Yine bir süpermarket sohbeti...
Gece 9 gibi...
"Sabah 06.00'da başladım, gözlerim kararıyor artık, kusura bakmayınız..."
Daha da bir saati var.
Yani...
Bir günde 16 saat çalışılır mı?
"Haftada bir gün böyle, yarın izin günüm çünkü..."
Çalışma Bakanı da çıkıyor, diyor ki: "Yurttaşların özel sektördeki oranı yüzde 50'nin altında..."
Başka?
"170 bin aktif sigortalının yaklaşık 100 bini yabancı uyruklu..."
Çünkü "köle" istiyorlar çoğunlukla...
İşçi değil...
Buna göz yuman da siyasi iktidarlar...
***
Market çalışanlarına yaşatılan bu zulmü kaç defa yazdım.
Ama değişmiyor sonuç...
Mesai dediğin, yalnızca "kamu"da olur tabii...
Özelde çalışanlar insan değil bu ülkede...
Marketteki tezgahtar pazar günü de çalışmalı, gece de...
Evi yoktur (!)
Çocuğu yoktur (!)
Gezmeye, eğlenmeye hakkı yoktur (!)
Ek ücret ödüyor mu diye sordum kasiyere...
Ödüyormuş.
2 bin lira!
Asgari ücretten 2 bin lira fazla...
***
Çalışma Bakanlığı denetim yapıyor mu?
Haftalık denetim raporları neden açıklanmıyor örneğin...
Hep şeffaflık diyoruz...
Nereler denetlenmiş, sonuçları ne?
Güneyde pazar günleri kapalı büyük mağazalar...
Hani hep, "ekonomi güneye kaydı" diyorlar ya...
İnsanlık da öyle...
Koro halinde "serbest piyasa" dedikleri insanları sömürmek, ezmek, zulmetmek olmamalı...
***
"Sabah 9, akşam 8" çalışanları yazmıştım yine geçen yıl...
Bir giyim mağazasıydı...
Her gün 10,5 saat…
Gitmesi, gelmesi derken 12 saat aslında…
Maaş asgari ücret!
Daha sonra da mağazaya uğramış; sormuştum; "gelen giden oldu mu denetime..."
Hiiiiç!
Bu rezil düzene müdahale etmedikçe, "özel sektörde çalışanlar yabancılar" diye söylenmek, samimi değildir...
Üstelik ne fark ediyor, yerli ya da yabancı...
İnsanlar "köle" gibi görülüyor her yerde...
Dahası...
Kimilerinin patronu da kamu görevlisi...
Üç buçukta paydos ediyor.
Özel sektördeki çalışma koşullarının, güvencesizliğin, denetimsizliğin, sömürünün farkına varmadıkça, kamuyu kirleten "yandaşlık düzeni" değişmez kolay kolay...
***
Gece 9 gibi...
"Sabah 06.00'da başladım, gözlerim kararıyor artık, kusura bakmayınız..."
Bunun insanlık dışı olduğunu anlatıyorum.
"Gazeteciyim" diyorum, "çok yazdım ama yine yazacağım bunu..."
"Bence asıl şunu yaz" diyor...
"Geçen hafta bir müşteri geldi, gece 10'u çeyrek geçe... Kapattık, dedim... Bana hakaret etti. Patrona şikayet edeceğini söyledi. Böyle insanlar var işte..."