Gelmişine geçmişine

Cenk Mutluyakalı

Son 10 ayın zirvesini görmüş yine dolar, sterlin, euro.
Bunun tam tercümesi şu a dostlar: Türk Lirası dibi görmüş.
Dipteyiz.
Ekonomik değil sadece sosyal, siyasi, demokratik olarak da öyleyiz.
Savaş günlerinin yıkıcı etkisini anımsatarak “iyisiniz” diyorlar.
Sıtmayı gösteriyorlar!

*  *  *

Türk Lirası’nın dipte olması “pahalılık” anlamına geliyor.
Ekonomide istikrarsızlığı anlatıyor bu durum!
Endişeyi, korkuyu, sefaleti anlatıyor.
Daha da büyüyecek uçurum yoksulla zengin, güvencesizle kadrolu, dar gelirliyle bol maaşlı arasında ve öfke büyüyecek, yaşam kalitemiz eriyecek, alım gücümüz gerileyecek.

*  *  *

Peki ne umudumuz var?

İlahiyat yaftalı kurumların yapacağı okullarda okutacaklar evlatlarımızı ve yan yana dizilmiş minarelerden “akıl, izan” dilenecekler.
Kan döktük, aldık, bizimdir” diye meydan okuduğumuz dünyaya uzaklaşmamızı önerecekler.
Yine soracağız: Bir dolar kaç TL? Bir asgari ücretin sterlin karşılığı ne?
“Sömürgeden sömürge beğen” oyunları arasında ölüme yanaşmış eskiler “İngiliz” diyecekler.

*  *  *

Banka kartları ve kredilerle “borçlu” yaşadığımız yalancı baharların da sonuna yaklaşıyoruz.
İcra dosyaları eninde sonunda üzerimize devrilecek ve altında kalacağız.
Kaçak bahislerin peydahladığı lüks hayatlar, renkli gecelere adanmış rulet masalarından artık bahşişler, spermi dahi korsan tüp bebek merkezleri ve diploma fabrikasına dönüşen ticarethane kılıklı üniversitelerle bir yere kadar idare edeceğiz.
Talanının da bir sonu var elbette!
Peki bu eğreti yapıda nereye varacağız?

*  *  *

Gün gelecek peynir ekmek gibi dağıtılan yurttaşlıklar dahi bir işe yaramayacak; bakıp bakıp tüküreceğiz “gelmişine, geçmişine” bu düzenin…
Elimizle dokunacak kadar yanımızdaki dünyaya, barikatların ardından bakacağız.
“En azından benim dünyalı bir kimliğim var, senin o da yok” diyecek nüfusun bir yarısı, öteki yarısına…

Denizlerde harp gemileri, gökyüzünde akrobasi timleri, asfaltta tanklar yetmeyecek karın tokluğuna…

*  *  *

İnsan en fazla da yalnızlıktan korkar.
Yapayalnızlıktan…
Korktuğu zaman evine koşar.
Hani, evimiz nerede?

*  *  *

Kâh besleme… 
Kâh besmele…