EYVAH, ‘ÖZEL SORUŞTURMA MEMURU’ GELİYOR!

Sami Özuslu

Seçim atmosferinde siyasilerin bir kısmı ‘hesap sormak’tan söz ediyor. Çünkü ‘sorulması gereken’ çok hesap var.
Yolsuzluk iddiaları havada uçuşuyor.
Suiistimal, yani görevi kötüye kullanma iddiaları da öyle…
Kaynağı açıklanamayan paralar, mal varlıkları var ve Sağır Sultan dahi bunları duydu.
Lakin ‘hesap sormak’ için ‘mekanizma’ bir türlü harekete geçmiyor. Ya da geçemiyor.
Mekanizmalardan biri harekete geçse bile süreç o kadar yavaş ilerliyor ki, atı alan Üsküdar’ı aşıp Viyana’ya varıyor da hala sonuç alınamıyor.
Ercan’la ilgili konu mesela…
Ortada bazı bakanların da adının karıştığı, karşılıklı ‘rüşvet’ açıklamaları var. Mecliste de, poliste de girişim yapıldı, fakat aylardır ne olduğunu, ne yapıldığını bilen yok.
Biraz geriye gidince, mecliste ‘işte rüşvet aldığım paralar’ diye elindeki dolarları sallayan vekile hiçbir şey olmadığını, hatta şimdiki seçimde de aday olabildiğini görüyoruz.
Hal böyle olunca ve ülkenin Başbakanı’nın banka hesaplarında zuhur eden milyon dolarların kaynağıyla ilgili de bir şey yapılmayınca, haliyle vatandaştaki ‘yapanın yanına kar kalır’ algısı güçleniyor.
Nasıl güçlenmesin ki?

*  *  *

CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman dün bir grup gazeteci ve köşe yazarıyla buluştuğu kahvaltılı toplantıda bazılarının ‘eyvah’ diyeceği bir başka mekanizmadan söz etti.
155 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü diğer mekanizmalar bir yana, Bakanlar Kurulu’na, ‘Özel Soruşturma Memuru’ atama yetkisi veriyor.
İlgili yasanın 4’üncü maddesinin 2’nci fıkrası şöyle diyor: “Bakanlar Kurulu, ehil ve uygun gördüğü herhangi bir kişiye,  ismen veya makam olarak,  işlenen herhangi bir suç ile ilgili olarak soruşturma yapmak için yetki verebilir.”
Aslında bu yöntemi eski Başbakan Özkan Yorgancıoğlu da bir olayla ilgili kullanmıştı.
Erhürman bu mekanizmayı yolsuzluk, usulsüzlük, suiistimal iddialarıyla ilgili erken sonuç almak için de kullanacağını söylüyor.
CTP lideri, siyasetçilerin dillendirdiği ‘hesap sorma’ konusunu ‘soyut’ olmaktan çıkarıp, ‘somut’a indirgeyecek bir yöntem üzerinde duruyor. Hukukçu olmanın da avantajıyla, seçim sonrasında ‘hesabın nasıl sorulacağı’nı detaylarıyla anlatıyor.
Öyle uzun uzadıysa süreçler yerine, çok daha hızlı ve sonuç alıcı bir mekanizma öneriyor.
Tam da bu lazım zaten!..
Bu toplum diğer sorunların, sıkıntıların yanında şeffaf olmayan, adil davranmayan devlet yapılanmasından ve idaresinden bıktı çünkü…
Kimilerinin uykusu kaçmalı artık!