Hak arayacağımız yer mahkemedir

Tümay Tuğyan

 


Pazar günü yapılan Avrupa Parlamentosu seçimlerinde birçok Kıbrıslı Türk ‘ikamet adresi sorunu’ nedeniyle oy kullanamadı.

Fakat bu ‘soruna’ ilişkin tepkimizi, yanlış yerde, yanlış zamanda ve yanlış şekilde ortaya koyduk, koyuyoruz.

Dün de yazmıştım; eğer bir ülkenin seçim yasasında, oy kullanabilmeniz için seçmen listesinde adınızın olması gerektiği şartı varsa ki bu Kıbrıs’ın kuzeyinde de böyledir, aksi durumda oy kullanabilmeniz mümkün değildir.

Vatandaş olmak ve bir ülkenin kimlik kartını taşımak, illa ki o ülkede oy kullanma hakkına sahip olduğunuz anlamına gelmez. 

Dolayısıyla adımız seçmen listesinde olmadığı halde Pazar günü Kıbrıs Cumhuriyeti kimlik kartlarımız aracılığıyla oy kullanma talebinde ısrarcı olmamızın yasal olarak bir karşılığı yoktu, yoktur!

Keza bu sebeple sandık görevlileriyle tartışmanın da öyle.

Seçimden birkaç gün önce ‘bilgimize gelen’ seçmen listelerinde pek çok kişinin adının yer almadığının ortaya çıkmasına rağmen, ‘bakmayın siz o listelere, kimlik kartınızı alın ve sandığa gidin, oy kullanmak sizin yasal hakkınızdır’ şeklinde yapılan telkinler, maalesef bilgiye değil tahmine dayalı telkinler olduğundan, pek çok insan sandığa gidip hak talebinde bulundu.

Bazılarımız sandık görevlilerinin ‘hayır’ cevabıyla ikna olmadı, taleplerinde ısrarcı oldu ve iş büyüdü, tartışmalar yaşandı.

Oysa vermemiz gereken doğru tepki bu değildi.

Bizim sorgulamamız gereken şey, Kıbrıs Cumhuriyeti kimlik kartı taşıyor olmamıza rağmen neden oy kullanamadığımız değil, nasıl olup da seçmen listesine giremediğimizdir.

Oy vermeye karar verdikten sonra, seçmen listesinde olup olmadığımızı vaktinde kontrol ettik mi?

Listede olmadığımızı fark ettiysek, yasal süre içerisinde ilgili makama gerekli itirazı yaptık mı?

Ve eğer bu itirazı yaptıysak, ilgili makam (seçim kurulu) itirazımızı dikkate alıp gerekli düzenlemeleri yapmadı mı?

Öfkelenmeden önce bu prosedürü yerine getirip getirmediğimize bakalım.

Çok büyük ihtimalle büyük çoğunluğumuz bu prosedürü yerine getirmedik.

Doğrudur, Kıbrıs Cumhuriyeti makamları Kıbrıslı Türkler’i bu prosedür konusunda etkin biçimde bilgilendirmedi, gerekli duyuruları yeterli düzeyde bize ulaştırmadı...

Ama biz de maalesef kendi haklarımızın peşinde yeterli düzeyde koşmadık, ilgili seçim yasasının gerekleri hakkında bilgi almayı gerekli görmedik.

Bir diğer önemli ve bence esas sıkıntı, ikamet adreslerimizin nasıl olup da kayıtlarda farklı şekilde yer aldığıdır.

Ve bence işte esas bu ‘hatanın’ peşine düşelim!

Ve oy kullanma hakkımızın, bizim dışımızda gelişen bu ‘hatadan’ dolayı elimizden alınışına itiraz edelim.

Ama sokakta eylem yaparak, Facebook’ta yazıp çizerek ya da sandık başında ağlayarak değil!

Yasal olarak haklı olduğumuzu düşündüğümüz noktada, yasal haklarımızı kullanarak!

Bugüne kadar ‘nedense’ hiç aklımıza gelmeyen hukuki yolları kullanıp, mahkemeye başvurarak.

Haklıysak, hak arayacağımız yer mahkemedir.