Girne Belediyesi’nin düzenlediği “Girne Arkın Group Fest26” hafta içi Girne’de düzenlenen basın toplantısıyla tanıtıldı.
28 Ağustos - 11 Ekim tarihleri arasında bu yıl 4’üncüsü gerçekleşecek olan Girne Fest 2026 kapsamında Girne Amfi Tiyatro ve Girne Batı Doğa Parkı başta olmak üzere kentin farklı noktalarında birbirinden renkli kültür-sanat etkinlikleri düzenlenecek.
***
28 Ağustos Cuma günü 18. Ozanköy Pekmez Festivali ile başlayacak olan festival Leman Sam konseriyle start verecek ve 11 Ekim’de düzenlenecek Yıldız Tilbe final konseri ile son bulacak.
12 – 27 Eylül tarihleri arasında Ramadan Cemil Meydanı’nda 30’a yakın sanatçının katılımıyla gerçekleşecek olan 4. Müz-Ler Sanat Sempozyumu, 26 Eylül’de bu yıl beşinci kez düzenlenecek olan Cimnastik Şov ve 30 Eylül – 4 Ekim tarihlerinde düzenlenecek.
25. Girne Uluslararası Zeytinlik Zeytin Festivali ise bu yıl Yeni Türkü açılış performansı ile kültür sanat dolu günler sunmaya hazırlanıyor.
Ayrıca bu yıl 10 ve 11 Ekim tarihlerinde festivali bünyesinde ilk kez yer alacak olan ‘Geek Fest’, Girne Arkın Group Fest26’ya farklı bir soluk kazandırmaya hazırlanıyor.
***
Düzenlenen basın toplantısında konuşan Girne Belediye Başkanı Murat Şenkul, sözlerine Girne Arkın Group Fest’in artık bir ritüel haline geldiğini belirterek başladı ve festivale katkı koyan sponsorların da artık festival ile bir bütün haline geldiklerini ve bundan duyduğu mutluluğu dile getirdi, sponsorlara tek tek teşekkür etti.
Girne Arkın Group Fest’in organizasyonunda çok büyük bir emek olduğunu da sözlerine ekleyen Şenkul, festivale emeği geçen ve katkı koyan herkese teşekkür etti.
Festival kapsamında birbirinden değerli sanatçılara yer verildiğini hatırlatan Şenkul, birçok yerel sanatçının da festival bünyesinde yer alacağının altını çizdi.
Sözlerinin sonunda festival kapsamında bir de sürpriz etkinliğin yer alabileceğine dikkat çeken, bunun da kesinleşmesiyle festivale farklı bir soluk kazandırılabileceğinin altını çizdi.
Şenkul konuşmasında Girne Amfi Tiyatro’da halka açık ücretsiz sinema gecelerinin de başlayacağını, bu konuda da çalışmaların sürdüğünü vurguladı. Bu çalışmayı da Girne için önemsiyorum. Çünkü şehirlerin gelişmesi, kültür-sanat etkinliklerinin çeşitliliği ve yaygınlaştırılmasıyla daha kolaylaşır.
***
Basın toplantısında Murat Şenkul’u dinlerken aklıma 25 Ağustos 2024 tarihinde yine bu sayfalarda yazdığım “Festivaller şehre ne katar?” başlıklı yazım geldi.
Bilgisayarımın başına oturunca biraz geriye gittim ve o yazıyı bulup yeniden okudum.
Evet, festivaller şehirlere çok şeyler katar. Ancak o festival kaliteliyse ve güçlüyse.
***
“Festivaller şehre ne katar?” başlıklı yazımı yeniden sizlerle buluşturmak istiyorum.
Ülkemizde festival zamanının içindeyiz. Birçok bölgemizde düzenlenen festivaller, yurttaşların yoğun katılımıyla gerçekleşiyor. Yıllar içinde bir ‘marka değere’ dönüşen Mağusa, Girne ve Lefkoşa Festivali gibi festivallerimiz de var. Peki nereden doğdu kentlerin festivalleri? Nasıl olmalı?
