Gençleri Kandırma

Salih Sarpten

“Olmayan arsaya hak sahipliği belgesi vererek gençleri kandırma… Kırsal kesim arazisi dağıtacağım diye toplumu birbirine düşürme...” İşte geçtiğimiz haftanın en önemli gündemi bunlardı.

Toplumu ve özellikle de gençleri kandırma… Ne kadar acınası, ayıplanması gereken ve affedilemez bir tavır… Oysa gençler bir toplumun sahip olduğu en önemli potansiyeldir. Bu nedenledir ki; ülkelerin en önemli zenginlikleri, sahip oldukları genç nüfusun ta kendisidir.

Ne var ki; bugün ülkemizi yöneten anlayışın bu anlamda çok kötü bir karnesi var. 100 binin üzerinde üniversite öğrencisini barındıran Kuzey Kıbrıs, kendi gençleri için tek bir olumlu adım atmıyor, atamıyor…

Ülkemizde gençler, sadece kırsal kesim arazisi dağıtımında değil, daha birçok konuda kendini kandırılmış hissediyor. Kuzey Kıbrıs odaklı yapılan birçok çalışma ve sosyal araştırmanın sonuçları bu durumun ispatı gibidir. Şöyle ki bu çalışmalarda;

  • Diplomalı işsiz sayısının, çok uzun olmayan KKTC tarihinin en yüksek seviyesine ulaştığı,    
  • Nitelikli iş gücü dediğimiz üniversite mezunu gençlerin ülkeden göç etme hızlarının son 1,5 yılda tırmanışa geçtiği, 
  • Gençler, iş bulma ümidi taşımadıkları için iş aramaktan vazgeçtikleri bulgularına sıkça rastlanmaktadır.

Daha basit bir ifadeyle gençlerimiz iş bulma konusunda tam bir öğrenilmiş çaresizlik yaşamaktadır. Zaten, 40 bin civarında yabancı iş gücünün ama buna karşın 11 bin de genç işsizimizin olduğu düşünüldüğünde durumun vahameti kendiliğinden ortaya çıkıyor…

Bütün bunların temelinde kendi gençliği tanımayan, gençliğin ne olduğunu ya da ne olmadığını bilmeyen, tanımlayamayan ve ona uygun yaklaşımları gösteremeyen anlayış yatmaktadır…

Gençlik, geleceğe havale edilen bir yaş grubu değildir. Zaten gençlik, bir yaş sorunu veya atlatılması gereken bir dönem de değildir. Çünkü gençlik bugünün ta kendisidir… Gençlik, sürekli aktif ve dinamik olma halidir. Gençlik dürüstlüktür, doğruluktur; kandırılmaya karşı tahammülü olmayan bir yaklaşımdır.

Gençlik, siyasi istismarların, oy hesaplarının, uydurulmuş senaryoların kabul görmediği bir yerdir. Gençlik, ne istediğini bilmenin en heyecanlı kısmıdır… Gençlik, böyle gelmiş ama böyle gitmeyecek diyebilmektedir…

Kısacası gençler, toplumsal yaşamın en dinamik aktörleridir. Gençlerin sadece kendilerini ilgilendiren değil, tüm toplumsal konularda karar alma süreçlerine katılımı sağlanmalıdır. Bu nedenle onları ötekileştiren, geleceğe havale eden ya da kandırılacak bir grup gibi gören anlayış yıkılmalıdır, yıkılmaya mahkümdur…

 


Biliyor muydunuz?

Türkiye Üniversitelerine Yeni Giriş Sisteminde 5 Değişiklik

Türkiye üniversitelerine girişte uygulanacak yeni sisteminin açıklanmasının üzerinden 1.5 ay geçti. Ancak YÖK, bu süre içinde yeni sistemde 5 kez değişiklik yaptı. İşte YKS’nin yeniliklerle dolu kısa tarihi ve son hali:

  1. Tek Sınav İki Oturum: YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, sistemin genel çerçevesini ilk defa 26 Eylül Salı günü açıkladı. Prof. Dr. Saraç, yeni sistemde sınavın bir hafta sonunda iki oturumlu olarak yapılıp bitirilmesini hedeflediklerini ve dil dışında sözel, sayısal, eşit ağırlık şeklinde 3 puan türü kullanılacağını söyledi. Türkçe ve matematik derslerinin de sınavın merkezinde olacağını vurguladı.
     
  2. Eşit Ağırlık testine “tarih soruları” eklendi: Bu açıklamadan bir hafta sonra yani 19 Ekim Perşembe günü ikinci oturumda güncelleme olduğu duyuruldu. Buna göre ikinci oturumda Türk dili ve edebiyatı testi aynen kaldı fakat Coğrafya-1’in yerine sosyal bilimler-1 getirildi. Bu teste tarih de eklendi.
     
  3. 180 Puan Barajına ikinci oturum da dahil oldu:. Sistemin ilk halinde lisans tercihi için TYT’den 180 puan alma şartı aranıyordu. Daha sonra baraja TYT’nin %40, öğleden sonraki ikinci oturumun ise %60 oranında etki edeceği duyuruldu.
     
  4. Sınav İki güne yayıldı: 9 Kasım Perşembe gecesi yapılan değişiklikle, bir günde yapılması planlanan YKS’nin iki güne yayıldığı açıklandı. Buna göre TYT’nin 23 Haziran Cumartesi sabah, ikinci oturumun ise cumartesi öğleden sonra yerine 24 Haziran Pazar sabah yapılmasına karar verildi.
     
  5. TYT (Temel Yeterlilik Testi) alanı genişletildi: 9 Kasım’daki değişiklik bununla sınırlı kalmadı ve TYT’nin alanı da genişletilerek fen ve sosyal bilimler testleri eklendi. Buna göre adaylar TYT’de Türkçe testindeki 40 soruya ek olarak 20 sosyal bilimler (coğrafya, din kültürü ve ahlak bilgisi, felsefe ve tarih), matematikteki 40 soruya ek olarak da 20 fen bilimleri sorusu (biyoloji, fizik ve kimya) olmak üzere toplam 120 soru çözecek. Sınav süresi de 135 dakikaya çıkarıldı.

 


Anlayana Gülmece

Yalakalık

Padişah bir saray yaptıracak. Yalaka çavuş durur mu? Hemen talip olmuş saray inşaatına. Tez elden bitirmiş işleri. Teslim edecek. Padişah almış vezirini sarayı gezmeye çıkar.

 

Yalaka çavuşla çok iyi anlaşamayan vezir, sarayın tuvaletinin olmadığını fark eder ve bu durumu padişaha hissettirmeye uğraşır.  Hemen söze başlar:

  • Hünkarım! Sayın ki çişiniz geldi. Nasıl gidereceksiniz? Nereye edeceksiniz?

Yalaka çavuş fırsat verir mi? hemen atılmış söze. Vezire dönerek:

  • Sana ne… Koskoca padişah! Sana mı soracak nereye edeceğini? Nereye isterse oraya eder!