Gel de içme!

Cenk Mutluyakalı


‘Müzakere’ kelimesini Kıbrıs halkı kadar iyi ezberleyen yoktur galiba.
Tek şartla: Güneye karşı!..
- “Allah için ha” derdi rahmetli reis (!)

***

Türkiye ile “müzakere” ol(a)mazdı.
Koşulsuz “he” denirdi.
- “Evet efendim, olur efendim.”
O nedenle şimdi bir kepçe “su”da çırpınıp durduğumuz “müzakere” tuhaf geliyor.

***

En başından süreç iyi yönetilmedi, eyvallah!
Ama sanırım ilk kez bir parti Türkiye karşısında toplumsal hassasiyetler için böylesine cansiperane didişiyor.
“İmzayı atalım da yeter ki para gelsin” demiyor!
En büyük kamu sendikası “maaşların eksik ödenmesi durumunda en sert mücadeleyi yürüteceğiz” diyerek, ‘en’ önemli gailesini ortaya koysa da (!)

***

‘Kuyu’ sularını kurtardık önce!
‘Yağmur’ sularını sonra...
Şimdi “belediyelerin iradesi” var sırada.
“Kurtarıcı”dan ne kurtarıyorsak, kâr kalıyor yanımıza, ilginçliğe baksana!

***

Türkiye ile böylesine müzakere eden bir partinin, kendi içinde bunu başaramaması, örneğin Meclis’te “sağlık komitesi” kuramaması tam bir garabet!..

***

Meclis’teki “hekim vekiller” en son uzlaştığında, şu anki “felaket yasa” çıkmıştı ortaya...
Üstelik bu uzlaşıda sendika da vardı, sivil toplum da...
Hani “korkmuyor” da değilim doğrusu...
Ama ihtiyaç ortada...

***

Başbakan’ın “habersiz olması” mı tuhaf yoksa uzlaşıya rağmen “Sağlık Komitesi”nin kurulamaması mı?
Gülsek mi ağlasak mı halimize?

***

Elbette meseleye “yurttaş hakkı”ndan bakınca şu güvenceyi de arıyor insan.
Siz mevcut yasayı hele bir uygulasanız.
Hele bir “yasa”ya uysanız...
Yani herkes (en azından) mesai saati boyunca hastanede olsa da güvensek ya, “yenisi de uygulanır, kurallara uyulur” diye...
Yurttaşın hizmet hakkından “yütülmeyeceği”ni görebilsek birlikte...

***

İşimiz yaman!..
Bu siyasetle...
Bu sendikal zihniyetle...
Bu toplumsal hallerle yaman...
Yönetilmiyor, yönetilemiyor bu ülke!
Biri ötekine, öteki berikine “çamur” atıyor!.
Diş biliyor herkes birbirine...
Dirayetsizlikler bencilliklere ekleniyor...
İş bilmezlikler samimiyetsizliklere...
Ülkedeki “meyhane” patlaması boşa değil.
Gel de içme (!)