***
İstanbul Kültür Sanat Vakfı Genel Müdürü ve Avrupa Kültür Vakfı Başkanı Görgün Taner, şenlik ve festival kelimesinin kökenini şu satırlarla anlatıyor:
“Bir kentin dokusunun oluşumuna katkıda bulunan, o kentin sadece içinde bulunduğu ülkenin değil, aynı zamanda tüm dünyanın zaman ötesi bir parçası olmasını sağlayan en önemli öğelerden birini o kentin festivallerinin oluşturduğunu söylemek mümkün. ‘Şenlik’ kelimesine benzer şekilde, ‘festival’ kelimesinin kökeni de nece, mutluluk, coşku anlamlarını içeriyor. Geçmişte bir yandan insanların neşeli vakit geçirmesini sağlarken, esas olarak dini ya da etnik-kültürel kutlamalara araç olan festivaller, bugün çok daha geniş kapsamda, çok daha farklı amaçlara hizmet edecek şekilde düzenleniyor. Yüzyıllar içinde devam ettiği gelişim ve dönüşüm sürecini hâlâ sürdürüyor olsa da günümüzün kültür-sanat odaklı festivallerinin, eski kuşakların gençlere öyküler anlattığı, böylece bir sonraki yıla yeni değerler aktarılmasını sağlayarak aslında kültürün oluşumuna katkıda bulunmuş ilkel örneklerinin coşkulu ve heyecanlı ruhundan çok uzak olmadığını görüyoruz.”
***
Peki festivaller şehre ne katıyor?
Festivalleri ile dünya kültür ve sanat haritasında yer bulan şehirlerin festivallerinin amaçlarından biri, düzenlendikleri coğrafyayı kütür sanat haritası üzerinde konumlandırmaktır. Festivaller, düzenlendikleri şehirlere neşe, renk ve hayat katar, kültür turizminin canlanmasını sağlar.
Örneğin Cannes Film Festivali, Fransız Rivierası'nın şehirlerinden biri olan ve eşsiz doğal güzellikleriyle göz kamaştırıcı Cannes’a bambaşka bir önem yüklemiştir.
***
Taner, festivallerin kentlere neler kattığı ile ilgili şunları da vurgular: “Yapılan festivaller, kültürel bir alışveriş olmanın ötesinde, tüm dünyada kültürel pazara da büyük bir canlılık katıyor. Festivallerin kültür-sanat hayatında yarattığı hareketlenme, festivallerde sunulan yapıtların uluslararası pazarda ilgi çekmesini de kolaylaştırıyor.
Festivallerin bir başka katkısı da yurtdışından önemli sanatçıları kendi coğrafyalarına taşıyarak hem kentlerindeki sanatseverleri taşıyarak hem de kentin sanat hayatına kazandırdığı canlılıkla sanat üretimini destekliyor olmaları. Uluslararası İstanbul Müzik Festivali, dünyaca ünlü virtüözleri İstanbul’daki sahnelere taşıyarak dünyada İstanbul’un kültür-sanat kenti imajını güçlendirirken, yerli ve yabancı sanatçıların birlikte konser vermelerinin sağlanmasıyla festival aynı zamanda hem izleyiciler hem de sanatçılar için bir eğitim süreci olma özelliği taşıyor. Festivaller bu açıdan, sadece izleyicileri değil, aynı zamanda sanatçıları da zenginleştiren etkinlikler olarak kentin sanatsal üretimine katkıda bulunuyor. Yurtdışından gelen önemli sanatçılarla birlikte çalışma fırsatı yakalayan sanatçılar, bu yolla yurtdışında da görünürlük ve ses kazanıyor.”
***
Biz de festivallerin öneminin bilinciyle, kendi ülkemizde kaliteyi gözeterek, uluslararası festivalleri yaygınlaştırmalı ve bütün bir yıla yaymalıyız. Önümüzdeki süreçte, Kıbrıs’ın kültürel mirasını ve sanatsal birikimini vurgularken, güncel sanat üretim biçimlerini destekleyen yeni festivaller düzenlemeliyiz. Bu açıdan önümüzdeki dönemde hem geleneksel sanatları günümüze taşımak hem de bugünün sanatsal pratiklerini görünür kılmak; bir yandan kültür sanat birikimimizin değerini, bir yandan da Kıbrıs’ta güncel olarak üretilen sanatın geldiği noktayı hem yurtiçi hem de yurtdışında tanıtmayı hedeflemek büyük önem taşıyor.
Unutmayalım ki, günümüz festivalleri, geçici bir eğlence ve şenlik duygusu yaratmaktan çok, gerçekleştikleri kentlerdeki potansiyel izleyicilerinin kültürel birikimlerini artırmak sorumluluğunu üstleniyor.