Havayolları battı, ambargo kalktı

Sami Özuslu

 

Hayırlısıyla Kıbrıs Havayolları (Cyprus Airways) de battı.
Tıpkı Kıbrıs Türk Hava Yolları’nın (KTHY) battığı gibi!..
Şirketin ipini en son Avrupa Birliği (AB) çekti.
Brüksel, hükümet tarafından kurallara uygun olmayan şekilde sübvanse edildiği gerekçesiyle faaliyetlerinin durdurulmasını istedi. Ve film koptu.
Koskoca Kıbrıs Cumhuriyeti’nin havada uçan uçağı da kalmadı.
Tıpkı bizim kalmadığı gibi!..
Kıbrıs Havayollarının kapanmasının ardından şirket çalışanları sokaklara döküldü, hak arayışına başladı.
Tıpkı bizde olduğu gibi!..
Hükümet ise ‘yeni bir havayolu şirketi’ kurmayı planladığını duyurdu.
Aynen bizdeki gibi!...
Muhtemelen çalışanlar aylarca sokaklarda eylem yapacaklar. Söz alacaklar. İşe alınmaları zamana yayılacak. Birçok sıkıntı yaşayacaklar.
Bizim KTHY personelinin yaşadığı gibi!..
Ve muhtemelen Anastasiadis hükümeti ‘yeni havayolu şirketi’ falan da kurmayacak. Yahut kuramayacak. Ya da kurar gibi yapacak ama şirket faaliyete geçmeyecek.
Bizim Ersan Saner’in kurduğu Kuzey Kıbrıs Havayolları (KKHY) gibi mesela…

**

KTHY’nin ardından Kıbrıs Hava Yolları’nın da batışı Kıbrıs adasını bir türlü ‘ortak vatan’a dönüştürüp ‘gül gibi geçinmek’ varken paylaşamayan Kıbrıslıların tümü için bir ‘ders’ niteliğindedir.
Ekonomistlerin dilinde ‘çözümle birlikte Kıbrıs adasında turizm, emlak, eğitim gibi sektörlerin çok büyük bir patlama yaşayacağını’ söylemekten tüy bitti.
Ama gelin görün ki toplumlar ve liderler bunu anlamamakta ısrar etti.
Geçmişte Kıbrıs Türk tarafı, ama son 10 yıldır daha çok Kıbrıs Rum tarafı ‘çözümsüzlük’ oyunu oynamaktan bıkmadı, usanmadı.
İki havayolu şirketinin de batıp Kıbrıslıların havada uçuracak uçağının kalmaması gerçekten bir ‘ders’ olabilecek mi?
Zira bu ilk örnek değil. Bankalar dahil, iki toplum da çok şey yitirdi bugüne dek… En fazla da zaman tabii…
O yüzden ders çıkarmak pek görülen bir şey değil buralarda…

**

Toplumların ve liderlerin gelişmelerden ders çıkarmalarını bekleyedururken ama, kimi enteresan süreçler de yaşanabilir.
Mesela ilk etapta Kıbrıs Cumhuriyeti’ne gelip giden uçakların ‘Türk hava sahası yasağı’ otomatikman kalkmış oldu!
Zira söz konusu ambargo yalnızca Kıbrıs Cumhuriyeti’ne ait uçaklar için uygulanıyordu.
Kıbrıs Havayolları dışındaki şirketlere ait uçaklar Larnaka ve Baf uçuşlarında Türk hava sahasını ve koridorlarını zaten kullanıyordu.
Zaten Kıbrıs Havayolları’nın batışında, Türkiye hava sahasından geçemeyişin getirdiği ek mali külfet önemli rol oynuyordu. Diğer şirketler ise bu ‘haksız rekabet’i yaşamıyordu.
Bir başka deyişle Kıbrıs Havayolları’nın batışı, Türkiye’nin hava ambargosunun da fiilen kalkması anlamına geliyor.
Nasreddin Hoca’nın hikayesindeki gibi yorgan gitti, kavga bitti!
Bu durum Kıbrıs’taki statükonun değişmesi için bir ‘fırsat’ olarak değerlendirilebilir mi?
Niyet varsa neden olmasın?