Takvim yaprakları 6 Aralık'a doğru ilerlerken, memleketin gündemi yine bildik sorularla dolu.
Yaşananların hesabını kim verecek?
Kim bu halimizin sorumluluğunu alacak?...
Bu soruların yanıtlarını ararken yalnızca bugüne bakamayız. Hafızamızı tazelemek, son yıllarda yaşananları yeniden hatırlamak zorundayız. Çünkü bir ülkede sorunlar sürekli tekrarlanıyor, her krizden sonra birkaç açıklama yapılıyor ama aynı yönetim anlayışı değişmeden yoluna devam ediyorsa, artık tek tek olaylardan çok daha büyük bir meseleyi konuşmamız gerekiyor.
Ünal Üstel hükümetinin icraatları, kamuoyunda tartışılan skandallar ve toplumun gündelik hayatına yansıyan sorunlar, bu nedenle yeniden değerlendirilmelidir.
***
Hatırlayalım…
Pandemi döneminde ortaya çıkan özel jet skandalını. Ülkeye özel bir uçakla gelen kişilerin karantina kurallarına uyup uymadığı, gerekli izinlerin nasıl verildiği ve süreçte kimlerin sorumluluk taşıdığı kamuoyunda ciddi tartışmalara neden olmuştu.
Dönemin Turizm Bakanı Ünal Üstel görevden alınmıştı.
Olayla ilgili polis raporunun tamamlanması ve soruşturmanın ilerleyişi konusunda yanıt beklenen noktalar var...
***
Yıllar geçti. Ünal Üstel bu kez Başbakanlık koltuğunda. Ancak geçmişte kamuoyunun önüne gelen soruların tümü, hafızalardan silinmiş değil.
Özel jet dosyasının hangi aşamalardan geçtiği, hangi soruların yanıtlandığı ve hangi sonuçlara ulaşıldığı konusunda toplumun açık, anlaşılır ve güvenilir bilgiye ihtiyacı var.
Burada mesele, herhangi bir kişiyi peşinen suçlu ilan etmek değildir. Mesele, kamu görevinde bulunanların isimlerinin karıştığı ciddi tartışmaların açıklığa kavuşturulması ve kamu vicdanında soru işareti bırakılmamasıdır.
Aradan yıllar geçmesine rağmen yanıtlanmamış sorular varsa, bunları sormak gazeteciliğin de siyasetin de yurttaş olmanın da gereğidir.
***
Sonra 2024 yılının Ekim ayında yaşanan alkollü mama faciası…
Bir bebeğin yaşamını yitirdiği, başka bebeklerin de etkilendiği olay, hepimizin yüreğine ağır bir acı bıraktı.
Hastanede mama hazırlanması sırasında etil alkol kullanılması ve bebeklerin beslenmesine ilişkin ihmaller iddiaları, sağlık sistemindeki denetim ve sorumluluk tartışmalarını ülkenin gündemine taşıdı.
Burada söz konusu olan yalnızca bir hastane olayı değildir. Bebeklerini devletin sağlık kurumuna emanet eden ailelerin güvenidir. Sağlık hizmetinin temelinde bulunması gereken özen, denetim, doğru bilgilendirme ve hesap verebilirliktir.
Bu nasıl yaşandı? Hangi denetimler yapıldı? Riskler neden zamanında önlenemedi? Aileler neden yeterince hızlı bilgilendirilmedi? Benzer olayların tekrarlanmaması için hangi kalıcı önlemler alındı?
Yargı süreci devam ederken kimse hakkında peşin hüküm verilmemeli. Ancak yargı sürecinin devam etmesi, sağlık sistemindeki kurumsal eksikliklerin araştırılması ve kamuoyunun bilgilendirilmesi gereğini ortadan kaldırmaz.
***
30 Ağustos 2026'da Girne açıklarında yaşanan Filo Jet faciası da bu tartışmanın en acı başlıklarından biri oldu.
Can kayıplarının ve kayıpların yaşandığı facianın ardından soruşturma başlatıldı. Başbakan Ünal Üstel, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı'nın görevden alındığını açıkladı. Kararın ardından Yeniden Doğuş Partisi hükümetten çekildi.
Bu gelişmeler, siyasi sorumluluğun ne anlama geldiği sorusunu yeniden gündeme taşıdı.
Bir bakanın görevden alınması, idari bir karar olabilir. Fakat böylesine ağır bir olayın ardından asıl mesele, sorumluluk zincirinin bütün yönleriyle ortaya çıkarılmasıdır. Denetim mekanizmaları nasıl çalıştı? Sefer izinleri hangi koşullarda verildi? Güvenlik standartları eksiksiz uygulandı mı? Kurumların görevlerini yerine getirip getirmediği bağımsız biçimde araştırıldı mı?
Bu soruların yanıtları, soruşturmanın sonuçlarıyla birlikte kamuoyuna açık biçimde anlatılmalıdır.
Çünkü siyasi sorumluluk, yalnızca bir makam değişikliğiyle sınırlı değildir.
***
Ve daha niceleri...
Yolsuzluk dosyaları... Sahte diploma davaları... Yağmur gibi yağan iddialar... Olaylar...
Hepsini tekrar tekrar hatırlatacağız...
Hafızayı tazeleyeceğiz...