemleri arasındakı çatışma da Türkiya’nın Gıprız’da yürüddüyü politikalar devam eddigca devam edecegdir. Gıprız’ın kuzeyindeki son Gıprızlı yog oluncaya gadar bu itiraz Gıprızlılar tarafından yapılacagdır!  

Kültür Politigdir!    

Bu tebgiler belirli bir politig bilincinan yapılmamagdadır. İnsannar gendiliyinden gendi varoluşlarnı ortaya goyma ihtiyacı içündedir. Hellim ve şeftali kebabı gibi yerlilere aid olan ya da yerlilerin gendininmiş gibin sahiblendiyi gastronomiye aid ürünlerin “deforme” edilmesi ve yerlilerin buna garşı çıgması politigdir. Sömürgecilerin yerlilere aid olan şeyleri “deforme” edereg tegrar sunması da politigdir. Buracıgda “deforme” edilen kültürdür. Kültür deforme edilereg yerlilerin gendi gendileriynan yabancılaşması sa’lanır dilde oldu’u gibin. Yerlilerin dili, aksanı, şivesi, diyalegdiyi siz ne dersañız deyiñ deforme edilereg sömürgecinin gendi belirlediyi ısdandardlarda tegrar şekillenmesiynan yerlilere dayadılır. Yerliler, sömürgeci tarafından deforme edilen kültürlarıynan gendi yurdları arasında ve elbedda gendi gendileriynan bir yabancılaşma ilişgisi içüne girerler.

Ekonomi tarihi ve sosyolojisı üzerine çalışmalarıynan diggad çeken Karl Polanyi “The Great Transformation” kitabında “Double Movement/Çifde Hareked” kavramını öne sürer. Çifde Hareked, serbesd piyasa ekonomisi ve serbesd piyasa ekonomisine garşı toblumun gendini korumag içün verdiyi tebgiyi ifade eder. Ekonomide piyasa ilişgileri liberalleşdigce, devled ekonomig alandan yedgi ve denetimini çegdigce, piyasada emeg ucuzlar, insannarın sosyal ve çalışma hagları ellerinden alınır, sa’lıg, eyitim, barınag, ulaşım metalaşır, toblumun bu alanlara erişimi zorlaşır. Polanyi derki bu goşullarda toblum gendini gorumag içün direnişe geşer ve garşı bir hareked oluşdurur. Birinci hareked piyasanın serbesdleşmesi ikinci hareked da toblumun direnişe gendini korumaya almaya çalışmasıdır. Ondan dolayı bu teori “çifde hareked” olarag isimlendirilir.

Stuart Hall kültürü sadece resim, heykel, edebiyat, müzik üzerinden okumak yerine, "yaşanmış, yorumlanmış ve tanımlanmış deneyim" üzerinden açıglamışdır. Hall’a göre kültür anlamın üretildiyi ve bir igdidar mücadelesinin yaşandı’ı yerdir. Hall, kültürü hakim sınıfın ezilen sınıf üzerinde hegemonya gurdu’u bir mücadele alanı olarag görmegdedir. Hall, “temsil, anlamın üretildiyi ve bir kültürün üyeleri arasında deyiştokuş edildiyi sürecin temel parçasıdır. Şeyleri simgeleyen ya da tasvir eden dil, işaredler ve görüntülerin kullanılmasını içerir” demegdedir (Hall 2017, 23). Hall, dil yoluynan anlam üretildiyi, insanın nesneler ve olaylar dünyasını da bu şekilde anlamlandırdı’nı ifade edmegdedir (Hall 2017, 25). Hall, gadef örneyini verir. Eliñizde bir gadef vardır. Bu gadefi odaya goyub dışarı çıkarsıñız. Gadef fizigsel olarag yanıñızda deyildir. Ancag gadef haggında düşünmeye devam edebilirsiñiz. Gadefi düşünemesiñiz deyiyor Hall, gadef kavramını düşünebilirsiñiz. Nesneleri anladmag içün gullandı’ımız dilsel işared olan kelime “GADEF” temsildir. Temsil, zihinlerimizde dil yoluyla kavramlar içün anlam üretir (Hall 2017, 25).

Hellim’e hellim peyniri deme ısrarı Hall’dan yola çıkarag okuyacagsag, dil yoluynan bir anlam üretimi ve temsili zabdedme girişimidir. Helimden hellim peynirine geçişde bir temsil krizi açı’a çıgmagdadır. Bu temsil krizi sömürgeci ve sömürülen arasındakı çatışmanın gendisidir. Türkiyalılar Gıprızlıları temsil eden şeyleri dil aracılıynan “deforme” edereg, anlam üretimini ele geçirmeye çalışmagdadır.  

Kültürel anlamda açığa çıkan bu temsiliyed krizi Gıprızlılar üzerinde gurulan bir hegemonya olarag garşımıza çıgmagdadır. Polanyi’nin “Çifde Hareked” kavramından yola çıkarag nasıl ki serbesd piyasa ekonomisine garşı toblum gendini koruma çabası içüne girer, sömürgecinin gendi kültür annayışına garşı da yerliler gendilerini koruma çabası içüne girdiyi ve gireceyi sonucuna ulaşabilirig. Gıprızlıların hellimin peynir olmadı’ı söyleme ısrarı tam olarag counter movement/garşı harekeddir. Gıprızlılara aid olan anlam dünyasını ve temsili Türkiyalılara bıragmag isdememe arzusudur. Ne yazık ki toblumun ald sınıflarında ortaya gonan bu tebgiye aydınnarımız burun gıvırmagda, özelliynan solcularmız bu tebgiyi basidleşdirereg, hişleşdirmegdedir. Sorun bizdedir. Sol kültürü politig bir alan olarag görmedig. Gördüysag da Türkiya’dakı sol kültürü Gıprız’a getirereg soldan sömürgecilig ilişgilernin agdarılmasına aracılıg yabdıg. Sömürgecilig ilişgilernin oldu’u goşullarda kültürü dekolonyal bir yerden bir direniş aygıtına dönüşdürmeg zorundayıg.

Nod: Yazının seslendirilmiş hali; https://youtu.be/zyoryIShUi0

Gaynag

Hall, Stuart. 2017. “Temsil Kültürel Temsiller ve Anlamlandırma Uygulamaları”. Çev. İdil Dündar. Pinhan Yayıncılıg. İstanbul.

Koçtaş, "Hellim kırmızı çizgimizdir." YouTube Shorts. Erişim 2 Nisan 2026. https://youtube.com/shorts/xMB1k2ZUjCM?si=PoYIDF3NzB2op9KF