“Güvenlik krizi polisiye değil, siyasidir!”

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP), Kıbrıs’ın kuzeyindeki güvenlik zafiyetleri ve artan suç oranlarını görüşmek üzere Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’na pazartesi günü "güvenlik krizi" gündemiyle olağanüstü toplantı çağrısında bulundu. 

YENİDÜZEN

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP), Kıbrıs’ın kuzeyindeki güvenlik zafiyetleri ve artan suç oranlarını görüşmek üzere Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’na pazartesi günü "güvenlik krizi" gündemiyle olağanüstü toplantı çağrısında bulundu. 
Hazırlanan dilekçe Meclis Başkanı Ziya Öztürkler’e sunuldu.
Dilekçenin teslim edilmesinin ardından basına açıklamalarda bulunan CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, ülkedeki güvenlik politikalarının yetersizliğine dikkat çekerek sorunun polislik bir mesele olmanın ötesinde doğrudan siyasi bir irade eksikliği olduğunu belirtti.

 

"Devlet otoritesinin sarsıldığını, kurumların denetim yetkisini kaybettiğini görüyoruz"

Uzun süredir devam eden yapısal sorunların ülkeyi ciddi bir baskı altına soktuğunu ifade eden Sıla Usar İncirli, kurumların denetim yetkisini kaybettiğini vurguladı:
"Uzunca bir süredir yapısal sorunlar olduğunun farkındayız. Bu, tamamen siyasi iradeyle ilgili bir konudur. Güvenlik politikalarının bütünlüklü şekilde uygulanması, denetimlerin ve koordinasyonların eksiksiz yapılması kaçınılmaz bir gerekliliktir. Bizim tespitimiz ve görüşümüz odur ki; kurumlar ülke üzerindeki hakimiyetini kaybetti, devlet otoritesinin sarsıldığını görüyoruz. Ülkeye giren insanların devlet otoritesini yok sayacak şekilde davranabildiğini gözlemliyoruz ve tüm bunlarla yüzleşilmesi gerekiyor."

 

"Önleyici tedbirlerde ciddi zafiyet var"

Suçla mücadelede polisin suç sonrası başarısına karşın önleyici mekanizmaların yetersiz kaldığına işaret eden İncirli, ülkeye giriş ve takip süreçlerindeki aksaklıkları şu sözlerle dile getirdi:
"Suça meyilli insanların ülkeye girişini engelleyecek mekanizmamız yeterince güçlü değil. Ülkeye girdikten sonra takip etme noktasında da sorunlar yaşıyoruz. Bazı insanlar geliyor; nerede kaldıkları, kim oldukları, ne yaptıkları belirsiz kalıyor. Suç işlendikten sonra polisimiz başarılı şekilde suçluyu yakalıyor ancak suç işlenmeden önce bunu önlemeye yönelik işlemlerde zafiyet var. İnsanlarımız hiç yaşamaması gereken olayları yaşıyor, en sevdikleriyle ilgili endişeleri artıyor."

"Başbakan Üstel’i aradık, ulaşamadık… Bu mesele polislik değil, siyasidir"

Suç tiplerinin çeşitlendiğini ve yapısının değiştiğini kaydeden İncirli, Meclis'in denetim görevini yerine getirmesi gerektiğini belirterek açıklamasını şöyle sürdürdü:
"Kimin nerede ne yaptığını bilmeyen bir devlet, insanlarını güvende tutamaz. Bu mesele sadece polislik değil, doğrudan siyasidir. Olağanüstü genel kurul çağrımızı yaptık ve Meclis Başkanı Ziya Öztürkler’e talebimizi ilettik. Bunu duyurmadan önce Başbakan Ünal Üstel’i de aradık ancak ulaşma imkanımız olmadı, ama bu önemli değil. Biz istiyoruz ki Meclis olağanüstü toplansın, tüm eksiklikler konuşulsun, yapılması gereken yasal değişiklikler varsa yapılsın. Bizler de çözüm önerilerimizi ortaya koyalım."

Haberler Haberleri