Bağımsız Kıbrıslı Türk gençlik örgütlerinin oluşturduğu Gençlik Federasyonu’nu, kurulduğu günden bu yana dikkatle ve takdirle takip ediyorum.
Gençlik Kongresi raporları, geleceğe ışık tutan işlerdi; "Kıbrıslı Türk gençler ne düşünüyor?" sorusuna 200 sayfaya yakın bir raporla yanıt vermişlerdi. Gençlerin —çoğunlukla— siyasi partilere mesafeli durduğunu ama siyasetin uzağında kalmadığını gözlemlemiştik.
Federasyonun, "İki Toplumlu Gençlik Teknik Komitesi"ne yönelik Cumhurbaşkanlığı'na yaptığı eleştiriyi o nedenle önemsedim.
Kıbrıs Türk halkı, son seçimlerde %63 gibi ezber bozan bir oranla değişimden yana oldu. Bu oran, sadece yeni seçilen isme duyulan bir güvenin değil, aynı zamanda eski siyaset biçimine duyulan derin bir güvensizliğin de ilanıydı.
Ama şimdiki tartışma şu... Tatar gitti; fakat teknik komitelerin neredeyse tamamı onun döneminden kalan isimlerle devam ediyor. Başkanları da aynı, teknik komitelerin koordinatörü de değişmedi.
Bir 'toplu değişim' ya da 'altüstlük' değil kastettiğim; ancak sonuçta tüm kurumlarda zihniyet değişimi de seçmenin talebi...
***
Teknik komiteler, hele hele resmi müzakerelerin başlamadığı süreçte son derece önemli. İki toplum arasındaki temasın ve diyaloğun canlı kaldığı başlıca alanlardan biri burası.
Şu anki teknik komiteleri oluşturan motivasyon, "adanın kalıcı bölünmesi" ve "ayrılık" üzerineydi; bunu inkâr eden yok herhalde.
Örneğin geçtiğimiz haftalarda iki toplumlu teknik komite başkanları İngiltere’de, İngiliz Yüksek Komiserliği’nin ev sahipliğinde bir araya geldi. Bu buluşmadan ne tür sonuçlar çıktığını ya da hangi ilerlemelerin sağlandığını bilmiyoruz. Ama şunu biliyoruz: Bu toplantıya katılan başkanlar, geçmiş iradenin temsilcileriydi.
***
Gençlik Federasyonu’na komiteye katılım için iki temsilcilik önerilmiş. Araştırdım, konuştum, öğrendim; bu iki "boşluk", eski üyelerin devamsızlığından kaynaklanıyor. Federasyon, "Mesele koltuk değil, ilke meselesi" diyerek bu yapının içine eklemlenmeyi oy birliğiyle reddetti.
Çünkü sorun birkaç ismin değişmesi değil; komitelerin oluşum biçimi.
Federasyon keşke komitenin oluşumuna dair kendi önerilerini de açıklıkla paylaşsaydı...
***
Mesele elbette isimler değil! Örneğin Gençlik Komitesi Kıbrıslı Türk Başkanı Vehbi Zeki Serter’in eğitimli ve donanımlı bir genç olduğunu öğrendim. Geçen dönemde Cumhurbaşkanlığı’nda sözleşmeli olarak istihdam da edilmiş. Ama dedim ya; mesele kişisel değil; kapsayıcılık, temsiliyet ve liyakat. Bir de elbette çözüm iradesi...
***
Seçmen sandıkta değişim istedi. Köklü bir değişim, öyle böyle değil... Bunun kurumsal yapılara yansıması önemli. Gençlik Federasyonu’nun çıkışı tam da bu nedenle dikkate değer.
Mutlaka kulak verilecektir; Tufan Erhürman da federasyon üyeleriyle bir araya gelerek görüşmüş; bu sevindirici.
Birkaç teknik komitede daha başkanlar düzeyinde değişikliğe gidileceğini öğrendim. Ama sanırım yapılması gereken, tüm komitelerin yeni dönemin iradesini de gözeterek yeniden tasarlanmasıdır.