“Kıbrıslı Türk gençler ne düşünüyor?” sorusu yanıtsız değil... Bu soru, 4'üncü Kıbrıs Türk Gençlik Kongresi’nde iki gün boyunca tartışıldı, yanıtlar arandı ve yaklaşık iki yüz sayfalık bir rapor ortaya çıktı.
Kongre sonucu net: Gençlik bu düzeni onaylamıyor.
Rüstem Kitabevi'ndeki rapor lansmanı çok sıcak bir ortamda yapıldı. Gençlerin heyecanı görülmeye değerdi. Günlerce, saatlerce, kararlılıkla çalıştılar, düşündüler, ürettiler. Ciddi bir emek ortaya koydular.
İki yüz elli genç, on farklı komite, iki gün boyunca memleket meseleleri ve 417 ayrı karar…
Bugün ülkedeki pek çok siyasi parti ya da meslek örgütünün bile üretemediği bir sonuç bu.
Üstelik başlıklar yenilenebilir enerjiden ekonomiye, kadına yönelik şiddetten zorunlu askerliğe, basın özgürlüğünden genel sağlık sistemine, casino turizminden din eğitimine kadar geniş bir çerçeve sunuyor.
Gençlik Federasyonu, yeni bir siyaset ve yeni bir gelecek için bana umut verdi.
"Bugünün gençleri siyasetten uzak" gibi yaygın bir görüş var ya!
Öyle olmadığını gördük.
Gençler belki "siyasi partilere" mesafeli ama siyasete değil asla... Gençler siyasetten kaçmıyor, siyasetin içinin boşaltılmasından ya da daraltılmasından kaçıyor.
“Bize ayrılan süre kısıtlı ama söyleyecek çok sözümüz var”
Gençlik Federasyonu Başkanı Mustafa Özbilgehan’ın sözleri, raporun genel ruhunu özetliyor: "Bize ayrılan süre hep kısıtlıdır ama söyleyecek çok sözümüz var"
Gençler, bugünün şartlarında "ailelerimizin desteği olmadan kendi ayaklarımız üzerinde duramayız" diyor.
Hayal kurma haklarını bile ellerinden aldılar çocuklarımızın...
Beyin göçü doğrudan ekonomiyle ilgili değil yine de... Siyasi belirsizlik ve liyakatsizlikle bağlantılı bir sonuç... Zorunlu bir çıkış yolu hatta...
Yurt dışındaki gençlerin adaya geri dönüşü için teşvik mekanizmaları öneriyor Gençlik Kongresi...
Eğitim başlığına bakıyorum, müfredatların mutlaka değişmesi gerektiği vurgulanıyor. Bilim ve teknolojinin eğitimde çok daha fazla yer alması, ezbere dayalı içerikler yerine eğitimin yaratıcı düşünceyi besleyen bir yapıya kavuşması isteniyor.
Yıllardır söyleniyor bu!
İşiten yok.
Sağlıkta e-sağlık sistemi “olsa iyi olur” değil, hasta takibi için şart bir dönüşüm olarak tarif ediliyor. HPV aşısının hem okullarda hem okul dışında ücretsiz olması gerektiği gibi bir duyarlılık var.
İnternetin temel bir hak olduğu oy birliğiyle kabul ediliyor Gençlik Kongresi'nde... En temel hak ve ihtiyaç böylesine pahalı olabilir mi?
İlk kongreden bugüne değişmeyen dert yine aynı...
Kayırmacılık, torpil, liyakatsizlik.
Yeter artık!
Kayırmacılık sadece ahlaki değil, yapısal bir sorun
Raporda kayırmacılık ve yandaşlık, yani liyakat sorunu yalnızca etik bir problem olarak ele alınmıyor; doğrudan hayatın yönünü belirleyen bir eşitsizlik olarak tanımlanıyor.
Eğitimde fırsat eşitsizliği...
Kamuda adil istihdam sorunu...
E-devlet sistemlerinin ehil olmayan kadrolarla yürütülmesi...
Gençlerin “tanıdık” olmadan ayakta kalamaması...
Bu nedenle beyin göçü, “daha iyi maaş” arayışından çok, sürdürülemez bir düzene isyan...
Gençlere göre göç nedeni ekonomik değil, siyasi
Evet, rapordaki en çarpıcı tespitlerden biri göç başlığında.
Gençlerin yurt dışına göç etmesinin en önemli sebebinin ekonomik sorunlar olmadığı, oy çokluğuyla kabul ediliyor. Buna karşılık, göçün temel nedeninin siyasi sorunlar olduğu yine oy çokluğuyla karara bağlanıyor.
Bu, ülkedeki krizin yalnızca gelirle değil; adalet, liyakat ve gelecek duygusuyla ilgili olduğunu gösteren önemli bir veri.
Din eğitimi tercihe dayalı olmalı
Din eğitimi başlığında gençlerin yaklaşımı net ve ölçülü.
Katılımcılar, müfredatta Kıbrıs Türk kültürü ve tarihinin doğru, yeterli ve etkili biçimde yansıtılmadığına oy birliğiyle karar veriyor.
Din derslerinin ise yalnızca tek bir inancı öğretmek yerine, dünya dinleri perspektifiyle, objektif ve kapsayıcı biçimde yeniden düzenlenmesi isteniyor.
18 yaşına kadar zorunlu din eğitimi verilmemesi, din eğitiminin tercihe dayalı olması gerektiği vurgulanıyor.
Bu yaklaşım, din karşıtlığı değil; çoğulculuk ve pedagojik hassasiyet talebi.
Gençler başörtüsü serbestliğine mesafeli
Okullarda başörtüsünün serbestleşmesi konusunda gençlerin tutumu da açık.
Katılımcıların büyük çoğunluğu, başörtüsünün serbestleşmesinin eğitimde dini öğelerin önü alınamayacak biçimde yaygınlaşmasına yol açacağı görüşünde.
Bu karar, gençlerin kamusal alan ile din arasındaki sınır konusunda seküler ve temkinli bir çizgide durduğunu gösteriyor.
Kamu şişkin, sorun iş güvencesi değil liyakat
Raporda kamu yönetimine dair net bir tespit var: Kamuda personel sayısı ihtiyacın üzerinde.
Bir anlamda; kamudaki personel giderleri için yüklendiğimiz maliyetin karşılığında, buna denk bir hizmet ya da üretim yok.
Siyasi partiler bunu söyleyecek cesarete sahip olamıyor maalesef. Ya da bu gerçeğe çözümler üretecek bir reformu hayata geçiremiyor.
Gençlik Kongresi çözümü iş güvencesinin ortadan kaldırılmasında görmüyor elbette... Sorunun kaynağı, liyakatsiz kadrolaşma ve siyasi bağlantılar.
Kumarhane turizmi kültürü gölgeliyor
Turizm başlığında gençlerin tavrı net.
Şans oyunları yani casino turizminin Kıbrıs kültürünü gölgelediği, yerel değerleri ikinci plana ittiği ve ülkenin dış imajını zedelediği belirtiliyor. Kumarhanelerin baskın olduğu bir turizm modelinin, kültürel çeşitliliğin tanıtımına katkı sunmadığı ifade ediliyor.
Bu gerekçelerle yeni kumarhanelerin açılmasının kısıtlanması, 4'üncü Gençlik Kongresi'nde oy birliğiyle kabul ediliyor.
"Hükümet" kumarhanelerin sınırsız açılmasına imkan tanıyan yeni düzenlemeler yaparken...
Sonuç: Farkındalar!
Raporun her satırında bir "irade" vurgusu var. Nüfusun kontrolsüz artışının yarattığı azınlık psikolojisinden, seçimlere yapılan dış müdahalelere kadar gençler her şeyin farkındalar.
Kayırmacılık, torpil, liyakatsizlik...
Gençlik "Yeter artık!" diyor.
Şimdi soru şu: Bu memleketi yönettiğini iddia edenler, bu 200 sayfalık ders notuna çalışacak mı, yoksa yine kulaklarının üzerine mi yatacak?
Rapor lansmanı sonunda şu öneriyi yapmıştı Serdar Denktaş: "Siz gençler geliniz ve bu sistemi - sistemsizliği - yıkınız. Daha yıkıcı olunuz. Çünkü bu sistem içinde değişiklik ya da iyileştirme yapamazsınız."